Giriş
(5)

Monitor seçimi

spackinq
90 derece dönebilen max 2000/3000 TL arası önereceğiniz monitor var mı? Ya da su an indirimde, indirmee sürekli giren(amazon.com) takip ettiğiz monitorlerde olabilir. Yeter ki iyi ve dolardan çok etkilenmememis olsun. Link paylaşırsaniz çok sevinirim. Teşekkürler.İnç vs. Çok önemli değil, yeterince
90 derece dönebilen max 2000/3000 TL arası önereceğiniz monitor var mı?
Ya da su an indirimde, indirmee sürekli giren(amazon.com) takip ettiğiz monitorlerde olabilir. Yeter ki iyi ve dolardan çok etkilenmememis olsun.
Link paylaşırsaniz çok sevinirim. Teşekkürler.

İnç vs. Çok önemli değil, yeterince büyük olması yeterli.
0
spackinq
(17.12.21)
www.hepsiburada.com

ohaa çok iyi. Kasım'da büyük indirimle 1830'a almıştım, şimdi kur artışına rağmen 2000 lira.
0
gabe h coud
(17.12.21)
@gabe maalesef hepsiburada.com'da 500 TL bile olsa almam. Umarım hp yöneticileri görür bu yazımı.
0
🌸spackinq
(17.12.21)
sebebi nedir, bunu almadığında onlardan bir şey eksilmeyecek, pragmatik bakmak lazım. daha uygununu bulursan yapıştır ama iyi fırsatsa hislerine yenilme.
0
gabe h coud
(17.12.21)
hepsiburada.com bana bozuk Harici Hdd gönderdi. 2 Ay boyunca(dile kolay) iade etmekle uğraştım geri almadılar. Servise göndermem gerekiyormuş...(sıfır ürünü)
2 ayın sonunda baş edemeyince ve müşteri hizmetlerinden sonuçsuz aynı yanıtları alınca servise gönderdim, servis ürünü iade edebilirsiniz dedi. Bu rezilliği 2 sene önce yaşadım. Pragmatiklik bir durum yok, alışveriş sonrası hizmet 2 kuruşluk indirimden daha önemlidir.

Dedim ya çöp dahi almam oradan.
0
🌸spackinq
(17.12.21)
burayı hepsiburada'dan biri takip mi ediyor acaba?

indirimi kaldırmışlar :)

bak tekrar girdim. şimdi de indirim koymuşlar ama 2400 olmuş.

10 dk önce sipariş verseydin 400 tl kar. ülke toptan komedi filmi.

şimdi yine tüm indirimi kaldırmışlar. bakalım kaç olacak indirimle.
0
gabe h coud
(17.12.21)
(5)

avrupa'ya taşınırken min ne kadar hazırda para tutmak gerekir?

baldan kaymak
örn 10 bin eur yeter mi? ortalama bi avrupa ülkesi için düşünebilirsiniz.Tahminen 1 yıla gitmeyi düşünüyorum. Şu kadar paranız yoksa kalkışmayın tutarını soruyorum. Teşekkürler
örn 10 bin eur yeter mi? ortalama bi avrupa ülkesi için düşünebilirsiniz.

Tahminen 1 yıla gitmeyi düşünüyorum. Şu kadar paranız yoksa kalkışmayın tutarını soruyorum. Teşekkürler
0
baldan kaymak
(17.12.21)
vasıflı mı gidiyorsunuz? gittiğinizde iş hazır olacak mı yoksa "kervan yolda düzülür bir kapağı atalım da" mantığıyla mı soruyorsunuz? bunlara göre değişir miktar bence.
0
marlonbranda
(17.12.21)
arkadaş 10 bin eur ile gitti, işi ters gitti, hepsini harcayıp geri döndü.

minimumu yok bu işin. çok fazla değişken var.
0
gabe h coud
(17.12.21)
Ulkesine ve yasam standartlariniza gore cokca degismek uzere, baska hic bir gelir olmadan, 10 kisiyle ayni odada ranza, her gun bir baget, 10 gr peynir durumunda 300-400, 3-4 kisi paylasimli ev, lidldan etikete bakarak alisveris durumunda aylik 700-800, tek basima kalayim durumunda minimum 1000-1200€ sabit gider olur. Disarida yedin ictigin ve beklenmedik harcamalar haric tabi her durumda. Acil bi yere gitmen gerekir taksiye binersin 30€ yazar, oturma izni almaya gidersin su belgeyi al der, 150€luk sigorta yaptir, 50€ belgedir, buna 20€ harc pulu yapistir der vs... Buna gore hesaplayabilirsin.
0
mirafiori
(17.12.21)
Ülkeye, iş durumuna vs göre değişir.

bir iş bulursan ilk birkaç aylık masraflarını idare edebilirsin.

ülkeye göre 2-3 ay, belki 4-5 ay idare edebilir.
Ama iş güç ayarlamadan böyle bir maceraya atılmak risk. İyi düşünerek alın o riski.
0
anten
(17.12.21)
3.5 ile gittim ama normalde esimin ailesinin evinde kalacaktik zaten. Daha yola cikmadan is buldum, vardiktan 3 gun sonra görüşme, 10 gun sonra işe başladım.

Sonra o isi sevmedim tekrar geri döndüm. 4 ay sonra buldum.

10 bin euro eger cok pahalı bir şehirde olmazsaniz ve cvsi saglam biriyseniz yeter. Bu ne kadar hızlı is bulacak bir cv ve is grubunda olmaniza bağlı.
0
logisticsmanager
(18.12.21)
(5)

amerikan şirketiyle mülakat

semaforo de medianoche
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zor
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zorunda olduğu için orada patlıyorum. kendim bazı sorular çıkarıp onlara hazırlanıcam ama onun dışında mülakata hazırlanmak için ne önerirsiniz? bir de benzer tecrübeler yaşadıysanız siz de kesin sorar dediğiniz sorular var mı?

şirket küçük bir start-up, linkedinde 15 çalışanı gözüküyor ama fena kazanmıyor galiba. 6 milyon dolar civarı yatırım almış. bir hizmet sunuyolar ve bu hizmetin bir de internet sitesi uygulaması var benim görüştüğüm pozisyon da çoğunlukla analiz biraz yazılım karışık bi şey sanırım. ikcı değil direkt ceoyla görüşeceğim için o klasik sorular şekil de değiştirebilir biraz.

edit: mülakat online evet, şirket amerika'da zaten pozisyonda da remote çalışıcam o yüzden.
0
semaforo de medianoche
(17.12.21)
hocam hızlıca cambly gibi bir yere kaydol, konuşmalar yap biraz esnemeni sağlar. Senden muhteşem aksanlı konuşmanı beklemiyorlar, sadece anlattıklarını anlasan sorulara doğru cevap versen yeterli.
0
lcha
(17.12.21)
Türk şirketiyle online İngilizce mülakat yapmıştım. Başlangıç genelde kendini tanıtır mısın, kendinden bahseder misin şeklinde olduğu için bu kısımları kafanızda tekrar edebilirsiniz. Muhabbet bir noktadan sonra doğal şekilde gelişiyor. Biz koronavirüs, futbol muhabbeti yapmıştık ki işin bunlarla hiç alakası yok (mühendislik). Konu dışı konuşmalara da hazırlıklı olun. Çünkü bir Ceo dünyada ne olup bittiğini de konuşmak isteyebilir. Bence sesi biraz açabilirsiniz iyi duymak için. Kelimeleri, cümleleri kaçırmamak için. Önünüze bir kâğıt koyup söylediği şeylerden birkaç anahtar kelime not alabilirsiniz. Çünkü adam durmadan 5 dakika da konuşabilir. Sonra en son "ne demişti" durumu olmasın. Bence pozisyonu da iyi araştırın.

Online olup olmadığını yazmadığınız için online olduğunu kabul ederek cevapladım.
0
dissendium
(17.12.21)
az önce iş görüşmesinin aşaması olarak speaking görüşmesi yaptım.

son dakikada kurtarıcı bekleme, olan oldu artık ama en azından bir gayret kalıpları tekrar et ayna karşısında. konuşurken, başlangıcı yaparken, cümleleri bir biriyle bağlarken neler söylemeliyim diye. arada esas cümleleri de mümkün olduğunca basit tut, gramer kasacağım diye duraksama.

çok doğal durmasına bakma şu aşamadan sonra, hatalıydı diyemesinler, yeterli.
0
gabe h coud
(17.12.21)
up. özellikle şu sorular mutlaka gelir şeklinde yanıtlar çok işime yarayabilir
0
🌸semaforo de medianoche
(18.12.21)
www.youtube.com bu videoda gayet makul bir sekilde anlatmis sorular ve nasil cevap verecegini.

yavas ve tane tane konus ve kesinlikle prova yap yukarida yazildigi gibi. bir seyi anlamazsan tekrar eder misiniz diye sor. gerekirse 10-15 saniye isteyip dusun konusmaya baslamadan once. yavas konusmak ve basit cevaplar vermek, soruya alakasiz seyler soylemekten veya kalip kullanicam/aksan yapicam diye bir ton hata yapmaktan %100 daha iyidir.

kesin gelecek soru: bu pozisyona neden uygun oldugunu anlat. alakali tecrubelerin neler. bunu sular seller gib izah edemeyen eleman gecemez.
0
hot potato
(18.12.21)
(18)

Odaklanıp da işinize gücünüze bakabiliyor musunuz?

floydian
artık geçinemez hale geldim açıkçası. çok defa markete girip bir sürü şeyi almaya niyet edip elim boş çıktım dur birkaç yere daha bakayım daha ucuza diye. bu çok sık olmaya başladı son zamanlarda. özetle geçinemez hale geldim. bu konu kafamı çok meşgul ettiği için de işime hiç odaklanamıyorum, bildi
artık geçinemez hale geldim açıkçası. çok defa markete girip bir sürü şeyi almaya niyet edip elim boş çıktım dur birkaç yere daha bakayım daha ucuza diye. bu çok sık olmaya başladı son zamanlarda. özetle geçinemez hale geldim.

bu konu kafamı çok meşgul ettiği için de işime hiç odaklanamıyorum, bildiğin boş boş ekrana bakıyorum. acil şeyler dışında hiçbir şey yapamıyorum odaklanıp da. sizde durumlar nasıl bir ben mi böyleyim ya?

gerçi mail trafiğinde de bir azalma fark ettim şirket içi ama tesadüf mü bilemem.
0
floydian
(17.12.21)
Hayır odaklanamıyorum bir iki günlük bir işi bir haftadır yapamadım.

Ekipteki diğer arkadaşlar vs. de aynı durumda hatta eş, dosttan aldığım haberlere göre onların şirketinde de benzer durumlar var. Abi her gün %5 değer kaybederken paramız nasıl odaklanalım zaten, gamsızın tekiyimdir ben ama yok yani ikide bir grafiğe bakmadan edemiyorum.
0
chicha_v2
(17.12.21)
Ben de hiç odaklanamıyorum, işyerimde herkes de benzer durumda. Boş kalınan her an bu konular konuşuluyor.
0
ats
(17.12.21)
gözüm sürekli kur ve alt coinlerde. yurtdışına nasıl daha çok iş yapabilirim diye kendimi parçalıyorum. odaklanma falan kalmadı.
0
scudman1
(17.12.21)
Ne günlük hayattaki işime gücüme bakabiliyorum ne de iş hayatimdaki. Bu konu beni bayağı etkiledi ki genelde pozitif yaklaşmaya çalışan biriyimdir. Kendimi geçtim etrafımdaki insanlar için etkileniyorum daha çok. Benim çıkış yollarım hala mevcut.
0
fraise
(17.12.21)
Son 1 aydır doğru düzgün hiçbir şey yapamadım.
Sürekli sayfa yeniliyorum. Yurt dışındayım ve üstelik neredeyse tek kuruş TL mevduatım yok, tüm mevduatım dolarda. Buna rağmen çok endişeliyim ve hem kendi adıma hem de ülkem adına üzgünüm.
0
işimdeyim gücümdeyim
(17.12.21)
Ben de bunu soracaktım size. Kaç haftadır iş açıp ekrana boş boş bakıp kapatıyorum ben de. Güzelim ülke batıyor gözümüzün önünde. Biraz önce kalan son TL birikimimle USD'ye geçmek zorunda kaldım. Bu kış çok çetin geçecek herkes için.
0
kukuleta
(17.12.21)
kendi adıma konuşursam, çalışabiliyorum.
odaklanma sorunum da yok.

geçinemez hâle gelmeyi çok iyi anlıyorum elbette, buna söylenecek bir şey yok.

ama dış dünyadan ve genel ortamdan fazla etkileniyorsanız gündemi takip etme sürenizi kısıtlayın.
arkadaşlarınızla, eşinizle, dostunuzla "n'olacak böyle?" diye sonucu ve anlamı olmayan boş yakınma sohbetleri etmeyin, edilen ortamı terk edin.

meditasyona, manevi gücünüzü arttıracak disiplinlere yönelin.
meditasyon olmaz, yoga olur, yoga olmaz, spor olur, nefes egzersizi olur.
çetin çetintaş'ın elementler serisine başlayın, wim hof'un nefes egzersizlerini yapın, inancınız varsa namaz kılın.
hangisi hitap ediyorsa, hayatınıza bir şekilde birini de olsa entegre edin.

iç dünyanızı güçlendirin, biraz kendinize yönelin, merkezinizde kalın.
bu bir süreç, hepimiz için zor ama bu süreçte psikolojinizi korumak için bunları yapmak önemli.
şimdi okuyunca belki önemsiz geliyor ama her gün yarım saat düzenli yaptığınız bir çalışma bile çok etkili olur.
0
blatta hiberna
(17.12.21)
@blatta, aslında ben gündemi çok takip etmem normalde. max gündem takibim ekşi sol frame'deki gündem kısmı. beni gündemi takibe iten geçinememek. zaten markete gidip gelince bile moralim çöküyor. birileriyle konuşmak, yalnız olmadığımı görmek iyi hissettiriyor.
0
🌸floydian
(17.12.21)
zaten yalnız değilsiniz, 85 milyon insan aynı şeyi yaşıyor sizinle.
parası olan koruma derdinde, olmayan geçinme derdinde.
ama bir şekilde herkesin derdi var.

bunu sürekli konuşmak ve sürekli takip etmek sadece endişeyi, anksiyeteyi, stresi arttırır.
o an deşarj olduğunuzu zannetseniz de, uzun vadede zararı var.
0
blatta hiberna
(17.12.21)
Hayır asla odaklanamıyorum.

Bugun Avrupa tarafıyla boş beleş bi toplantı vardı orada bile ya sizin orada neler oluyor haberler çok kötü gözüküyor diye sordular. Çalışırken de unutamıyorum gündemi.
0
jazzabel
(17.12.21)
benim şirket personel giderini satışına bölüyor, ona göre maaş zammı yapıyor. geçen aylarda zam aldık, satışlar eur endeksli olduğu için zam alırız yine ama borsada param vardı, onun günden güne erimesi çok koydu.

asgari ücret 2800 iken 3-4 bin lira alanlar vardı, onların durumuna çok üzüldüm. alt gelir grubu çok kötü etkilenecek, telefon, bilgisayar almak hayal olacak. inanılır gibi değil. ilk maaşımla iphone alabiliyordum. şimdi yeni mezuna 17 bin lira verilmesi lazım aynı alım gücüne ulaşmak için.

gündemi shotlara bölüyorum. günde 3-4 kere bakıyorum, kısa bir sindirme süreci oluyor, sonra işime gücüme dönüyorum. değiştiremeyeceğim şeylerden etkilenmemeyi uzun zamandır yapabiliyorum.
0
gabe h coud
(17.12.21)
ben genelde sakinliğiyle bilinen bir insanım, belki birkaç yıldır da bir şeylere sesimi yükselttiğim olmamıştır. bu aralar herkese her şeye kızarken buluyorum kendimi. ekşi'de gündem başlıklarından yorumlar okuyorum son olaylarla ilgili; insanların sığlığına, empati yoksunluğuna, bazılarının da salaklıklarına kızıyorum. yurtdışıyla toplantıya giriyorum, nezaketen diyorlar ki ülkeniz ne güzel, istanbul'a geldik/ gelemedik ama gelmeyi planlıyoruz, eskiden olsa biraz konuşurdum bu konuda, ağzımı açasım gelmediği gibi aklımdan ilk geçen "gel tabii ucuz ucuz" gibi bir cümle oluyor, kendime bile şaşırıyorum. kendimi geçtim, kime neye üzüleceğimi de bilemiyorum, kedisine mama alamadığını söyleyen arkadaşıma mı, aynı işe verilen yurtdışına göre 5'te 1 ücrete mi, "ped almaktan vazgeçtim çünkü 33 liraydı çok geldi" yazan kadına mı? en çok da kendine sanal bir düzlem yaratıp mutlu görünmeyi bir şekilde başaran, kendini bir şekilde kurtaran tuzukuru duyarsızlara kızıyorum. gençliğimizin 20 yılı böyle geçti yazmış biri ekşi'ye, hiç farketmemişim bile.. geçen tüm hayatımız aslında, farketmiyoruz.
0
dreamnesiac
(17.12.21)
çok sinir bozucu. takip etsen olmuyor, etmesen olmuyor.
güç geçtikte fakirleşiyorsun. ocak 2021'de 7 civarı olan dolar kuru 17 lira olmuş. maaşlar kuşa dönmüş. zam alsan bile bunu telafi edecek bir zam olmayacak. iğrenç bir durum.
0
tabudeviren
(17.12.21)
Aylardır iş yok. Olsa bile o kadar az bi para getiriyor ki.
Umarım daha kötü olmaz
0
photo85
(19.12.21)
Nasil gidiyor? Yeni yil yeni umutlar dedim mutluydum pespese gelen zamlar moral birakmadi.

Yuzde 50 zam bile beni 2021 ocaktaki alim gucume yaklastirmyacak. Sirket zaten maas zammini da aciklamiyor yatinca ogreniyoruz :)

Is basvurulari yaptim da aralik durgun gecti ocak subat gibi hizlanir mi sizce alimlar ve butceler artar mi?

Var mi sizde guzel bir gelisme?
0
🌸floydian
(03.01.22)
Akşamları loş ışıkta oturuyoruz artık, öyle söyliim, hem gözü yormuyor :)
Meditasyonda falan da iyi böyle. En olmadı eskiden kalma mumlarım vardı, onları yakıcam.

Ekşi'deki zam başlığı pörtlemiş gene, "yüzde 70 düzeltme artı yüzde 40 enflasyon & yurtdışı menşeili yazılım firması" falan görünce direkt kapatıp çıktım.

Ben 10 yıl önceye göre açık ara daha az kazanıyorum öyle bakarsak reel olarak.
İşe ilk başladığım zamandan az mı fazla mı onu kıyaslıyorum.

Bütçeler biraz artabilir, bana da aynı pozisyonda olan 2 kişiden işe yeni başlayan avantajlı olur gibi geliyor enflasyon altında zamlarla.

Güzel gelişme? Haftasonu evi temizledim, çamaşır yıkadım, bu sabah da erken uyandım. Oldu mu? :)
0
dreamnesiac
(03.01.22)
bu hafta bir yerden teklif bekliyorum ama bir kaç ay önce görüşme başlarken konuştuğumuz ücret kuş oldu :) o ücreti benim şirkete söyleyip zam alırken koz olarak kullanacaktım :) benim şirket şimdi yapacağı zamla zaten aynı yere gelecek. diğer şirketin teklifinin bir anlamı kalmadı. büyük ihtimal ona göre ilk teklifin zamlı halini yaparlar diye düşünüyorum.

arkadaşlar yazıyor, ayda kaç kw kullanıyorsun falan, baktım 160 kw kullanıyormuşum. benim geçim derdim yok, harcayamayacağım kadar para kazanıyorum ama yine de böyle şeylerde bir tribe giriyorum, gidip dimli ışığı kısıyorum :P bari ev taksitine falan gireyim, aylık harcanabilir gelirimi (disposable income) azaltırsam böyle durumlarda daha iyi havaya girerim, banyoya girmeden önce suyu kovaya doldururum, balkonu yıkarım onunla.
0
gabe h coud
(03.01.22)
ben de tam işime gücüme odaklanıp çekmecede biriktirdiğim migros poşetlerinin altı delik olanlarını sağlamlardan ayıracağım (deliklileri çöp poşeti yapınca damlatıyor) ama bazı arkadaşların harcayamayacağı kadar maaş kazandığı gerçeği yüzünden onlara üzülmekten işime odaklanamıyorum :(
0
himmet dayi
(03.01.22)
(10)

Aşk olmadan sevgililik

magni
Biriyle düzenli sevgililik ilişkisi yürütmek için kafaca iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar yeterli midir, yoksa aşık olmadan olmaz mı?Yorumlarda tercihen cinsiyet de belirtebilirseniz çok daha iyi olur.
Biriyle düzenli sevgililik ilişkisi yürütmek için kafaca iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar yeterli midir, yoksa aşık olmadan olmaz mı?

Yorumlarda tercihen cinsiyet de belirtebilirseniz çok daha iyi olur.
0
magni
(15.12.21)
güzel soru. yaş 37, e. bir daha aşık olacağımı düşünmüyorum. aramıyorum da. yani yeterli diyorum.

i.pinimg.com
0
gabe h coud
(15.12.21)
Bi yaştan sonra aşk istesen de olmuyor zaten. 36e
0
antihero
(15.12.21)
Gözardı ettiğiniz nokta, aşk subjektif bir tanımlama. Böyle söyleyince klişe oluyor ama mesela siz "yoksa aşık olmadan olmaz mı?" yazana kadar ben zaten aşktan bahsettiğinizi düşünüyordum.

Şaka bir tarafa, aşk cidden subjektif bir tanımlama. Hayattan ne beklediğiniz önemli, eğer bu saydıklarınızı yetersiz görüyorsanız sizin aşk dediğiniz şeye ben tahammül edemezdim muhtemelen.

Aşık olmadan bir ilişkiye başlayamam, bu aşk da daha ziyade sizin saydığınız uyum ve cinsel çekimin bir arada olması gibi şeyleri içeriyor.

29e
0
akhenaten
(15.12.21)
" iyi anlaşmanız, uyumlu olmanız, cinsel çekim hissedebilmeniz gibi durumlar "

zaten bunları arıyor insanlar

kafana sürekli takılacak bir kusur bulmamak önemli bana göre
0
bir soru sorcam
(15.12.21)
Aşka bakış herkes için aynı değil. Hoşlantı, beraber olunca iyi hissetme, o sevgiyi ve aidiyeti hissetmek mesela benim için aşk denen sağlıksız bağlanma halinden daha önemli.

Cinsel, mantıksal ve etkinliksel uyum her zaman yetmez, eğer sorduğun buysa. Bir insana hayat arkadaşı olarak "katlanmak" için bundan fazlası lazım.
0
Bruce
(15.12.21)
Benim için aşk zaten cinsel çekim, beraber mutlu olma, yanındayken güvende hissetme, iyi anlaşma, ortada buluşma vs.

Ve bunlar ilişki için yeterli.
0
zimbirik
(15.12.21)
yeterlidir. sevgili olmak için aşık olmaya gerek yok. saydıklarınız başlı başına aşık olmak demek değil bence. aşkın içinde bunlar da olabilir tabii ama aşık olmadan da bunlar olabilir. ki genelde öyle olur sanırım. aşk meşk çok nadir olaylar, şans işi. milyonda bir oluyordur. 28 k
0
erenderk
(15.12.21)
sesini duyunca gülümseyeceksiniz, konuşmak rahatlatacak, cinsel çekim yüksek olacak.
"yeterli mi?" diye sorduğunuz şeyleri bu saydıklarım karşılıyor zaten.

önemli olan bunlar.
gerisi yükselerk ve artarak gelirse aşık da olursunuz.
gelmezse de gayet güzel sever, mis gibi ilişki yaşarsınız.

bir yaştan sonra aşkın olmadığı fikrine asla katılmıyorum bu arada.
aksine, ileriki yaşlarda yaşadığınız aşkta gençlikteki gibi kör ve aptal aşık olmazsınız, çok daha nitelikli ve gerçek bir aşk yaşarsınız.

36 k.
0
blatta hiberna
(15.12.21)
Bir sure sonra ask falan filan kalmiyor zaten, normal bir sekilde sevgili olmaya devam ediyorsun. ozellikle cinsel cekim varsa gerisini kurcalamaya hic gerek yok.
0
hot potato
(15.12.21)
Biriyle sadece iyi anlaşmak, cinsel çekim hissetmek ile aşık olmak başka seviyeler bence.

Cinsel çekim hissedip iyi anlaştığın biriyle tamamen seks odaklı bir şey de yaşayabiliyorsun neticede... "Aşık olmak" başka bir şey.
0
norules
(16.12.21)
(11)

Sürekli aldığınız şeylerde kötüye doğru bir tat değişimi hissediyor musunuz

ananiyimioguz
Yediğim bisküvi, çikolata, tatlı falan hep zamlandı malumunuz hadi ona alıştık da.. Hatta gramajları bile küçüldü ona da alıştık.Yahu yapacağınızı yaptınız zaten daha içeriğiyle falan da mı oynuyorsunuz da tadı değişiyor?En basitinden bim kazandibisini ben çok severdim, geçenlerde bir alıp yiyeyim d
Yediğim bisküvi, çikolata, tatlı falan hep zamlandı malumunuz hadi ona alıştık da.. Hatta gramajları bile küçüldü ona da alıştık.

Yahu yapacağınızı yaptınız zaten daha içeriğiyle falan da mı oynuyorsunuz da tadı değişiyor?

En basitinden bim kazandibisini ben çok severdim, geçenlerde bir alıp yiyeyim dedim. Bom boş bir tat. Saman yesem daha çok zevk alırdım.

Yoksa benim ağzımın tadı mı bozulmuş?
0
ananiyimioguz
(14.12.21)
Evet özellikle tatlılarda şekeri kısmalar, poğaça gibi ürünlerde yağı fazlasıyla kısmala, ifade edemiyorum acaip bir tatsızlık var dediğiniz gibi. Yağ ve şekerde muazzam kısıntılar var onu fark ettim ama.
0
muhayyer divan
(14.12.21)
"Yahu yapacağınızı yaptınız zaten daha içeriğiyle falan da mı oynuyorsunuz da tadı değişiyor?"
çünkü durum bildiğimizden/gördüğümüzden/tahmin ettiğimizden daha vahim :D

o bisküvinin bir maliyeti var ama satılması da lazım. bu yüzden fiyatı sabit tutup hem gramaj küçültüyorlar hem de kaliteyi düşürüyorlar.
0
MtKrt
(14.12.21)
.imden gıda ürünü alıp tüketeni Tanrı korusun.Şu dönemde sağlığınız için mecbur kalmadıkça dışarıdan bişey alıp yemeyin. Aldığınız en basit poğaçalarda bile en kalitesiz yağ un ve yumurtalar kullanılıyor. Dışarıdan yediği poğaça yüzünden gastrit olan tanıdığım var.
0
digits
(14.12.21)
Eskisinden daha fazla sekerli geliyor bana tatli olan seyler. Yukaridaki arkasasin dedigi gibi biskuvi kek değil direkt avucla kup seker yiyor gibi tat alıyorum. Yani duz şeker tadi geliyor hicbir aroma yok. Eskiden kekin bisküvinin falan kendine has tadi vardi, simdi serbet yiyorum.
Diger malzemeleri kisip iyice seker bastilar heralde ne bileyim.
0
stavro
(14.12.21)
Geçen canım çok muz istiyordu muz aldım, yedim. Sanki hiçlik yedim, tat sıfır.
0
marla is in my head
(14.12.21)
Evet, gofret aldım saman gibi bir şey.
0
gabe h coud
(14.12.21)
Bunu zaten 4-5 sene once daha zamlar gelmeden yapmislardi.
Glikoz surubu muhabbetleri iste.

Once tatlar bozuldu sonra gramajla oynamaya basladilar.
0
divit
(15.12.21)
evet 90'ların tadı yok klişesi gibi gözükmesin, gerçekten tadı yok, özellikle abur cuburların. çocukluğumuzdaki atıştırmalıklar günümüzde olsa obez falan olurduk herhalde. cheat meal için market raflarında olabilecek en uçuk kaçık şeyi arıyorum, dönüp dolaşıp elimde bir vişneli hoşbeş'le çıkıyorum. hoşbeş'te garip şekilde başarılı bir formül var. vişnenin, limonun, fındığın bizzat kendisinden daha çok tad alıyorsun. tabii bu da olayı aynı yere çıkarıyor. hoşbeş müthiş değil, gdo'lu gıdalar vasat. yaa ben ki beyaz çikolata için normalde yatıya giderim, en son hangi yıl yedim hatırlamıyorum bile. bütün markaları denedim o eski lezzet yok işte. bi ara covid olunca tad-koku gitti. o hafta hayatımda çok da bir şey kaçırmadığımı farkettim, tad geri gelince de hiç heyecan yapmadım :D
0
onemoremile
(15.12.21)
Gıdalardaki harici olarak eklenen imyasal tatlar iyice belli etmeye başladı.
0
Erva
(15.12.21)
bütün ürünlerde neredeyse bozulma var. en çok süt ve yoğurtta. eskiden beri zaten gıdada hileler vardı şimdi daha da artmış gibi .geçen 15 tlye peynir buldum bilinen bi markada. deli gibi sevindim ama gelen şey peynir gibi değildi. peynirimsi bişi yedim ama. cipsleri falan hiç demiyorum aşırı bozulmuşlar. çikolatalarda da eski kalite yok.
0
photo85
(15.12.21)
Çikolata ve bisküviler konusunda da hemfikirsek artık almamamız gerekiyor öyleyse. Çünkü aynı şeker yemiş hissini veya boğazda yanma durumlarını ben de yaşıyorum.

Geçen büyük bir milka çikolata gördüm 40-50 lira vardı sanırım. Bir de bunu deneyeyim dedim, onda sorun yoktu mesela. Ama türk mallarının hepsinde, hatta büyük ihtimalle yabancı malların çoğunda kalite düşüklüğüne gidilmiş ülkemizde, h.o.
0
🌸ananiyimioguz
(15.12.21)
(7)

çok değer verdiğiniz biri kalbinizi kırarsa ne yapıyorsunuz?

la lykia
çok değer verdiğiniz, hayatınızda önemli bir yeri olan, iletişiminizi bitirmek istemediğiniz biri diyelim ki.saçmaladı (hem %99 haksız hem uslup yakışıksız) ve kalbiniz kırıldı, ağırınıza gitti, gururunuza dokundu, incindiniz...o an yani konuşma esnasında anlatmaya ve uyarmaya çalıştınız "bak böyle
çok değer verdiğiniz, hayatınızda önemli bir yeri olan, iletişiminizi bitirmek istemediğiniz biri diyelim ki.

saçmaladı (hem %99 haksız hem uslup yakışıksız) ve kalbiniz kırıldı, ağırınıza gitti, gururunuza dokundu, incindiniz...

o an yani konuşma esnasında anlatmaya ve uyarmaya çalıştınız "bak böyle söyleme, bu dediklerin çok kırıcı vs." diye.

anlamadı, devam etti, çok kırıldığınızı söylediniz, üste çıkmaya çalıştı, konuyu kapatıp olay mahalinden sessizce ayrıldınız.

böyle durumlarda ne yapıyorsunuz? sessiz kalıp sizinle iletişime geçmesini mi beklersiniz? veya çok ağırınıza gitmiş olsa bile kendiniz gider konuşur musunuz? veya ne yaparsınız?

başınızdan geçen benzer durumları anlatsanız ne güzel olur hatta fikir vermesi için:)
0
la lykia
(14.12.21)
Kırıldığımı net anlattığımdan emin olmam lazım. Böyle söyleme devam etme'den öte, diyecekleri bitip konuşma sırası bana geldiğinde açıkça söylerim. O an ne söylediği önemli değildir ama benim hislerimi paylaşmış olmam gerekir, eğer ortada kavga gürültü yoksa.

Kırıldığını açıkça anlattığına eminsen beklemede kal. O anın heyecanıyla anlamamış olabilir diyorsan sakin kafayla anlat.

İş arkadaşımı çok severim, düşüncesizlik etti geçenlerde, zor durumda bıraktı beni, yüz yüze olmadığımız için bişi demedim. Ertesi gün ofisten çalışıyorduk, Molaya indik beraber, dün yaptığın hareket çok kırıcıydı haberin olsun, böyle böyle demen beni üzdü, diyip olayın detaylarını anlattım. Sonradan benim de aklıma geldi ama mahcup oldum özür dilerim dedi sarıldık ettik.
0
Bruce
(14.12.21)
kalbimi kırdığı için ve bana böyle davranışta bulunduğu için hiç bir şekilde artık iyi davranamazdım. Sessizce beklerdim ama çok sevdiğim insanın bana bunu yapması daha sonra özür dilemesi bile artık bişey değiştirmez. Geçmiş olsun der o defteri kapatır yolumuza bakarız artık yoldan geçip selam verdiğim insandan başka bişey olamaz.
0
Efespilsen
(14.12.21)
Her insanın hataları, kötü zamanları ve saçma çıkışları olabilir. Bruce'un dediği gibi net bir şekilde kırıldığınızı ifade edin. O kişinin sizin nasıl hissettiğinizi bildiğinden emin olun.

Sonrasında top artık onda. Onun konuyu ele alışı ve yaklaşımı sizi ne kadar önemsediğine göre şekillenecek. Umarım tatlıya bağlanır.
0
pispinti
(14.12.21)
Yapacağın en son sey karsi taraftan bir hamle gelmeden gidip kendin konusmak durumu duzeltmeye calismak olsun. En fazla verecegin deger sana verilen kadar olsun. En fazla o da.
0
stavro
(14.12.21)
İlk seferde uzaklaşacak kadar prensipli olamıyorum ben, keşke olsam. Sabırla neye üzüldüğümü önce anlamasını beklerim, anlamazsa veya benim için önemli olan şeyi açıkça görmezden gelirse de açık açık bilale anlatır gibi anlatır sessiz kalırım artık düşünüp anlamasını ve özür dilemesini filan beklerim. Yine gelmezse demek ki kırılmışım/ üzülmüşüm önemli değil’i anlarım (bak nası geç anlıyorum işte böyle olma) ve artık anlatmaya da çalışmam.
İnsan vazgeçmek istemeyince anlaşıldığından emin olmak için daha çok açıklamak, gitmek, adım atmak istiyo biliyorum, halbuki böyle oldukça en yapmam diyenler bile bi şekilde sizi değersiz görmeye hırpalamaya başlıyo, o sınır bi kere aşılınca da insan hem kendine saygısızlık edilmesini kabul etmiş hem de kendine saygısız davranmış oluyo.

Kısacası elimden geleni yaptım dediğinizde bile karşıdan hamle/ düzeltme çabası yoksa bırakın sakın gitmeyin yani stavro+1
0
kulaktan dolma biber
(14.12.21)
farazi konuşunca başka düşünüyorum, başa gelince insanına göre muamele. bir de mecburiyetler var.

örneğin, benim çok değer verdiğim bir kız vardı. eski iş yerinde birlikte çalışmıştık ve yeni iş yerine sınavsız mülakatsız aldım. orada 3 bin alıyordu, 9 bin verdim. 4'e bile ok'di. ne isterse yaptım. 10 bin dolarlık eğitime yazdırdım, şirket 1 sene geçmeden alamaz demesine rağmen. eğitime, yemeğine, gezmesine, eğlencesine gitti ama sınavına girmedi, para çöp oldu. her sabah iş yerine giderken aracımla onu da aldım. akşamları yine benim eve kadar benimle gelip 2 durak sonra evine vardı. evlendi, altın taktım. hiç kuşkusuz çok rahat ettirdim.

bunları yapmamın sebebi de zeki olması, başka bir şey değil. eski şirkette harcanmasını istemedim ve vefa göstermek istedim.

işte önemli bir deadline vardı. yapılacak işin çoğunu ben aldım, %10'unu ona verdim. ara ara sordum, yaptığını söyledi. başkası olsa hani ne yaptın bakayım derdim, ona demedim. son 2 gün varken yapmadığını ve bunu beni zor durumda bırakmak için, başarısız olduğumu görmek için yaptığını söyledi. sana zarar vermek istiyorum, dedi, net duydum bunu :))

ben o 2 günde işi kendim yaptım. sonra da sen mi istifa edersin, ben mi göndereyim dedim. işi devrederken trip atmadım, hiç olayları gündeme getirmedim, neden demedim. işleri %100 devraldım (yeni birini almadan kendi üzerime aldım işleri) sonra da bıçak gibi kestim iletişimi. ayrılırken pasta kestiler, beni çağırdı, gelicem dedim gitmedim. diğer arkadaşlar çağırdı, gittim. yanıma geldi toplantı odasında yüzüne bakmadım. sonra da çıktı gitti. linkedin instagram vs çıkarttım.

üzerinden 1-2 sene geçti, düzgün iş bulamamıştı. sinirimin geçtiğini herhangi bir duygumun kalmadığını farkettim. tekrar ulaştım kendisine. isterse referans olabileceğimi söyledim.

böyle yani. bu olaydan önce sorsan, asıp keserim derdim aynı durumda. şimdi zaten öyle bir şey yapmam, bana ne, neden milletin derdi beni geriyor. neden iyilik yapayım diyorum. onun için güvenebileceğim insan yok işyerinde, aynı şekilde sırtımdan hançerleyecek insan da yok. varsın, olmasın.

senin durumunda, ona bir konuda mecburiyetim varsa, o konu aşılana kadar hiç bu konuya girmem, tartışmam. sonra da duvarı çekerim araya.
0
gabe h coud
(14.12.21)
"hem %99 haksız hem üslup yakışıksız" kalbimi kırmış ve anlamıyor da üstelik hmm.. durum bu ise hayatımdan çıkarırım valla. böyle şeyler çok yaşamadığım için daha kesin konuşuyor olabilirim ama ben en küçük saygısızlıkta/kalp kırgınlığında falan kolay insan silerim. üstüne de çok düşünmem. nasıl ki ben durumum ne olursa olsun saçma sapan hareketler yapmıyorum karşımdakine karşı, karşımdaki de bana yapmayacak. gideyim sorayım, o görmüyorsa ben yanlışını göstereyim falan uğraşamam. iletişimi de ne olursa olsun bitirmek istemediğim bir insan da yok haliyle. iletişimi bitirmek onun umrunda değilmiş gibi hareket ediyorsa bitiririz, bence çok dert değil.
0
erenderk
(14.12.21)
(19)

"en kötü kurumsal firma, en iyi patron firmasından evladır"

estranged
bu "genelleme"ye yüzde kaç oranında katılırsınız?
bu "genelleme"ye yüzde kaç oranında katılırsınız?
0
estranged
(14.12.21)
0
0
PoscheN
(14.12.21)
Ne yapmak istediğine, nasıl çalışmak istediğine bağlı. Kurumsal şirkette prosedür ve bürokrasiye takılan bir çok süreci patron şirketi ile 5 dk'da çözebilirsin. Bu süreç yıllık zam oranı da olabilir, ekibi büyütme kararı da olabilir, ofise kahve makinesi almak da.

Patron iyiyse %0 katılırım. Patron normalse %40 katılırım. Patron kötüyse %80 katılırım.
0
Bruce
(14.12.21)
Ben de katılmam. Evet prensip olarak kurumsal firmada çalışmak daha derli toplu bir iş hayatı sunar size. Maaşınız asla aksamaz örneğin. Ama iş hayatındaki mutluluğun temel belirleyici noktası ilk amirinizdir. Muhteşem bir düzgünlükte işleyen bir sistemi olan harika bir kurumsal şirkette dahi ilk amiriniz sizi canınızdan bezdirebilir.
0
pispinti
(14.12.21)
80
0
rewlack
(14.12.21)
"...iş hayatındaki mutluluğun temel belirleyici noktası ilk amirinizdir." Çok doğru bir tespit.
Genellemeye ben de katılmıyorum.
0
ganbatte
(14.12.21)
Ben de çok katılmıyorum. Yerine göre patron firması çok daha iyi ve esnek olabiliyor. Kurumsallar ise çok hantal olabiliyor bazen. Bence bu genelleme yanlıştır.
0
roket adam
(14.12.21)
ikisinde de calistim, kendine gore avantajlari ve dezavantajlari var ikisinin de. ilk amirin iyi olup olmamasi kurumsal ya da patron sirketi olmasindan daha onemli cumlesine katiliyorum. sizin genellemenize katilmiyorum.
0
in vino veritas
(14.12.21)
Tamamen senin beklentilerin ve patron'un kişiliğiyle alakalı bir şey.
Kurumsal firmaların belirli bir standardı vardır. Her firma üç aşağı beş yukarı aynıdır.
Patron firması mükemmelle rezil arası bir yerdedir. İçine girmeden nerede olduğunu bilemezsin.
0
Mirket
(14.12.21)
%90 katilmam.

ilk amir cok onemli +1

iş hayatindaki huzurunuz buyuk olcude ilk yoneticinize bagli. ne kadar duzgun bir iletisim tarzi var, ne kadar adil ve etik vs.

iki senaryo dusunelim:

1. patron firmasi, patron etik degerleri olan adil olmaya calisan iyi bir insan. calistiniz alanda bilgisi ve deneneyimi cok iyi. elinden geldigince size bilgi ve deneyim katiyor ve etik is yapmaya calisiyor.

2. kurumsal firma, hicbir etik deger yok, hatta sirket kulturu birbirinin ayagini kaydirip yukselme uzerine kurulu. yalanlar, iftiralar, arkadan is cevirmeler. profesyonel gelisiminiz baltalandigi gibi surekli kendinizi korumaya calismaktan anksiyete bozuklugu yasiyorsunuz.

boyle iki alternatif arasindan kesinlikle patron firmasini tercih ederdim.

is hayatinda hicbir yerde, hicbir zaman %100 etik ve %100 adalet yok, olmayacak. ama en azindan bu degerlere inanan biriyle calismak daha iyi olur.

ornegin bazi buyuk sirketlerin kulturu tamamen bireysel rekabet uzerine kuruludur. ayaginizi kaydirmaya calisan ilk yoneticiniz bile olabilir. size verilmeyen bir is sanki verilmis ve siz yapmamissiniz gibi oyunlar oynarlar. veya ilk yoneticinize %100 itaat etmediginiz icin kendinizi bir anda kapi onunde bulursunuz.

hepsi sahit oldugum olaylar maalesef :(
0
la lykia
(14.12.21)
Sektörüne göre değişiyordur herhalde ama işim gereği en büyüklerden onlarca kurumsal firmada danışman olarak bulundum. Kötü kurumsal firma kadar enerji emen yer az bulunur. İçerideki insanlara sabır diliyorum öyle yerlerde.

Patron şirketleri de doğası gereği sektörüne, patronuna ve çalışanlara göre çok değişiyor. İlk çalıştığım yerlerden biri patron şirketiydi ama 5 ortaklardı. 4'ü ile aram iyiydi ama biri ile kötüydü. Onla kavga edip ayrılmıştım. O patron olmasa o şirketi çoğu kurumsal firmaya değişmezdim herhalde.
0
perferil
(14.12.21)
firmaya yöneticinize pozisyonunuza ve en önemlisi tecrübenize göre çok değişir.
0
patiska
(14.12.21)
%1 falan katilirim.
Nihayetinde benim rahatim ve bana olan getirisi onemli firmanin. Cok kral takilabilecegin patron firmasi var, surekli baski altinda ve mutsuz calisacagin kurumsal firma var.
Sahsen kurumsaldan patron firmasina gectim, eskisinden fazla kazaniyirum ve cok daha rahat takılıyorum.
0
stavro
(14.12.21)
hiç patron firmasında çalışmadım ama %99 katılıyorum.
0
gabe h coud
(14.12.21)
İlk amir çok önemli +1

Ama benim için kurumsal firma her zaman için tercih sebebi oldu. Maaşın aksamaz demişler, doğrudur. Başına biri gelip "sana ekmek veriyoruz" muhabbeti yapamaz. Benim çalıştığım kurumsal şirketlerde yeri geldi müdürü de şikayet edebildik. Bunu patron şirketinde yapamazsın.
0
SiyamkedisiZorro
(14.12.21)
Kurumsal firma dedigimiz firmalar ozunde zaten patron firmasi.
Patron sabah kalkip satislari begenmeyip ceo'yu kovabiliyor. Kimseye hesap vermek zorunda da degil.

Primin,maasin,zammin her sey patronun o sene verdigi hedefe bagli.

Girdigin yerdeki calisanlara bakmak lazim, kurumsal kafaya gecemedilerse firmanin ne oldugu cok da onemli degil.
Bazi yerlerde patron bile kendi yalakalari ile bas edemiyor.
0
divit
(14.12.21)
asla ve kat'a. kurumsal adi altinda turkiyede kac tane firma var acaba. adi kurumsal da olsa zaten haklarin cok az bu yuzden trde kurumsalligin bir sey ifade ettigini dusunmuyorum. ben de iyi gibi gorunen bir yerde calisiyorum ne bayramim var ne seyranim. isin kosullarina bakmak lazim sektor seni gece de calistirabilir, izinde de. diger ornek thy icin dusunursek maas indirimi yapildi pandemi zamani %30 kesinti! kim bir sey diyebildi? buyur sana kurumsal.
0
ala09
(14.12.21)
Cok net katilirim diyemem.
Yani misal koç şirketi patron firmasiysa denmez. Ama patronun sürekli başında olduğu bir işten bahsediyorsan yüzde 95 katilirim.
Örnek verirsem; bir tanıdığın forwarder şirketi var ve herkes mutlu. Zamaninda piyasanin en iyi maaslarini veriyordu, herkesi senede iki kere aileleri ile tatile cikarirdi falan. Çoğu çalışan da kurumsal forwarderdan gelenler.

Yani bu çok net söylenemez ama genellersek genelde kurumsal daha iyi. Denildiği gibi bugün patron firmasinda patrona geribildirim vermek zorken çoğu kurumsal firmada müdürüne geri bildirim verirsin yönetim tarzi vs ile alakalı.

Ben patron firmasinda calismam ama iyi patronun olduğu firma yok da diyemem. Çok rezil kurumsallar olduğunu da bilirim, mobbingin, asagilamanin normalleştigi.
0
logisticsmanager
(14.12.21)
Kolektif seyler deneyen tek tuk istisnalar disinda her firma patron firmasi. Once bunu anlamak lazim.
0
dunal
(14.12.21)
beklentilerine, kariyer hedefine göre de değişir bu ama genel anlamda katılmam. çok iyi patron firmaları da var, kurumsal görünen dandik şirketler de.
0
soft
(14.12.21)
(1)

vergiyi yansıtmamak için yapılan şeye ne deniyordu?

avatar is back
mesela doğalgaz pahalı ama vatandaşa yansıtmamak için ek ücretleri başka kaynaklardan tamamlamaya ne denirdi? sirkülasyon regülasyon gibi bişeydi de neydi o?
mesela doğalgaz pahalı ama vatandaşa yansıtmamak için ek ücretleri başka kaynaklardan tamamlamaya ne denirdi? sirkülasyon regülasyon gibi bişeydi de neydi o?
0
avatar is back
(13.12.21)
Sübvansiyon
0
gabe h coud
(13.12.21)
(2)

Su Geçirmeyen Koşu Ayakkabısı

Zaman Tamircisi
Böyle koşu ayakkabıları var mı? Yani yağmurda falan koşarken su geçirmeyecek ayakkabılar? Teşekkür ederim.
Böyle koşu ayakkabıları var mı? Yani yağmurda falan koşarken su geçirmeyecek ayakkabılar? Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(13.12.21)
Nike Air Zoom Pegasus 38 Shield
Hava Şartlarına Dayanıklı Erkek Yol Koşu Ayakkabısı
0
gabe h coud
(13.12.21)
Gore-tex'ler?
0
invictae
(13.12.21)
(13)

çok mutsuzum, ümitsizim

ufockinwotm8
iç dökesim geldi sadece. 27 yaşındayım, üç kuruş maaşım var. 4300 lira tam olarak yan haklar hariç olarak. asgari ücret olacak 4000 lira. yani aslında asgari ücretle çakışıyor olacağım resmen. illa ki zam olacak ama ne fark eder ki? yüzde 50 zam yapabilirler ama yüzde 50 zam bile hiçbir şey ifade et
iç dökesim geldi sadece. 27 yaşındayım, üç kuruş maaşım var. 4300 lira tam olarak yan haklar hariç olarak. asgari ücret olacak 4000 lira. yani aslında asgari ücretle çakışıyor olacağım resmen. illa ki zam olacak ama ne fark eder ki? yüzde 50 zam yapabilirler ama yüzde 50 zam bile hiçbir şey ifade etmiyor bu ekonomide. şu anki maaşım zaten yok gibi bir şey. hayatta kalabiliyorum sadece. iş değiştirerek maaş arttırmaya bakıyorum ama piyasa korkunç, iş yok zaten doğru düzgün olanlar da zaten 8-9 bin talep etsem dönüp bir daha aramazlar bile. işimde iyiyim, kafam çalışıyor kalifiye biriyim ama işte iş hayatına birazcık geç girdim. 1,5 yıldır çalışıyorum sadece.

hiçbir gelecek göremiyorum gerçekten, evden çalışıyorum. son 1 aydır falan resmen depresyonda gibiyim. yataktan kalkamıyorum, pc başında ekrana boş boş bakarken buluyorum kendimi. hiçbir şeye odaklanamıyorum doğru düzgün. yaptığım işe artık hiç sahip çıkmıyorum çünkü motivasyonum yok. napacaklar ki en fazla kovarlar diyorum yeni bakan gibi kaybedecek sadece maaşım var diyorum. benzer maaşa başka iş de bulunur nolacak diyorum.

ücretsiz izin falan mı alsam acaba diyorum kafa dinlemek için biraz. ne dersiniz? ücretli iznim de var baya ama onları iyi günlere saklasam daha mantıklı olur gibi geliyor.

son sorum mantıklı mı sizce siz olsanız yapar mıydınız? sizde durumlar nasıl genel olarak? nasıl dayanaıyorsunuz?
0
ufockinwotm8
(13.12.21)
Pişman olursun. Net. Bu şekilde ortada somut bir sebep olmadan iş bırakılmaz.
0
dissendium
(13.12.21)
Bence biraz dinlenmek iyi fikir izne ayrıl.
Yaşına hatta kazancına kadar şu an aynı durumdayım ama daha şiddetlisini de yaşadığım olmuştu üstelik o zaman maddi sıkıntım da yoktu. İki sene önce istifa etmeden evvel yani iyi kazanıp yine de istediğim iş olmamasından dolayı böyle bi çıkmazdaydım, napıyorum ben burda demekten kafayı yemiştim, o stres sonra abuk subuk yerlerden patlak verdi aniden kilo verdim iştah bitti, durduk yere ağlamalarım başladı, anksiyete aldı yürüdü, titremeler, günlerce uykusuzluk vs. Sonra istifa edip baya boş kaldım ama kafam geçici de olsa rahatladı. Kısacası demeye çalıştığım şey taşacak gibi hissediyosan bence biraz boşta kal, şu şartlarda işi bırakma tabii ama biraz kafa tatili, iş ve maddiyat odaklı olmayan şeylerle uğraşmak, sevdiğin birleriyle olmak hatta dağ bayır gezip dolaşmak bile iyi gelebilir, hiçbi şey huzurdan önemli değil. Hala bazen rüyamda o hissi yaşıyorum, uyanınca şaşırıyorum etkisinin böyle devam etmesine. Bizim gibi çok var ve böyle yaşamak büyük oranda bizim seçimlerimizle/ kabiliyetimizle alakalı bile değil, iyi bi fırsat çıkana kadar kendini yeme.
0
kulaktan dolma biber
(13.12.21)
iş bulmadan iş bırakma. benzer maaşa başka işeler de bulursun ama evden olmayabilir, işin içine fiziksel başka yorgunluklar girer, vs vs..

yaşadığın durum genel ve çoğu insan aynı durumda emin ol buna, şuan bu zaanlara sabretmekten başka ne yapılabilir bilmiyorum ama iş bırakılmaz ona eminim.
0
foolrules
(13.12.21)
çok benzer durumdayız. ben önce son kalan izinlerimi kullanıp biraz dinlendim. sonra da iş buldum. 8-9 bin talep etmek yerine mevcut maaşınıza göre daha makul maaş talebinde bulunmanızı öneririm (5.5-6 gibi). tl erirken çok anlamlı bir miktar gibi gelmiyor olabilir ama hiçbir şey birden olmuyor. kendi değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın bence. yeni bir şirket hem ortam değişikliği açısından iyi olur, hem de cv'nizde farklı bir tecrübe yazması açısından.
0
slow like honey
(13.12.21)
Daha 1.5 yıl olmuş, herkes iş hayatına atılınca ilk 3-4 sene çile çekiyor. Buna yapabilecek bir şeyin yok. Eğer gelecek vaad eden bir kariyerdeysen aynen devam et.

Ben olsam iş dışı hayatıma odaklanırım bu noktada. Yeni başlayan kimse 15 bin lirayla başlamıyor. İş işteyken bulunur.
0
roket adam
(13.12.21)
9 ay gurbette aylık 3000 liraya çalıştım. yeni mezun muhendisim. eylul ayının sonunda bulunduğum yerdeki işin biteceği anlaşılınca patron başka bir ildeki şantiyeye gitmemi söyledi. maaşı sordum, ocağa kadar aynı parayla çalışacağımı, ocakta elbet zam olacağını söyledi. zammı sordum. ne kadar maaş istiyorsun dedi, o zaman da daha asgari ucret zammı gundemde yok. 5500 dedim. sen ne kadar zam istediğinni farkında mısın dedi -2500 lira yani dasfdgfhgfdsfdgfh- evet dedim. sonra da biz o maaşı veremeyiz dedi. işten çıktım 2-3 gun once. şu anki gundeme bakıp ince ince guluyorum sadece. 5500 e evet deseymiş bile ben 1-2 ay sonra kafamı duvara vurmaya başlayacakmışım cunku bu asgari ucret ve dolar gundemiyle birlikte.

bunları neden anlattım, ben de aynı umitsizlikleri çekiyordum. hem de gurbette. şimdi hala çekiyorum. hem de işsiz bir şekilde. he çok salladığım söylenemez bu da benim yapım ayrı konu.

sana tavsiyem, eğer gurbette çalışmıyorsan, akşam çıkıp evine gelebiliyorsan yani, yaşadığın şehirde çalışıyorsan yeni bir iş bulana kadar dayan, en azından alacağın zammı bi gör. o zaman kadar bu ruh halini atlatmak için izin al. hava değişimi olsun.

allah yolunu açık etsin. guzel olur umarım her şey.
0
fyodor fyodorovic
(13.12.21)
valla benzer durumda insanları görmek çok saçma belki ama mutlu ediyor. en azından yalnız değilim diyorum. işten zaten çıkmam öyle bir düşüncem yok. kafa izni alsam diye düşünüyorum.

bir de canımı sıkan kız arkadaşım euro ile maaş alıyor. işe aşağı yukarı aynı zamanlarda başladığımızda ve euro en son atakları yapmaya başlamadığında benden biraz fazla alıyordu ama şu an fark o kadar yükseldi ki kendimi kötü hissetmeye başladım. bin fazla, iki bin fazla, üç bin fazla, x2 x3 diye diye gitti euro kuru yüzünden.

insan kendini kötü hissediyor hak verirsiniz ki, en yakın akranım da o sonuçta dolayısıyla kendimi kıyasladığım ilk insan da o. mesele onun benden fazla kazanması değil tabii ki bu arada asla, mesele aramızdaki farkın sürekli açılması ve bunun aslında onun yukarı çıkması değil benim aşağı inmemden kaynaklanması. yoksa keşke o yukarı çıksa ben yerimde saysam zerre gam yemem daha çok çabalar uğraşırım.
0
🌸ufockinwotm8
(13.12.21)
böyle kriz zamanları küçülmek iyidir. büyük kiralar vermeyin, küçük bir yere geçin ya da aile yanına veya ev arkadaşı. araba varsa küçültün, az yakanını alın. kuru temizleme, ev temizliği gibi masraflar varsa durdurun, kendiniz yapın. eşya alınacaksa 2. el bakın, pazarlık yapın, tamir edin. kıyafetleri diktirin. netflix'i iptal edin. amazon + spotify + netflix yılda 1000 lira tutuyor olabilir. 3-4 koldan tasarruf ve küçülmeyle elinizde kalan parayı artırıp onu da dolar bazlı birikime çevirin. her zaman düşüncem, elinden geleni yapıyorsan kendini rahat hissedersin ve başarılı da olursun. dünya ve ülkemiz ortalaması çok düşük, her konuda. biraz kafası çalışan ne yapsa başarılı olur.

bütçe ve actual çalışması yapın. giderlerinizi sizi yormayacak sayıda ana başlıklarda toplayın. sonra 1 yıllık bütçe yapın. her ay ne kadar plan var görün. sonra ay sonlarında yanlarına gerçekte ne olmuş yazın. planı aşanları kırmızıya boyayın. gelirinizden giderinizi çıkarın. net elinizde ne kalmış görün. sonra altına kredi kartı borcunuzu, hesaplardaki bakiyeleri yazın. bütçe - actual ile her ay olmayan masraflarınızı önceden görmüş olursunuz, sürpriz olmaz. örneğin diş temizliğine 3 ayda 1 500, eğitime altı ayda 2000 vereceksiniz, bunları o ay karşıladığınızda eksiye geçeceğinizi önceden bilmek, daha önceki aylarda hesabı sıkı tutmanızı sağlar. bütçe actual çalışması olmazsa, her ay gelen parayı harcayıp böyle dönemsel harcamalarda şok yaşarsınız, kredi kartına abanırsınız ve git gide borcunuz büyür.

ücretsiz izin almak, kafa dinlemek için dayanacağınız bir şeylerin olması lazım. birikim, aile vs. sizde var ki böyle rahatlıkla ücretsiz izinden bahsedebiliyorsunuz. imkan varsa tabii kullanın.

ben çok iyi kazanıyorum ama ben de yeni iş bakıyorum. her hafta 2-3 bazen daha fazla headhunter ulaşır bana. iş çok, ücretler de yükseliyor son zamanlarda. normalde kabul etmezdim ama son gelenle biraz ilgileneyim dedim. çok beğendim. bana iş yerinde verilen bir söz var, onu ertelemeye çalışıyorlar, o yüzden biraz da duygusal bir kararla şirketi cezalandırmak istiyorum. kolay lokma olmadığımı, verilen sözün tutulmamasının sonucu olduğunu görmelerini istiyorum. her insanın alternatifi vardır, yerine başkasını bulursun ama gerçekten öyle mi görsünler. milyonlarca lira zararla oturmazlarsa ben de bir şey bilmiyorum.
0
gabe h coud
(13.12.21)
27 yasindayim, asgari ucretin yarisindan az kazaniyorum, hala ogrenciligim devam ediyor ve bitirdikten sonra (iki yil icinde) ne yapabilecegime dair hicbir fikrim yok. ev arkadasi konusunda cok sansliydim, barinma isini ucuza hallettim diyebilirim. hicbir sosyal aktivitem yok, mercimek yiyip oturuyorum oyle.

"haline sukret" diye yazmadim, herkesin derdi kendine, baskasinin kotu yasamasi seni daha mutlu etmeyebilir ama yalniz degilsin onu bil en azindan. hepimiz degilse cogumuz ezilmis, aptal yerine konmus, umitsiz, caresiz, korkak... adina ne dersen. oyle hissediyoruz.
0
der meister
(13.12.21)
Once yuzde elli zammini alirsan sonra 8-9bini ya da fazlasini kendinden daha emin talep edersin. Yuzde elli az degil, bir sey ifade eder. Kolay gelsin.
0
dunal
(13.12.21)
aslinda senin durumunda kötü birsey yok gibi yani saglik, aile sorunlari gibi, ülkenin durumu kötü. bence biraz yürüyüs yap, hobi falan bul. moralini düzelt, is ara.
0
Ley
(13.12.21)
aynı durumdaydım istifa ettim 2 ay önce. işsizlik maaşı alıyorum 1.515 tl.sende istifa etsen işsizlik maaşı alırsın büyük ihtimalle şartları bir oku.. paran varsa bence istifa et, masraflarını kıs. huzurlu yaşa bir süre. sağlığından önemli değil. maaşın 8 binlira olsada değişen bir şey olmayacak yine yoksulsun.
0
ayseee
(13.12.21)
Asgari ucret aciklamasi sonrasi nasil hissediyorsunuz? Ben artik asgari ucretli bir calisanim :)))
0
🌸ufockinwotm8
(16.12.21)
(3)

Ücretli dating app üyeliği almakla ilgili ne düşünüyorsunuz?

jonas
OkCupid, Bumble gibi mecralarda standart üyelikte sunulan imkanlar oldukça kısıtlanmaya başladı ve sistem seni adım adım Premium üyeliklere zorlamaya başlıyor artık, normal bir üyelikle çok verim alınamamaya başlanıyor.Ben şimdiye dek hiç online dating işleri için ücretli bir üyelik almadım ve açıkç
OkCupid, Bumble gibi mecralarda standart üyelikte sunulan imkanlar oldukça kısıtlanmaya başladı ve sistem seni adım adım Premium üyeliklere zorlamaya başlıyor artık, normal bir üyelikle çok verim alınamamaya başlanıyor.

Ben şimdiye dek hiç online dating işleri için ücretli bir üyelik almadım ve açıkçası bu biraz parayı çöpe atmak olarak gelmiştir bana hep. Şöyle ki; Türkiye'de zaten dating app kültürü çok oturmadı halen. Gerçek bir arayıştan ziyade, duygusunu tatmin için kullanan da çok. Bir anda gayet güzelce konuşurken sebepsizce unmatch yiyebildiğin bir ortama maddi bedel yatırmak, suya yazı yazmak gibi geliyor bana. Ben bu şekilde düşünüyorum şahsen.

Bu tür app'leri ücretli üyeliklerle kullananlar var mı aramızda peki? Verdiğiniz paranın karşılığını gördüğünüzü düşünüyor musunuz, tavsiye eder misiniz?
0
jonas
(13.12.21)
2020 Aralık - 2021 Şubat arası 2 ay kadar paralı üyeliğini kullandım. Bumble'da top üniversitelerden mezun, kariyerli, yurtdışında yüksek yapmış, çalışmış insanlar var. Erkek tarafının mesaj atamaması çok hoş. Ben öyle mesaj falan atamam zaten.

Paralı Tinder kullandım. Lokasyon Ukrayna ve Rusya seçince 1 haftada 1000 üzerinde match aldım. Türkiye'de kadın olmak nedir daha yakından anladım. Kimseye mesaj bile atmadım o zaman. Hangi birine atacaksın.

Bumble'dan tanıştığım kişiyle yakında nişanlanıyoruz. Verdiğim paraya değdiğini düşünüyorum.
0
gabe h coud
(13.12.21)
Ben bir kere tinder almıştım farklı ülkelerde benim tipime olan talebi görebilmek için.

Ufkumu genişletmesinin yanısıra uygulamaya para ödeyince "hizmet süresi bitene kadar" orada kalmak istediğimi farkettim.

Eğer uzun süreli bir birliktelik arayışındaysanız bunu baltalayıcı yönde etkisi olabiliyor bu açıdan.
0
akhenaten
(13.12.21)
Bir süredir hepsi bitik bence. Matchlerde sosyoekonomik durum önemli rol oynuyor. Özellikle Bumble için böyle. Sıradan bir date beklentisi yok Bumble'da.
0
garylineker
(13.12.21)
(7)

En sevdiğiniz film hangisi?

goodyes
Benimki Leon mesela, apayrı bir yeri var yanımda. sizinki?
Benimki Leon mesela, apayrı bir yeri var yanımda. sizinki?
0
goodyes
(11.12.21)
World war z
0
sopiro
(11.12.21)
Harry Potter, 8 filmin hepsi
0
dissendium
(11.12.21)
Geleceğe Dönüş (1-3) ve The Mask
0
nhk ni youkosu
(11.12.21)
Gainsbourg
Filmin çok değişik bir kafası var. Unutup unutup izliyorum.
0
ganbatte
(11.12.21)
Saving Private Ryan
Love Actually
Departed

Çok var ya, bir taneyi geçtim 3 tane yazmak bile diğerlerine haksızlık
0
gabe h coud
(11.12.21)
True romance ve heat. Her defasında ayrı bir şey yakalıyorum.
0
deer hunter
(11.12.21)
Bir Zamanlar Amerika,
Kasabanın Sırrı,
Çingeneler Zamanı....
diye uzar gider bu...
0
ankarakecisi
(11.12.21)
(12)

Yüzde kaç zam için iş değiştirirsiniz?

meraklitursucu
Yüzde kaç zam oranına konfor alanımın dışına çıkarım diyorsunuz?
Yüzde kaç zam oranına konfor alanımın dışına çıkarım diyorsunuz?
0
meraklitursucu
(10.12.21)
Şu ortamda minimum %100.
0
orient blue
(10.12.21)
Kıdem alma döneminde değilsem o zaman yüzde 40 + enflasyon farkı. Kasımda aralıkta iş değiştiriyorsam o zaman enflasyon zammı alıp üzerine yüzde 40 alacak şekilde hesap ediyorum.
0
zimbirik
(10.12.21)
Sadece zam mı olucak fark? Kariyer gelişim, yeni şeyler öğrenme falan?
Hepsi aynıysa(ki aynı olmaz o yüzden sadece orana bakıp karar verilmez) %30.
0
Bruce
(10.12.21)
aynı koşullarda ise %35 min
0
jelly bear
(10.12.21)
min 50.

20-30 zaten yapıyorlar.
0
ananiyimioguz
(10.12.21)
%35
0
gabe h coud
(10.12.21)
iş türkiye'deyse şu anki maaşımın 10 katına ancak iş değiştiririm. iş yurt dışındaysa 2-3k euroya basar giderim.
0
erenderk
(10.12.21)
en az %80 civari.
0
la lykia
(10.12.21)
şu anki işimi düşündüğümde yüzde 60 falan zam olması lazım
yurtdışına 2500 dolara direkt giderim firma düzgünsse
0
megacracker
(10.12.21)
Bu işime %100e geçtim, %30 civarı zam alırım, geçmem için %50-60 olmalı.
0
anneboleyn
(10.12.21)
turkiye'deki kriz ortamindan bagimsiz yorum yapmak gerekirse %25 altina bence degmez, ama %10 icin degistireni de gordum. Hizli maasini arttirmak icin her sene ziplayanlar var. Bulundugum ulkede senelik maas artisi %2-3 arasi.
0
cooperr
(11.12.21)
Bizim şirket 30 yaptı, ancak 50 ye kesin değiştirirdim
0
bbb_1
(14.12.21)
(27)

Hiç evden çıkmadığınız bir durumda ne sıklıkla duş alırsınız?

ms brownstone
Pandeminin başında evden çalışırken haftada 1 duş alan birini duydum da onun şaşkınlığıyla soruyorum. Pandeminin ilk zamanları gibi haftalarca evden çıkmayacak olsanız ne sıklıkla duş alırdınız/aldınız?
Pandeminin başında evden çalışırken haftada 1 duş alan birini duydum da onun şaşkınlığıyla soruyorum. Pandeminin ilk zamanları gibi haftalarca evden çıkmayacak olsanız ne sıklıkla duş alırdınız/aldınız?
0
ms brownstone
(09.12.21)
yine de her gün duş alıyorum. günlük hayatta buna alıştıktan sonra 1 gün duş almayınca kendimi çamur gibi hissediyorum.
çok nadiren yataktan neredeyse hiç çıkmadığım bir gün olursa 1 gün duş almadığım oluyor.
0
kent sakini
(09.12.21)
Gün aşırı. Saçım yağlanıyor çünkü mecburen alıyorum. Bazen her gün.
0
hrvl
(09.12.21)
evden çalışıyorum, bazen günlerce evden çıkmadığım oluyor, istisnasız her gün duşumu alıyorum, 1 gün bile duş almasam kendimi iğrenç hissediyorum.
0
hypathia
(09.12.21)
2 günde 1
0
anais
(09.12.21)
çok sıcaklar ya da üstüste yapılan (yüzme gibi) aktiviteler, bazı yaz dönemleri falan hariç hiç bir zaman her gün duş almamış olabilirim. cildin ve saçın doğal dokusunu ve yağ dengesini kötü etkiliyor bence. sürekli evdeysem ve özel bir durum oluşmamışsa, üstüste 3 gün duş almayabilirim diyebilirim sanırım.

ihtiyaç insandan insana değişebilir diye düşünüyorum. bazı insanların gerçekten her gün duş almaya ihtiyacı da oluyor olabilir, herkesin cilt tipi, vücut yapısı falan farklı sonuçta. ama haftada bir biraz abartıymış.
0
nimberjack
(09.12.21)
hergun, cikmak cikmamak farketmez.
0
cooperr
(09.12.21)
kokmuyorsam terlememişsem pis değilsem ve evden çıkmıyorsam ev halkı da rahatsız olmıyorsa haftada 1 ideal
çocukken de öyle değil miydi zaten?
ayrıca saçın dönem dönem kendi yağıyla yağlanması çok faydalı. azıcık de su tasarrufu olsun evde yalnızsanız her gün duş gerekli olmadığı gibi cilt ve saç için inanın sağlıklı da değil.
0
photo85
(09.12.21)
herhangi bir gün belirlemiyorum. saçım yağlanırsa, terlediğimi, kirlendiğimi hissedersem oluyorum. bu bazen günlük bazen de 3-4 gün arasında olabiliyor.
0
jepa
(09.12.21)
Kışın 2gunde 1 yazın her gün
0
olaylar olaylar
(09.12.21)
troll cevap sanacaklar ama daha önce yaptım. 1 sene.
0
ya ben lan neyse
(09.12.21)
Ekstrem 1 durum yoksa kışın günde 1 yazın günde 2 den başlar havanın sıcaklığına göre devam eder.

Ama evden çıkmadığım gün kışın sadece şampuanlanip çıkarım. Yazın 2. Duştan itibaren sadece soğuk suya girmek şeklinde cereyan eder vs
0
materyalist imam
(09.12.21)
Normal düzenimde 2 günde 1 alırım. Arka arkaya duş alacaksam da duru su ile yalnızca gereken bölgeleri sabunlayarak duş alırım.

Pandemide 3 e ve 4 e çıktığı oldu. Saçım yağlandı ama vücudum kokmaz zaten benim.
0
zimbirik
(09.12.21)
Her gün aldım/alıyorum. Aksi düşünülemez.
0
ruhen hastayim ben
(09.12.21)
2-3 günde bir disari dikip cikmamaklar alakasi yok bu durumun. haftada bi ne la ilkokul ögrencisi gibi:)
0
all girls dream
(09.12.21)
2-3 günde bir.
0
hayirsiz
(10.12.21)
Spor yaptığım için yine her gün. Spor yapmasam da her gün. Disiplin sağlar, işe ve hayata güzel bir başlangıç. Sağlıklı rutin çok önemli.
0
gabe h coud
(10.12.21)
3 numara sacim var, evden calisiyorum ve terlemediysem 4 gunde 1 dus alabilirim evet tsk.

Pis oldugumu da zannetmiyorum yazin her gun yikanirim. Benim dus alma kriterim sac yaglanmasi ve ter kokusu. Bunlar 1 gunde olursa 1, 4 gunde olursa 4 gun sonra dus almis olurum.
0
ananiyimioguz
(10.12.21)
Duş her gün alıyorum da saçımı 2 günde bir yıkıyorum; lisede her gün saç yıkamaktan dermatit olmuştum, doktorum çok kızmıştı. O zamandan beri her gün yıkamak yerine ara veriyorum.
0
fraise
(10.12.21)
majorun de majoru depresyondan muzdarip oldugum zamanlar birkac ay banyoya girmedigim oluyordu. normalim iki-uc haftada bir falandi. yillar gecti, depresyon hala devam ediyor fakat kendimi zorlayarak iki gunde bire sabitleyebildim. yani bu depresyon oyle bir sey ki adami banyoya sokmuyor cok ilginc. ha bu arada dus konseptini hic sevmedim ben. keselenerek yikaniyorum.
0
nibba
(10.12.21)
Ayda 1-2 defa
Arabayı her pazar
0
wu
(10.12.21)
yazın terleyen biri olduğum için her gün alıyorum

kışın evden çıkmadığım dönemlerde üç dört günde bir. Evden çıktığım zamanlarda iki günde bir gibi
0
nundu
(10.12.21)
Son 25 yıldır kar yağmur çamur demem, yataktan bile çıkmayacaksam yine de her gün. Sadece sezeryan doğum yaptığımda ara verdim onda da mutlaka saçımı yıkayıp vücudumu sildim.
0
balik kraker
(10.12.21)
spor yapmasam 4-5 gune kadar cikardi heralde ama spor yaptigim icin aliyorum.
0
bay b
(10.12.21)
Her gün tabii ki. İnsan oturduğu yerde kendi kokusundan rahatsız olur, haftada bir ne demek? :D
0
BuddyGuy
(10.12.21)
iki günde bir, maksimum üç. Dışarı çıkınca da benzer yapıyorum zaten, yalnız bazen "sadece vücut" veya "sadece saç" yıkadığım ara günler olabiliyor.

Her gün duş alma gerekliliği hisseden ve kıyafetlerini bir kere giyip yıkayanlar ya çok terliyorlar veya çok vücut kokuları mı var nedir, bu insanlar kendinden çok iğreniyor kendilerini çok pis görüyor gibi geliyor bana.
0
nhk ni youkosu
(10.12.21)
ben her gün duş alırım. evden çıksam da çıkmasam da. duş almadan kendimi rahat hissedemiyorum.
0
alt4y
(10.12.21)
2 günde 1 alıyorum max. çıkmak çıkmamak fark etmez.
0
roket adam
(10.12.21)
(7)

asgari ücretle yaşamak

Wakatakakage
şu durumda nasıl mümkün olabiliyor? özellikle 2021 aralık ayı, daha kötüsünü görmedim çünkü. çevrenizde gördüğünüz, tanıdığınız, evlerine sadece 1 asgari ücretin girdiği aileler nasıl yaşıyor? neler yiyor?
şu durumda nasıl mümkün olabiliyor? özellikle 2021 aralık ayı, daha kötüsünü görmedim çünkü. çevrenizde gördüğünüz, tanıdığınız, evlerine sadece 1 asgari ücretin girdiği aileler nasıl yaşıyor? neler yiyor?
0
Wakatakakage
(09.12.21)
sadece yiyecek vs alarak kira da max 500 tl olursa belki mümkün olabilir.
0
jelly bear
(09.12.21)
eskiden düşük gelirli insanların geliri daha da düştüğü dönemlerde çare olarak memleketten çuval çuval erzak gelmesi örnek gösterilirdi. şimdi bu şekilde çözülmesi mümkün olmayan bir geçim sıkıntısı var. kirayı memleketten çuvalla getiremez. anne baba asgari ücretle çalışsa bile zorlanır, tek asgari ücretle, belediye, devlet destekleri olmadan imkansız.

çocuk varsa okutmayıp sanayiye veriyor, sokakta, kafede vs. çalışıyorlar herhalde. hiç bir desteği vs. olmayanı da görüyorsun :(

www.cumhuriyet.com.tr
0
gabe h coud
(09.12.21)
yardimlar sayesinde. Devlet, muhtarlik, hayirsever, baska kurumlar vs. Baska turlu imkansiz
0
floydian
(09.12.21)
evde bir kişi çalışıyor diye niye hesap yapıyorsunuz?

genellikle evde 2-3 hatta kalabalık ailelerde daha fazla kişi çalışıyor.
sosyal yardım alınıyor.

tabi lüks v..s yok ama düşündüğünüz kadar kötü değil.

her gün izleyin müge anlı'nin programinda şu kadar altın biriktirmiştik ama dolandırıldık v.s. haberler görürsünüz. siz büyükşehirlerde üst sınıfa özenip yaşayan ama birikim v.s. yapamayan kendinize bakın bence. hatta bakalım (iğneyi kendime batırıyorum)
0
nuisance
(09.12.21)
bir kismi derme catma yerlerde yasiyorlar. gecekondu bile luks villa kalir yaninda, o derece kotu yerler. haberlerde falan goruyorum.
ve bu maalesef bu insanlarin normali. kabullenmisler ve onlara kotu gelmiyor o sartlar. bi damim var basimda diyor. e fiyati da uygun iste oralarin.

yemege gelince yine bu insanlarimiz maalesef ekmek sut aldi mi her sey tamam saniyor. meyve falan hep luks onlarin gozunde. yani yiyecekte de pilav ekmek nohut falan idare ediyorlar.

cocuklar desen devletin okulu var iste oraya gidiyorlar sirf zorunlu egitim var diye. olmasa okutmazlar. ve yine bu, bu grubun normali maalesef. yasi gelince kiz kocaya gider, erkek sanayide ise girer asgari ucrete ve ailesinde gordugu hayati kurar sonra evlenip.

devlet yardimi falan sana bana gore kurtarmaz duruyor ama bu hayat standartini benimsediklerinden eve giren ekstra devletin verecegi bir 250 tl bile buyuk nimet bu kisilere.

zaten bu normalite yuzunden yonetim degismiyor. o insanlara ve bilhassa cocuklarina ben uzuluyorum ama onlar hallerinden memnun, cok sukur diyorlar :(
yani gayet geciniyorlar....

ceremesini de biz gercekleri gorenler cekiyoruz o da ayri mevzu
0
Kittie
(09.12.21)
1) kredi kartları patlayana kadar limit artırıp avans çekip bir süre idare ediyorlar.

2) artık iş dönmez raddeye gelince 10 bin kredi çekiyorlar. Bunu öderiz diyorlar.

3) 10 bin kredi ile karttaki 7-8 bin borç kapandı.

4) yine ödenmez noktaya geldik. Kredi, kira bir şeye para yetmiyor. Karta abanılıyor.

5) hem kart patladı, hem kredi ödemesi var. Hem de bir iki yere borç var. Başka bankaya gidiyorlar. 18 bin hazır krediyi çekiyorlar.

6) 15 bin borçları kapattı kısmen. Kriz ötelendi.

Bazen yeni kredi çekiliyor. Bazen borca aylık 40 lira eklenmesi koşuluyla kredi 3 ay-6 ay öteleniyor.

Bu döngü sürüp gidiyor. Borcu ödemeleri mümkün değildi. Böyle böyle borcu 80 bine kadar getirdiler. Sonra aileden biraz para kaldı. Borçlar kapatıldı.

Geçenlerde 5 bin kredi çekmişti azar azar öderim borçlar tek yerde toplansın dedi. Döngü yeniden başladı.
0
baal
(09.12.21)
yemiyorlar. biri gıda verirse seviniyorlar. ölmeyecek kadar yiyebiliyorlar o da bulgur makarna.
0
photo85
(09.12.21)
(7)

İsyerinde prim dağıtılması

meraklitursucu
Eylülde işe başlayan birine mart ayında dağıtılan prim verilir mi sizce? 1 Yıl dolmadan verilmez dediler de. Verseler fena olmaz hani.
Eylülde işe başlayan birine mart ayında dağıtılan prim verilir mi sizce? 1 Yıl dolmadan verilmez dediler de. Verseler fena olmaz hani.
0
meraklitursucu
(09.12.21)
Bence o oranda verilmesi lazım. Tam pirim olmasa da dağıtılan pirim çalışılan aya göre oranlanıp verilebilir. IK'ya sorabilirsin.
0
canbonomobenseno
(09.12.21)
canbonomobenseno +1

Bizde o şekilde. 4 aylık çalıştıysan hak edilen primin 1/3'ünü alıyorsun.
0
himmet dayi
(09.12.21)
genelde prim hedeflerini gerçekleştirmiş olma durumuna göre verilir. Hedefler de yılın ilk 3 ayı belirlenir. hedefin yoksa neyin primini alacaksın? primlerin bir kısmı şirketin performansına göre verildiği durumlarda da yine 6 aydan az mı çalışmış, fazla mı çalışmış ona bakarlar.

bir de sözleşme var tabii. 2017'de 1 seneden az çalıştığım şirketle sözleşmemi yıllık maaşın %12'si fix prim olarak yapmıştım. çıktığımda yılı tamamlamadan vermiyoruz dediler ama sözleşmeyi hatırlatınca verdiler :)
0
gabe h coud
(09.12.21)
1 yıl dolmadan verilmez diye kim söyledi? İK söylediyse politikaları o şekildedir. Bizim şirkette veriliyor mesela.
0
pispinti
(09.12.21)
İşe girerken söylenir bu gibi detayları. Benim ik olarak calıstıgım şirkette 1.5 seneyi doldurmayana prim verilmiyor mesela. Girerken altına imza attığınız şeyleri dikkatli okuyunuz
0
monicapp
(09.12.21)
bizde de 6 aydan önce verilmiyor, 6 aydan sonra çalıştığın zamana göre veriliyor, yani her şirketin politikası farklı, burada cevap bulamazsın.
0
kenarortay
(09.12.21)
Bizde veriliyor. Primlerde sınır 6 ay kıdem, hediye-desteklerde sınır 2 aylık deneme süreci.
0
denizgonen
(09.12.21)
(12)

kredi kartı liminini dolduralım mı?

Wakatakakage
Tereyağı, zeytin ve ayçiçek yağları, ton balığı, kaşar, tavuk, süt ve kırmızı et stoklamak mantıklı mı? Gelecek ayın maaşından fatura, benzin, meyve sebze vb. giderleri çıkarıp kalanı yiyeceğe yatırılır mı sizce?
Tereyağı, zeytin ve ayçiçek yağları, ton balığı, kaşar, tavuk, süt ve kırmızı et stoklamak mantıklı mı? Gelecek ayın maaşından fatura, benzin, meyve sebze vb. giderleri çıkarıp kalanı yiyeceğe yatırılır mı sizce?
0
Wakatakakage
(09.12.21)
devamli gecikme faizi odeme sonra?
0
baldur2
(09.12.21)
ben dahil bir çok insan böyle yapıyor.


kredi kartı faizi sabit, market fiyatları sürekli artıyor çünkü. ytd

şu konuda katılmıyorum tereyağı tavuk et buzlukta da beklese bi ömrü var, yağ tuvalet kağıdı bakliyat vb çok daha uzun ömürlü
0
killerbee
(09.12.21)
Bu tip ufak hesaplar genellikle karla sonuclanmaz. Bir de evde cok fazla stok varsa insan bir bolluk iluzyonu yasayip daha savurgan oluyor. Ufak ambalajdaki detarjani kullanim hiziyla tonla stoklanmis deterjani kullanma hizi ayni olmaz. Evde her sey bulunsun ama ayarinda.
0
hot potato
(09.12.21)
belli bir miktarda mantikli, ben ozellike indirim gorunce temizlik malzemesini alip kenara koyuyorum. ayrica getirde 30tl'ye 20tl indirim falan gorunce yine surekli ihtiyac olan seyleri alip kenara koyuyorum.
0
bay b
(09.12.21)
mantıklı değil. o parayı faize koy. faiz geliri - enflasyon - stoklama maliyeti - temerrüde düşme risk primi hesabını yaparsan benim dediğim yere gelirsin.
0
gabe h coud
(09.12.21)
@gabe

hangi parayı faize koyacak? kredi kartı limitinden bahsediyor. var olan bir paradan değil.
0
himmet dayi
(09.12.21)
@himmet dayı, kredi kartı ekstresi gelince ödeyeceği parayı faize koyacak. alacağı eti yağı taksitle mi alacak, karttan alınca da o ay ödeyecek mecbur.
0
gabe h coud
(09.12.21)
abartmamak lazım, evde yeterli koşullarda saklayamayıp hepten çürütmek de sözkonusu olabilir bazı ürünler için. dayanıklı ürünlerden indirim gördükçe belki 2-3 kenara atabilirsin. tüketebildiğin sürece sadece indirim olduğunda o ürünleri aldığın için toplam maliyetin düşer tabii.
0
vampir akrep
(09.12.21)
bu duyuruyu görüp bulabildiğim en uygun süt, tereyağı, kaşar peynirini alıp geldim. 250 lira tuttu. 2-3 ay yeter. mesela sütü internetten 8.3'e aldım, markette 12 liraydı.
0
prole
(09.12.21)
@gabe

insanlar maaşı aldığı gibi kredi kartını ödüyor. vadeye yatırmak için maaşta 1 ay öne geçmesi lazım. bu ekonomik şartlarda senin söylediğin hayalcilik oluyor biraz. ekonomik olarak biraz rahat olan biri olsa zaten stok yapmayı düşünmez.
0
himmet dayi
(09.12.21)
örnek tuvalet kağıdı 30 liraydı şimdi çok daha pahalı

kredi kartından aldım her elim boş kaldığında kar mı ettim zarar mı ettim?

sonucu hesaplamak basit.

himmt dayı +1

sorun herşeyin karaborsacasına zamlanmasında.
0
killerbee
(09.12.21)
limiti doldurmak mantıklı değil. ama elinde fazla nakit artıyorsa paran varken bozulmayacak şeyleri al koy kenara. eskiden para varken alım gücü varken her eve zaten her şey çuvalla kilo ile alınırdı. kimse kusura bakmasın da peyniri zeytini 5 kg 10 kg alabilecek güçteydi herkes eskiden. şimdi gramla peynir alıyoruz neden? çünkü 5kg peynir alsak o ay yağ alamayız zeytin alamayız et alamayız.
alım gücünüz varsa ve evde kalabalık iseniz bozulmayacak şeyleri alın koyun. bunu da stokçuluk vs için değil tenceresi kaynayabilen ve kalabalık her Türk ailesinde eskiden beri bulgurun unun yağın kilolarca varillerce alınması geleneği nedeniyle yapabilirsiniz. zaten 10 kg yağ alabilmek lüks değil, stokçuluk da değil. 10 kg yağ dediğin ne ki, 6 kişilik evde hemen bitecek birşey ama yağ alabilmek bile bizlere lüks geliyor ne yazık ki şu an. sen alabilyor musun diye sorarsanız ay sonu o kadar para artmıyor ki. borçla dönüyor hrşey
0
photo85
(09.12.21)
(9)

Bazı insanların hiç üşümemesi

jonas
Bu soğuk İstanbul gününde kapüşonlu sweat+montumla öğlen dışarı çıktım, karşımdan t-shirt ile gelen bir kardeş görünce yine aklımdan aynı soru geçti; üşümeden nasıl olabiliyor? Kar soğuğunda bile gömlekle takılan insanlar görüyorum mesela.Bünye meselesi diyebilirsiniz de bu nasıl olabiliyor yani, ka
Bu soğuk İstanbul gününde kapüşonlu sweat+montumla öğlen dışarı çıktım, karşımdan t-shirt ile gelen bir kardeş görünce yine aklımdan aynı soru geçti; üşümeden nasıl olabiliyor? Kar soğuğunda bile gömlekle takılan insanlar görüyorum mesela.

Bünye meselesi diyebilirsiniz de bu nasıl olabiliyor yani, kan akışı mı hızlı oluyor bu insanların, nasıl sıcak hissedebiliyorlar?
0
jonas
(08.12.21)
Alışkanlık en çok. Bir Eskişehirli olarak Antalya'da yaşarken Antalyalı arkadaşlarım kışlık mont giymeye başladığında ben hâlâ hırka giyiyordum ki aslında çok kolay üşürüm. Sıcaklığın sıfırın çok altında olduğu yerlerden gelen insanlar İstanbul'un kışında tişört ya da gömlekle üşümüyorlar.

Bi de metabolizma yavaş çalışıyorsa daha çok üşüyoruz galiba.
0
kobuzchu kiz
(08.12.21)
Hiç üşümemek diye bir şey yok. Üşümüyorum diyenlerin 3 5 nöbeti tutması lazım. Kansızlık da bir üşüme sebebi olabilir. Bir de o eski kışlar yok. Ben kombi en düşükteyken kısa kollu tişörtle oturabiliyorum.
0
dissendium
(08.12.21)
kan değerleri iyi oluyor muhtemelen. ben de onlardan biriyim herhalde. hiç katlanamadığım şey kışın otobüs ortamı. otobüs yanaşırken montu çıkarıp öyle giriyorum ona rağmen pişiyorum, buram buram terliyorum. millet içeride önü kapalı montlarla kabanlarla kafada bereyle nasıl duruyor aklım ermiyor.
0
lazpalle
(08.12.21)
Spor ve beslenme ile de bir ilgisi olduğunu düşünüyorum. Eskiden kat kat giyinir üşürdüm, şimdi o halimden eser yok. Ben aynı ben.
0
ruhen hastayim ben
(08.12.21)
Esim evde çift çorap t-shirt üstü kazak/hirka ve uzun esofman ile dolaşıyor.
Ben günün yüzde 90'i sort, t-shirt ya da hiçbir şey. Akşam yatarken de uzun esofman giyiyorum. Daha çorap giymedim.
Eşim bu halde hala soğuk iken ben üstüm çıplak sıcacık vücudum. Neden bilmiyorum. Bünye heralde.
0
logisticsmanager
(08.12.21)
www.youtube.com

aklıma şu geldi. Küçüklükten gelen bir bünye/adaptasyon meselesi de olabilir. Fakat kadınların daha çok üşüdüğü gibi bir ön kabul var, kan değerleri ile de ilgili bir yanı vardır illa ki.
0
nhk ni youkosu
(08.12.21)
Yerden ısıtma var evde, Aralık ortası neredeyse hala açmadım. Ofiste odama sekreter geldi bugün, soğuktan kaçarak çıktı, nolursunuz klimayı açın nasıl üşümüyorsunuz dedi. Uzun mesafe koştuğumdan büyük ihtimal, kalbim güçlü, vücudum hep sıcak.
0
gabe h coud
(08.12.21)
Vucut isisi 1 dereceye kadar fark edebiliyor insanlarda. Bazilari icten kaloriferliymis gibi, o tip insanlara cok yaklastigimda, yanlarinda oturdugumda farki anliyorum.

Yukaridakiler de dogru. Almanya´nin pek sicak ve gunesli olmayan bir sehrinde yasiyorum ve ondan oncede Ankara´da yasadim uc yil. Istanbul´dan arkadasim gelince donarken, ben daha usume moduna gecmemistim. Alisiyoruz da.
0
buf-e kür
(08.12.21)
Kendini/bünyeyi alıştırmakla da ilgili bence. Birkaç yıl evvel çok üşüyen biriyken artık canıma tak edince kendimi hepten soğuğa alıştırdım. Bu aylarda evde ince bir sweat ile duruyorum. Mont sezonunu açmadım. İnce bir yağmurluğu önü açık giyiyorum dışarıda. Kapatınca bile bunalıyorum. Ha ama ayaklarıma bir şey bulamadım. Çorap:)+patik:)+panduf:) kombosuyla bile hala buz gibi olabiliyorlar. ¯\_(ツ)_/¯
0
Amaranta ursula
(08.12.21)
(10)

Maaş sorusu

dissendium
Şu ilandaki pozisyon için maaş ne olur sizce?https://www.kariyer.net/is-ilani/tufan-demir-celik-san-tic-a-s-fabrika-muduru-2917315
Şu ilandaki pozisyon için maaş ne olur sizce?

www.kariyer.net
0
dissendium
(07.12.21)
80 bin tl
0
himmet dayi
(07.12.21)
Maksimum 40-45 bin brüt, o da 2022 maaşı.
0
gabe h coud
(07.12.21)
Bu sene başlarında 7-8 bin aylık alırdı. Şu an 10.000 civarı olur diye tahmin ediyorum
0
monicapp
(07.12.21)
40 küsur brüt +1
0
pispinti
(07.12.21)
@monicapp, fabrika müdürüne 7, 8 bin lira verilmesi imkânsız.
0
🌸dissendium
(07.12.21)
Tamamen sallıyorum. 20bin falan bence
0
dafuq
(07.12.21)
20-25k + araç + diğer yan haklar.
0
golgi aygıtı
(07.12.21)
25bin bürüt, fazla istenirse olmaz o iş.
0
ravenudon
(08.12.21)
Çok sağlam rakamlar verenler olmuş, sektörden birisi olarak diyorum ki, tamamen şirkete bağlı olmakla birlikte 12-16 net arası olur diye düşünüyorum.
0
va
(08.12.21)
4 farklı şehirde fabrikası olan şirketin tek ik’sı bendim. Birazcık biliyorum bu işleri :)
0
monicapp
(09.12.21)
(4)

Yılbaşı hediyesi

SiyamkedisiZorro
Kızlarıma alacağım. Yakın zamanda doğumgünü olduğu için ikisine de hediye aldım. Büyük (16) daha kolay gibi ama küçük (12) çok zor. Resim yapmayı sevdiği için doğumgününde profi boya kalemi seti aldım, ablam ve dedesi de bir kursa yazdırdılar. Kıyafet istemiyor, en düşüncesizce alınmış hediye olarak
Kızlarıma alacağım. Yakın zamanda doğumgünü olduğu için ikisine de hediye aldım. Büyük (16) daha kolay gibi ama küçük (12) çok zor. Resim yapmayı sevdiği için doğumgününde profi boya kalemi seti aldım, ablam ve dedesi de bir kursa yazdırdılar. Kıyafet istemiyor, en düşüncesizce alınmış hediye olarak kabul ediyor.
O yaş dönemi için (bilgisayar haricinde) oyuncak vs. hediye tavsiye edebilecek var mıdır?
0
SiyamkedisiZorro
(07.12.21)
Bence kıyafet alıp "bu kıyafete ulaşamayan milyonlar var" mesajı içeren bir fotoğrafla hem hediye hem de ders verebilirsiniz.
0
dissendium
(07.12.21)
müzik enstrümanı, bisiklet, kaykay, paten, vr
0
gabe h coud
(07.12.21)
Küçük, kompakt, renkli bir dijital kamera. (ya da polaroid)
0
archmage mahmut
(07.12.21)
Beraber olduğunuz bir fotoğrafınızı basıp çerçeveletebilirsiniz. Benim bilmediğim 3d vs neler neler vardır şimdi kimbilir eski usül çerçeve yerine. Sizin ön sözünüzle başlayan bir anı defteri, 100 tane dilek yazdığınız fişlerden oluşan dilek kavanozu, her güne güzel bir söz... hediyede işlevsellik çok önemli tabii ki ama anı mı bıraksanız böyle
0
buraya yalniz uyanmak icin geldim
(07.12.21)
(11)

Eski ilişkideki hatalarınız yüzünden cezalandırıldığınızı hiç düşündünüz mü

magni
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, t
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.

Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, toparlayıcı olmaya çalıştı. O zamanlar yanlış yaptığımı göremiyordum tabii, ona kızıyordum. Ama aradan zaman geçip de kendi fotoğrafına baktığında, net bir yüzleşme yaşıyorsun.

O kızdan sonra hayatımda pek çok denemem oldu. Onun ardından, hep en ufak bir sıkıntı baş gösterdiğinde çizgisini çeken, istediği olmayınca anında uzaklaşma yolunu tercih eden insanlara denk geldim. "Eski kız arkadaşım melekmiş meğer" düşüncesi defalarca aklımdan geçti bu süreçte.

Sanki geçmişte ona yaptığım hatalar yüzünden hayat beni cezalandırıyor gibi hissetmeye başladım, hiç böyle bir kafaya girdiğiniz oldu mu sizin de? "Ben onun değerini bilemedim ve hayat artık karşıma bu tür insanları çıkararak bedel ödetiyor" falan gibi bir şey yani?
0
magni
(07.12.21)
adına karma diyoruz
sonsuza kadar sürmez
0
bir soru sorcam
(07.12.21)
Yok öyle bir şey. Tamamen algıda seçicilik. Hiç kimse mükemmel değildir, bence vicdan azabı çekmene gerek yok. Bu ilk zorlukta uzama olayı genelde yaşla alakalı bir şey, kafana takma.
0
roket adam
(07.12.21)
Hayır hiç olmadı. Eski sevgiliye şımarıklık yapmış olmak hayatının devamında bedel ödemeni gerektirecek kadar evil bir şey değil. Bu rasyonel bir şey de değil zaten. Pişmanlık belki seni o yönde düşünmeye itiyor. Psikolojide vardır mutlaka karşılığı.
0
IncredibleMau
(07.12.21)
benzerini yaşattım yaşadım. çok uzun süre bu yüzden lanetlendiğimi düşündüm ama bence yeterince burnum sürttü.
0
lcha
(07.12.21)
sanki var gibi böyle bir şey. algıda seçicilik olduğu büyük ihtimal de, böyle bir şeyin olması ihtimali hayatı daha anlamlı kılmıyor mu?

tam tersini düşün. sürüm sürüm sürünsün istemez misin :)
0
gabe h coud
(07.12.21)
Böyle şeyler daha ziyade yeni tanıştığınız insanları eski sevgilinizle kıyaslamanızdan kaynaklanıyor. Eğer kendinizin de hatalı olduğuna inanmışsanız bu da tuzu biberi oluyor.

Kendinizde gördüğünüz hataları yapmamaya çalışın, yeni tanıştığınız insanları da eski sevgilinizle kıyaslamayın. Her soruna herkes aynı şekilde yaklaşmaz. Siz eski sevgilinize ayarlı bir sorun çözme dürtüsüne sahip olabilirsiniz. Bu başka biriyle bu sorunları çözemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, sadece başka yolları denemelisiniz.
0
akhenaten
(07.12.21)
Düşünmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.12.21)
Hayır. Kader/karma/ilahi adalet inanmam.
0
jazzabel
(07.12.21)
Varsa karmanın bile bir ekonomisi olsa gerek. Haksızlık yaptığınız bir ilişkiye karşılık sizin haksızlığa uğradığınız bir ilişki. Bütün ilişkileriniz kötü gidecek diye düşünmemek lazım...
0
the thrill of the chase
(07.12.21)
Ben karmaya inanıyorum. Eden bulur.
0
geçerkenugradım
(08.12.21)
yanlış anlamayın eskiden ben de aynı şekilde düşünüyordum. ancak şu bir gerçek ki eski kız arkadaşınızın sizden tamamen ayrıldıktan sonra hayatınızı yönetebilmek gibi gizli güçleri olsaydı emin olun sizle hiç uğraşmazdı kendi devletini kurar kraliçe olurdu :)

muhtemelen daha farklı bir şehire/ortama girdiğiniz için arkadaş çevreniz değişmiş ve insanların ilişki anlamında daha rekabetçi olduğu bir ortama girmişsiniz.(belki istanbul bilemem tabi) bir de tabi boşluğa düşmüş gibi hissediyorsunuz beklentiniz karşılanmayınca. Bunlar doğaldır ve eski kız arkadaşınızla diğer potansiyel kız arkadaşlarınız arasında korrealasyon kurmanız sadece hepsinin cinsiyetinden kaynaklanıyor tek ortak noktaları bu.

Hayat devam ediyor, geçmiş eski bir tiyatro sahnesi, perdeyi aralasanız bile artık cansız. Bunları düşünmektense anın akışına bırakın kendinizi. En azından değiştirebilme şansınız var bazı şeyleri.

Ayrıca bu dünyada adalet yoktur.
0
stavroqin
(12.12.21)
(5)

ingilize basit bir soru?

beyinter
why your sister is so happy?why is your sister so happy?bu iki cümle yapısal olarak doğru mu ve çevirileri nedir?
why your sister is so happy?
why is your sister so happy?

bu iki cümle yapısal olarak doğru mu ve çevirileri nedir?
0
beyinter
(07.12.21)
İkincisi soru ilki devam edecek olan bir cümlenin öznesi

İkincisi: neden kız kardeşin bu kadar mutlu?
İlki: kız kardeşinin bu kadar mutlu olmasının sebebi
0
but that was just a dream
(07.12.21)
bu halleriyle ilki cümle değil. ikincisi bir cümle.

ilkini şöyle kullanabiliriz:

can you tell me why your sister is so happy?

ikincisini doğrudan yazdığınız gibi kullanabilirsiniz.
0
co2s2
(07.12.21)
>> anahtar sözcük "noun clauses" daha detaylı incelemek istiyorsanız.
0
kucukne
(07.12.21)
Günlük kullanım için ikisi de doğru, ikincisi daha kurallı.

İkisi de kız kardeşin neden sinirli olduğunu soruyor ancak kimi duygu durumlarında farklı nüanslar verip, biri diğerine göre daha doğal durabilir. Birinci cümle "neden senin kız kardeşin hep bu kadar mutlu olmak zorunda, çok tuhaf biri değil mi?" gibi bir anlam içerebilir mesela, ancak ikinci cümle "neden kız kardeşin bugün bu kadar mutlu, bir şey mi oldu?" anlamını daha düzgün karşılar.

Kurallı olmayan her cümle yanlıştır demek konuşma dilini hesaba katmamak olur, bu açıdan ikisi de doğru.
0
akhenaten
(07.12.21)
ikisinde de aynı soruyu, kız kardeşin neden bu kadar mutlu? sorusunu soruyorsak, ikincisi doğru. ilkinde "is" cümlede hiç olmazsa daha doğru, konuşma dilinde buradaki is yutulabilir, ya da göçmenlerin kullanımına benzetilebilir. ama yeri öyle sonda olmaz. ignorant, ignorant! derler adama.
0
gabe h coud
(07.12.21)
(2)

kamu sm e-imza

dali dili havali korna
bu nerelerde kullanılıyor? örneğin bu sertifika sayesinde devlet dairesine ya da bankaya vs gitmeden halledebildiğiniz işlemler var mı?
bu nerelerde kullanılıyor? örneğin bu sertifika sayesinde devlet dairesine ya da bankaya vs gitmeden halledebildiğiniz işlemler var mı?
0
dali dili havali korna
(07.12.21)
şirketin sermaye ve yönetim kurulundaki değişiklikleri güncellemek için MKK sitesine e-imza dışında girilemiyor.

epdk sitesine giriş çeşitlerinden biri (mobil imza, e-imza, e devlet)

Başka devlet kurumları da vardır mutlaka.
0
gabe h coud
(07.12.21)
içişleri e belediye sistemine de e imza ile giriliyor.
0
Darto
(07.12.21)
(4)

gelen msj ?

sweetoffice
yurtdisindan kolay numara alinabilen bir no'dan whatsapp uzerinden mesaj geldi, yeni arkadas ariyorum vb. fotolar filan yollamis hemen ben daha bir satir yazmadan (ingilizce yazmis ve abd yasiyorum diye) sizce bu tanidik biri midir yoksa baska bir sey mi ?
yurtdisindan kolay numara alinabilen bir no'dan whatsapp uzerinden mesaj geldi, yeni arkadas ariyorum vb. fotolar filan yollamis hemen ben daha bir satir yazmadan (ingilizce yazmis ve abd yasiyorum diye) sizce bu tanidik biri midir yoksa baska bir sey mi ?
0
sweetoffice
(07.12.21)
tanıdık değilse yazacak mısın?
0
malheiros
(07.12.21)
scam

buna benzer

eksisozluk.com
0
gabe h coud
(07.12.21)
kesinlikle tanıdıktır.
0
Darto
(07.12.21)
dalga geçmeye çalışan tanıdık yada dolandırıcı. her türlü engelle geç
0
srjkvon
(07.12.21)
(3)

Bekçiler kralındaki ismail hakkı kimdir?

karayel
Sb
Sb
0
karayel
(07.12.21)
Bebeğe koyduğu isim mi?

Eğer yönetmen/senarist bir gönderme yapmadıysa ben izlediğimde şunu anlıyorum;

Tüple ilgili isim türetmeye çalışırken, son anda normal bir isim veriyor bebeğe, gülümsetiyor.
0
John Bloor
(07.12.21)
Kemal Sunal filmlerinde dini yönü olan isimlere ilgili her daim tuhaf bir temas söz konusu.
Bu da ona benziyor.
apti (aslı Abdullah), Osman,
Tosun paşada ibram hitabı
Şaban'ı söylemeye zaten gerek yok
0
Erva
(07.12.21)
www.youtube.com

sanıyorum ki şudur:

www.cumhuriyet.com.tr

İsmet İnönü’nün Çok Partili Rejim’e geçmesi sayesinde iktidara gelen Demokrat Parti, Demokratik Rejimi geliştireceğine, Tek Parti Dönemi’ni mumla aratan baskıcı uygulamalara girişmiş ve Demokrasiyi katletmişti:
CHP’nin mallarına el koymuş, solcuları tutuklamış, Köy Enstitülerini ve Halkevlerini kapatmış, basın özgürlüğüne çeşitli sınırlamalar ve kısıtlamalar getirerek politikacıların ve bürokratların yolsuzluk ve hırsızlık haberlerine de yasak koymuştu.
Muhalefetteki sınırlı gücüyle kendi eseri olan Demokratik Rejimi korumak isteyen CHP, iktidar mensuplarının rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık haberleri dolayısıyla yargılanan, yargılanacak olan basın mensuplarına iddialarını “İspat Hakkı” verilmesini istiyordu.
Demokrat Parti mensupları ise CHP’nin gazetecilere “İspat Hakkı” tanınması önerisine karşı çıkıyor ve karşı çıkmakla da kalmayıp bu öneriyle “İspat Hakkı mı, İsmail Hakkı mı?” diyerek alay ediyorlardı.
0
gabe h coud
(07.12.21)
(8)

sevgilimi unutamıyorum

aeroknight
samsun başıma yıkıldı adeta. her şeyi güzel gittiğinin ertesi günü bir anda ayrılalım mı mesajını aldım ve yıkıldım. ne işe odaklanabiliyorum ne okula. günlerdir uyuyamıyorum ve çok sinirliyim, yüzüm düştü, motivasyonum yok. mesaj attım 2 hafta sonra çok özledim diye ben artık hiçbir şeyini istemiyo
samsun başıma yıkıldı adeta. her şeyi güzel gittiğinin ertesi günü bir anda ayrılalım mı mesajını aldım ve yıkıldım. ne işe odaklanabiliyorum ne okula. günlerdir uyuyamıyorum ve çok sinirliyim, yüzüm düştü, motivasyonum yok. mesaj attım 2 hafta sonra çok özledim diye ben artık hiçbir şeyini istemiyorum deyip engelledi beni. ne yapmalıyım?
0
aeroknight
(06.12.21)
ne kadar süredir beraberdiniz?
0
chezidek
(06.12.21)
1 sene tam olarak
0
🌸aeroknight
(06.12.21)
hocam "her şeyin güzel gittiği" 1 senelik bir beraberliğin ardından zart diye ayrılalım mesajı attıysa o zamana kadar güzel gitmeyen bir şeyler vardır.

şu an anlatmaktan imtina ettiğin bir şeyler mi var?

yüz yüze görüştüğünüz bir insan mıydı? yoksa uzaktan mesajla idare edilen bir şey mi?
0
chezidek
(06.12.21)
haklıysan da haksızsan da ceketi alıp gitme vaktidir. önceliğin kendine saygını korumak olsun. gelecekte benzeri hataları yapmamak için muhasebe yapman gerek. bunun için bolca vaktin var. kendine üzülerek vakit kaybetmeye gerek yok.
0
zgrydn
(06.12.21)
1 senede yine aşırı bağlanmamışsındır. Çivi çiviyi söker. Yalnız kalma, durumun varsa bir kaç ay para harca kendine.

Onu da kendi zihninde şekillendirdiğin gibi düşünme, idealine oturtma. Düşündüğün kişi değilmiş. Onu her özlediğinde bunu kendine hatırlat.

Ve onu hatırlatacak ne varsa hayatından çıkar.
0
gabe h coud
(07.12.21)
Çivi çiviyi söker +1. Yolunuza bakacaksınız başka çaresi yok bu ölüyorum bitiyorum halleri maalesef ilişkinin sizin için bir takıntıya dönüştüğünü gösterir.

Seneler evvel 20 li yaşlarımdayken 4 senelik sevgilimle benzer bir şekilde ilişkimiz bitmişti, aynen sizin durumunuzdaki gibiydim. Sonra birkaç ay geçti ve yeni bir kadınla tanıştım ve o kadın bana 4 senemi bomboş, sevgisiz ve çaresiz geçirdiğimi gösterdi. Sonra onunla da ayrıldık ama gerçek ikili ilişkinin nasıl olması gerektiğini artık çok iyi biliyorum.

Yani yol uzun, ağlaya ağlaya yere bakarak yürümektense başınızı dimdik tutup hayat yolundaki diğer tüm güzelliklere odaklanın.
0
apocalipy
(07.12.21)
o yokken ne yapıyorsan onu yapmalısın, mümkünse beraber takıldığın yerlere gitme.

mümkünse fiziksel efor sarfetmen gereken şeylere vakit ayır, daha önce keyif aldığın şeylerden şimdi keyif almayacaksın ancak yeni şeyleri deneyebilirsin, dart oynamak, bilardo oynamaya başla mesela.

ikinci olarak şu an keyfin olmadığı için her şey sana yük gelir, o yükü taşıyacaksın, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaksın.

birisi senin bütün yeteneklerini becerilerini zekanı elinden alabilir mi?
0
selam
(07.12.21)
Aynısını yaşadım birebir. Tabii 13 sene önceydi benimki. Ne zaman istersen mesaj atıp içini dökebilirsin.


söyleyeceğim şey, bekleme gelmez. Gelse de hayrı olmaz, yoluna bak. zaman geçecek unutacaksın zaten.
0
lcha
(08.12.21)
(17)

Hayatınız boyunca sizce size kaç kere aşık oldular?

osssy
Ve yaşınız kaç?
Ve yaşınız kaç?
0
osssy
(06.12.21)
Sıfır.

30.
0
amateur
(06.12.21)
bir veya iki sanırım. yaşım 27. bazılarında kendi aptallığımdan dolayı da olsa her ilişkimde terk edildim ama, o açıdan ha hiç olmamış ha 20 olmuş çok umrumda değil, sonuç olarak hep enkaz hehe.
0
der meister
(06.12.21)
35 E.

iki diyorum.
0
chezidek
(06.12.21)
yakında 25 olacağım, zıffır :)
0
rose parks
(06.12.21)
3 diye biliyorum.
0
Bruce
(06.12.21)
İnsan böyle bi şeyden nasıl emin olur ki çok sanarsın hiçtir hiç sanarsın beştir falan.
0
kulaktan dolma biber
(06.12.21)
@kulaktan dolma biber: hocam insan anlar, öyle deme.
0
chezidek
(06.12.21)
Bildiğim 4.
3’ü karşılıklıydı.
Platonikleri ya da güzel arabayı görünce aşık olduğunu sananları saymadım :)

Yaş 37
0
gabe h coud
(07.12.21)
Böyle bir şeyi nasıl bilebiliriz ki? Kaç kişi aşkını itiraf etti dersek abidik gubidik tanışır tanışmaz aşık oldum diyen veya anonim yazan tipleri hiç hatırlamıyorum. Kadınların başına çok fazla bu tarz olay geliyor.
Ama zaten hayatımda olanlardan 13 tanesi söyledi bu zamana kadar, 7 tanesi sevgilimdi. Kendisi gelip söylemeyen ama benim tahmin ettiğim kişileri hesaba katmadım çünkü sağlıklı veri değil. Yaşım 26
0
eatpraylaw
(07.12.21)
19 yaşında iken biri aşık oldu onu da trafik kazasında kaybettim.
0
cilekli pasta
(07.12.21)
benim bildiğim 4.
yaş 27
0
epleindebisous
(07.12.21)
soru sizden hoşlandı, size açıldı, sizi beğendi, sizi çok çekici buldu, sizle sevişti değil arkadaşlar. hata payı olur muhakkak ama genel olarak anlaşılan bir şey bu bana kalırsa.
0
🌸osssy
(07.12.21)
2. 30 kıymetleri bilinemedi tabi aşık olduklarında da 20 lerdeydim
0
vasilias
(07.12.21)
0 yazıyla sıfır.

32 E.
0
put it in your appropriate place
(07.12.21)
Karsı taraftan emin olamayız bence ama 3 olabilir.
27 E
Çünkü çoğu zaman kendimden bile emin olamıyorum.
0
ananiyimioguz
(07.12.21)
33, bildiğim kadarıyla 2. ben de 3 kere aşık oldum.
0
reanarchy
(09.12.21)
En doğru yorumu dolma biber yapmış ama tik atılmamış.

Ben de aynı şeyi söyleyecektim.
0
Avoiding The Puddle
(10.12.21)
(6)

Çabuk tozlanan ev: Ne yapmalı?

Berck
Merhaba. Yeni bir eve çıktım ve ev aşırı çabuk tozlanıyor.Tozları aldıktan birkaç gün sonra hemen masalar, yerler, halılar falan yeniden yoğun toz olmaya başlıyor. Eski evim hiç böyle değildi. Tam burnumuzun dibinde değil ama sokağın yakınlarında inşaat var, onun da etkisi vardır belki.2. katta otur
Merhaba. Yeni bir eve çıktım ve ev aşırı çabuk tozlanıyor.

Tozları aldıktan birkaç gün sonra hemen masalar, yerler, halılar falan yeniden yoğun toz olmaya başlıyor. Eski evim hiç böyle değildi. Tam burnumuzun dibinde değil ama sokağın yakınlarında inşaat var, onun da etkisi vardır belki.

2. katta oturuyorum bu arada.

Bu toz belasına dair yapabileceğim bir şeyler var mıdır acaba?
0
Berck
(06.12.21)
Sizden önce evde alçı işi yapıldıysa duvarlara yavana falan toz yapışıyor. Silinmesi lazım. Aynı toz yere de yapışıyor. Temizlemesi çok zor.

Kurutma makinesi vs kullanmıyorsanız o da çok toz yapıyor. Kışın çok toz girmiyo bizim eve dışarıdan. O yüzden o konuyu eledim.
0
zimbirik
(06.12.21)
Hayalimdeki başlık:)
Aynı konudan muzdaribim. Gündüz sürekli camı açık tutuyorum, siliyorum ertesi gün tekrar toz.
Ben kokulu mum vb de seviyorum, bunlar da özellikle elektronik eşya üzerine yapışıyormuş zerrecik olarak.

Onun dışında havalandırma cihazı öneren bir arkadaşım olmuştu, bunun için değil ama başka bir nedenle aldım ve sıfır etki.

Bir arkadaşım da Karfur'da satılan bir silikon temizleyici olduğunu söyledi yüzeyler için, o denenebilir.
0
dreamnesiac
(06.12.21)
Kitaplar ve kağıt ürünler kapalı raflarda (cam kapaklı vs) veya dolaplarda olacak.
Etrafta çamaşır, tekstil ürünü olmayacak. Peteklerde kazak, nevresim kurutmayın mesela
Ev yerden ısıtmalıysa bu toz olayı normal sayılır, fitreli havalandırma cihazları falan gerekir.
Halılar varsa yün halı olmayacak, yeni alındıysa mutlaka 1-2 defa halı yıkamayayıcıya verilecek.
Canları mümkünse diklemesine, tilt haraketiyle açın havalandırırken.
Portmanto dış kapıya yakın ve kapalı model olsun, özellikle kışın kalın paltolar, dış kıyafetler, çantalar vs çok toz taşıyor.
Petekler varsa arkalarını iyi temizleyin oralarda çok yumak birikip yavaş yavaş uçuşuyor eve.
Görüntü çirkin olur ama sokaktaki inşaat bitene kadar pencere önlerine, evi havalandırırken ıslak pamuklu bez bırakabilirsiniz.
0
rewlack
(06.12.21)
çare robot süpürge. hergün çalışınca evdeki toz miktarı acayip azalıyor.
0
benaslinda
(07.12.21)
bütçe varsa çare şu

www.dyson.com.tr
0
gabe h coud
(07.12.21)
Bende paylaşılan Dyson temizleyicilerden var, hava temizleme ısıtma soğutma vb gerçekten iyi ama tozlara etkisi yok maalesef.
Bilginiz olsun
0
dreamnesiac
(07.12.21)
(8)

Hamburg gezi önerisi

en bi orijinal
Merhabalar,Hazır noel pazarları açılmışken kısa bir kış gezisi yapalım dedik ve 16-19 Aralık tarihlerinde Hamburg'da olacağız. Gezi programı konusunda yardımcı olabilecek kimse var mı? -Web'de çok aradım ama bulamadım, şehirde outle AVM var mı?-Opera binası, belediye binası ve 3 kilise dışında mutla
Merhabalar,

Hazır noel pazarları açılmışken kısa bir kış gezisi yapalım dedik ve 16-19 Aralık tarihlerinde Hamburg'da olacağız. Gezi programı konusunda yardımcı olabilecek kimse var mı?

-Web'de çok aradım ama bulamadım, şehirde outle AVM var mı?
-Opera binası, belediye binası ve 3 kilise dışında mutlaka gör diyeceğiniz tarihi bir yapı var mı?
-Reeperbahn ve St. Pauli, Elbe Tüneli, Alster gölü dışında görmeden dönme dediğiniz bir bölge var mı?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
en bi orijinal
(06.12.21)
merhaba,
noel pazarları çoğu kentte küçük bir alanda açılıyor ve çoğu şehirde 2g kuralı var. aşılı olsanız bile çoğu yere girişte test olmanız gerekebilir. seyahat planınızı gözden geçirmenizi öneririm.
0
megasalexandros
(06.12.21)
Hamburg Noel pazarları yönünden en iyi bölgelerden birisi

-Jungfernstieg'de beyaz çadırlar kuruluyordu. Burayı da görmeniz tavsiye olunur.
-Reeperbahn ve St. Pauli'de ilginç ve garip şovlar olabiliyor :)

hamburgguide.dk
0
Northern Mariner
(06.12.21)
miniatur wonderland
0
tsubasa
(07.12.21)
Yanınızda size gerektiğinde dur diyecek biri olsun. Strip club’larda bir anda 300-500 eurolar konuşuluyor. Biramızı içip gideceğiz diyebilin.
0
gabe h coud
(07.12.21)
ben yakın zamanda gittim hamburg'a. açıkçası bir bok yok şehirde. üç gün bence fazla gelir. hafencity'deki kanallar ve suya sıfır yapılmış yapılar güzel. opera binası güzel. bir de yanık bir kilise vardı orayı beğendim. onun dışında turist için sıkıcı bir şehir bence. belki yaşaması daha zevklidir.

hele o st pauli'nin varoşluğuna maks. 15 dakika falan dayanabildim. aksaray gibi bir yer. daha önce hiç red light district görmediysen ilginç gelebilir belki.
0
sir gawain
(07.12.21)
Güzel hayal etmişsiniz ama Hamburg a kış ayında 3 gün çok fazla. Iyi eğlenceler
0
lion de la Turquie
(07.12.21)
ilginizi çekeceğini düşünürseniz sabahın köründe "fischmarkt"
Hiçbir şey almayacak olsanız da herhangi bir bit pazarına da bakın derim.
0
michael_knight
(07.12.21)
Çok teşekkürler herkese. Programa cevaplarınızın çok katkısı oldu:) Selamlar.
0
🌸en bi orijinal
(08.12.21)
(9)

evde içtiğinizi suyu şişeden mi bardaktan mı içiyorsunuz?

ShadowOfMoon
ben plastik şişeyi doldurup içiyorum sürekli 1 litre. gece uyurken de yanımda duruyor . kırılma derdi vs yok.ama plastikten kurtulmak da istiyorum bir yandan. bardak sevmiyorum. metal termos belki olabilir ama temizliği zor olabilirdezavantajları var tabi. ağız kısmı sürekli kirlenebiliyor.siz nasıl
ben plastik şişeyi doldurup içiyorum sürekli 1 litre. gece uyurken de yanımda duruyor . kırılma derdi vs yok.

ama plastikten kurtulmak da istiyorum bir yandan. bardak sevmiyorum. metal termos belki olabilir ama temizliği zor olabilir

dezavantajları var tabi. ağız kısmı sürekli kirlenebiliyor.

siz nasıl içiyorsunuz? sürahi-bardak mı
0
ShadowOfMoon
(06.12.21)
her turlusunu iciyorum yatarken siseden icmek daha iyi tupperware suluk kullaniyorum veya bira bardagina hem genis oluyo hem devrilmiyo(kedi var)
0
ala09
(06.12.21)
bardaktan su icmeyi sevmem. musluktan ya da siseden.
0
camussar
(06.12.21)
75 cl'lik büyük bardakta içiyorum. bi cam bi de contigo suluğum var aslında ama temizliğiyle uğraşmak zor. bardak kirlenince makineye, yerine yenisi. şişeyi elle temizlemek işkence, hem sürekli kullandığın için 2-3 gün de bir temizlemen gerekiyor yoksa ağzı ayrı içi ayrı kirleniyor.
0
Bruce
(06.12.21)
Çalışırken masaya termos bardakla alıyorum, bir tane de başucumda duruyor. Diğer zamanlarda büyük cam bardak.
0
kobuzchu kiz
(06.12.21)
Cam siseden.
0
kaptankedi
(06.12.21)
Tıpasını kaybettiğim Starbucks'ın şu termosundan var: encrypted-tbn0.gstatic.com

Yaklaşık 4 seneden beri yaz kış evde suluk niyetine kullanıyorum. Evde bardaktan su içtiğim çok nadir. Metal termos iyidir özetle, temizliği de zor değil aslında.
0
Amaranta ursula
(06.12.21)
gece bardagin icinde ne var kontrol etmek mumkun degil (sinekler dusebiliyor maalesef) o yuzden sise.
0
yoggi
(07.12.21)
Cam bardaktan içiyorum. Bir bardaktan bir defa su içerim.

Paşabahçe'nin dev bardakları var, onlardan aldım.

www.hepsiburada.com

Bunun gibi.
0
hayirsiz
(07.12.21)
Şu setten var evde ama gold değil gümüş.

www.bernardo.com.tr
0
gabe h coud
(07.12.21)
(20)

duze cikacagimiza inanmak

in vino veritas
ya cok da uzun zaman surmeyecek ve ulkede isler yoluna girecek gibi geliyor bana. tabii bunu dusundurecek hicbir sey yok bildiginiz gibi, ulkede su an hicbir sey iyiye gitmiyor gibi gorunuyor ama nedense o iyimser inanc da gitmiyor icimden. bi noktada isler duzelmeye baslayacak cunku dibin dibi arti
ya cok da uzun zaman surmeyecek ve ulkede isler yoluna girecek gibi geliyor bana. tabii bunu dusundurecek hicbir sey yok bildiginiz gibi, ulkede su an hicbir sey iyiye gitmiyor gibi gorunuyor ama nedense o iyimser inanc da gitmiyor icimden. bi noktada isler duzelmeye baslayacak cunku dibin dibi artik buralar olmali sanki?

sizde durumlar nasil? ne dusunuyor/hissediyorsunuz?

bonus soru: oldu da gercekten refah seviyesi yukselmeye baslayan bir ulkeye donustuk, su an yapamadiginiz neyi yapmayi istersiniz?
0
in vino veritas
(05.12.21)
dibin dibine coook uzagiz. dunyadaki bazi ulkeleri hayal et. turkiye tarihinde dibin dibine yakiniz evet, ama genel resimde olabilecek diplere kiyasla dipte degiliz henuz.
0
robokot
(05.12.21)
youtu.be

bu bölüm iyiydi konuyla ilgili, girişteki geyik kısmını geçip 2.50 den başlayabilirsin
0
freebird5406_2
(05.12.21)
Ben kısa vadede karamsar, uzun vadede iyimser bi insanım.

Mesela yarın, haftaya ya da önümüzdeki ay herhangi bir şeyin düzeleceğini düşünmüyorum, ve hiçbir zaman "önümüzdeki ay daha iyi olacak" demeyecek olmama rağmen, 2-3 yıl sonrası için umutluyum :)

Mantık yürütürsem de ölürse biraz toparlarız, yoksa önümüz kavga dövüş gibi görünüyor diyorum.

Valla ortam düzelirse ev alıcam. Ara sıra bakıyorum, market saçma sapan bir noktada. Babamın X dolara aldığı evi şu an 3X dolara alamıyorum, akıl mantık alır gibi değil.
0
plutongezegendegilmi
(05.12.21)
94 ve 2001 krizlerini, eski özal-ecevit-çiller vs kötü yönetimleri hatırlamayanlar için eyvah bittik korkusu normal. türkiyenin ilk defa içinden geçtiği-yaşadığı bir durum değil bu. o günlerden bu günlere gelindiğine göre. şu noktadan da ileriye gidilir.

bizim toparlanmamız zateni suniydi. bilimde, teknolojide imalatta, eğitimde dev adımlar atmadık. dünyadaki parasal rahatlamanın bir de cepten yemenin tadını çıkardık diyelim.

sistemler kendi dengelerini bulur. dolar yükselir ithalat mecburen düşer ihracat bir miktar artar. zengin gene zengin olmaya devam eder. orta halli kesim her sene telefon değiştiremez, yeni çıkan playstationu alamaz ama hayatta kalır. ülkenin %30 belki 40'ını oluşturan dar gelirli kesim zaten yaşamıyordu onlara da nefes alacakları bir asgari ücret biçilir. eski kaldıkları yerden dost yoğurt ve yurt konserve ile hayatlarına devam ederler.
0
orpheus
(05.12.21)
@robokot, evet ama kendi sartlari icinde degerlendirmek lazim diye dusunuyorum ulkeleri ve milletleri. turkiye'nin (osmanli zamanini da hesaba katarsak) turk tarihi icinde her bakimdan bu kadar fakirlestirilmis ve sayginligini yitirmis oldugu donem herhalde kurtulus savasi zamaniydi ve o cirpinis ve mucadele yepyeni cagdas bir ulkeyi dogurdu kullerinden. afrikada bir kabilenin yillarca suregelmis fakirligi ve hayat standartlariyla kiyaslanamaz sanki bizim yasadigimiz durum. yoksa dunya uzerinde tabii ki cok kotu durumda ulkeler var ama sartlar farkli. ya da bana oyle geliyor ne bileyim. ben de size soruyorum iste :)
0
🌸in vino veritas
(05.12.21)
@orpheus, benim de sanirim o umutlu olma sebebim bilinc altimda duran 94 ve 2001 krizlerinin atlatildigi ve suni de olsa toparlanma yasadigimiz donemin varligi dusuncesi. ama aslinda dediginiz gibi suni bir toparlanmaydi o krizlerin sonrasi. dunyada da dolar boldu, kullanabilenler guney kore filan oldu, kullanamayan da iste muteahhit cenneti oldu beton denizine donustu. simdi piyasadan cekilen dolarlarin sancisini yasiyoruz malum. dolayisiyla o krizlerin sonrasinda olumlu, ise yarar adimlar atilmadigi icin suni iyilesme doneminin de gectigini dusunursek daha iyiye gidemeyecegizi mi dusunmek gerekiyor yoksa yine bir sekilde atlatiriz, hep atlattik dusuncesine mi siginmak gerekiyor? ya da bu iyimserlik mi oluyor onu kestiremiyorum.
0
🌸in vino veritas
(06.12.21)
Düzeleceğiz . sürekli zarar sorun dert üzerine hayat sürmez.
0
Erva
(06.12.21)
2005 - 2014 arası mb'de üst düzey çalışmış biri geçen gün "2013'te ki kişi başı gelire ulaşmamız yaklaşık 6 sene sürer. bugün seçim olsa işinin ehli bir kadro gelse 2028'e kadar anca toparlar" demişti. var oradan hesap et.

ben burada da uzun zamanlar en umutlulardandım ama artık benim de kalmadı umudum falan
0
avatar is back
(06.12.21)
2023’ten sonra uzun bir süre döviz yükselmeyecek, TL ve döviz bazında gelirimiz artacak. Borsa bir kaç sene sürecek ralli yapacak. O zamana kadar daha zor günler bizi bekliyor.
0
gabe h coud
(06.12.21)
@in vino veritas: kabilelerden bahsetmiyorum da, gorece ortadan / yuksekten / umut vadetmekten ne kadar dusulebileceginden bahsediyordum aslinda. Aklima gelen bazi ornek ulkeler: iran, lubnan, tunus, libya, arjantin, suriye, kore savasi sonrasi kuzey kore vs. beterin beteri var, dibin dusmesi her zaman mumkun.
0
robokot
(06.12.21)
@gabe h coud Bu hangi iktisadi teoriye ya da basitçe neye dayanıyor merak ettim?

Soruya cevaben zaman göreceli, uzun vadenin ve orta vadenin tanımı da değişen şeyler. Ben gerekli yapısal adımlar atılırsa uzun vadede olumluya dönebileceğini düşünenlerdenim.
0
dreamnesiac
(06.12.21)
Dün Habertürk kanalında 3:30 dakika uzunluğunda kaliteli bi ekonomi programı izledim ve ülkede işlerin daha kötüye gideceğini anladım. İzlerseniz siz de anlarsınız. Er ya da geç gerçeklerle yüzleşmek gerek. Bunlar güzel günlerimiz.
0
dakota
(06.12.21)
Türkiye bu insan topluluğuyla buradaki hiçbir kullanıcının ömrü boyunca düze çıkamaz. İçinde bulunduğumuz durum basit bir ekonomik kriz ya da denge şaşmasından çok daha öte, türk toplumunun ilerlemek adına yaşaması gereken bir "orta çağ". Ekonomik sıkıntılar bunun sadece mevcut yansıması.

Bu ülke dolar 2 lirayken de yaşanacak bir yer değildi. Bu insanlar tarımsal üretim yükselişteyken de ülkeye beşeri bir katkı sağlamıyordu.

Tabii biraz da bakış açısıyla alakalı, nereyi düzlük nereyi bataklık dışı kabul ediyoruz? Beklenti ne? Benim bahsettiğim düzlük "muasır medeniyetler seviyesi", ama yok biz yine kendi en düz halimizi arıyoruz dersen, buna çıkılabilir ama o da dönemsel olacaktır. Her 20-25 senede 1 kendini resetliyor bu ülke, böyle bir çıkışa güvenemiyorsun da.
0
Bruce
(06.12.21)
Peki bu iyimserligin ulke ve ekonomi hakkinda olduguna ve baska bir sey hakkinda olmadigina emin miyiz?
0
dunal
(06.12.21)
twitter.com
Su olaylar bı bitsin
0
abuzer
(06.12.21)
Almanya ile aramızda 10 sene varsa, bir pakistan ile aramızda 250 yıl fark var diyebilirim. En ölü halimiz bile gerçekten kötü değil, son dönemdeki bu öldük bittik muhabbetleri yurtdışına çıkmak gerçekten zorlaştığı için çok konuşuluyor, yoksa bir abd'deki gencin de yaşadığı çok büyük problemler var, y kuşağı babasından daha fakir olan tek kuşak, bütün dünya çok büyük krizlerden geçiyor, ama her şeyi 3-5 tane fonlu influencer'dan öğrenmeye çalıştığımız için bunları görmüyoruz.. Bu 10 yıllık fark maddi olarak belki kolay kapanmaz ama yönetim, idare, kültür vs olarak kapanabilir. Nufusumuz çok, yapacak da çok iş var. Ben de bir çok arkadaşla aynı şekilde düşünüyorum ve kötümser değilim, gerçekten memleketini seven birkaç iyi adama bakıyor bir noktada kalkınmamız.

Ama genel olarak toplumsal kalkınmadan ziyade bireysel kalkınmaya daha çok önem veriyorum ben, yani kendim ve çevremdekiler olarak biz kalkınırsak çemişligezek köyündeki amca beni pek ilgilendirmiyor. Bireysel / ailesel kalkınma durumuma bakılırsa da almanya standartlarından daha iyi durumda yaşıyoruz, o yüzden birkaç konu hariç (otomobil mesela) genel olarak kafaya takacak bir durum yok. Beni bu muasır medeniyet seviyesinde yaşatacak işi gücü bulduktan sonra gerisi beni çok ilgilendirmiyor.
0
roket adam
(06.12.21)
Ben 2015 seçimleri sonrası bu ülkeden bir şey olmaz diyip ayrılmaya karar vermiştim. O günden beri daha da dibe gidiyor ama dibi görmedi.

Ha bu ülke öyle iran/afganistan olmaz ama malesef çok garip tipleri yetistirdiler son 10-15 yılda. Yani o olmasa da bu ülke ne olur bilemiyorum.

Ha ama hayatta o istediğimiz seviyeye gelecegimizi düşünmüyorum. Çünkü olay tepede değil halkta. Halkın genelinin seviyesi beni darliyor. Ki halk böyle olmasa bu halde olmazdik.

Ekonomik olarak düzelir ama genel halk seviyesi olarak benim umudum yok. 21. Yuzyilda hala otobus beklerken sira olmayi, emniyet şeridi kullanmamayi, yere çöp atmamayi vs öğretmek ile uğraşıyoruz. Daha bunları öğrenecek toplumu daha modernlestirme var ve toplumun bunu istediginden de emin değilim zaten.
0
logisticsmanager
(06.12.21)
devlet, iktidar ve millet'i ayırman lazım türkiye konusu için.

şu an aslında krizde olan iktidar ve onun yönettiği kurumlar mesela merkez bankası. bu bizi etkiliyor mu? evet ama milleti ayrı bir keseye koyarsan o da kendince savunmasını geliştiriyor.

şu an insanların zaten %60'dan fazlası parasını tl'den çekmiş durumda. iktidar tl ile iş yaptığına göre milletin varlığının sadece %40'ını kullanıyor. o sebeple iktidar krizde.

yeni bir yönetim geldiğinde insanlar tekrar tl'ye dönerse işler değişebilir ama biz almanya olur muyuz? bence çok zor. 80 yıl belki ama çok çok zor.

çünkü almanya'nın 1940'larda yaşadığı şeyleri türkiye daha yeni yaşıyor. olgunlaşma dönemine girecekde oradan büyüyecek de para kazanıcak da vs.

uzun iş.
0
bebekbebesi
(06.12.21)
Aslında türkiye'deki temel sorun imparatorluk sendromu. Biz henüz 100 yıl önce bir imparatorlukken, şu an değiliz. Tabii ki bu büyüklük sendromu toplumsal bilinçaltında bir travma. AYnısı polonyalılar'da da var mesela.


O yüzden kendimizi hala Almanya, ABD ile falan kıyaslıyoruz. Esas mutsuzluğumuzun sebebi o. Yani aylık geliri 30000 tl olan bir ailenin, kendini sabancılarla kıyaslaması gibi bir durum var ortada.

AB ya da ABD bugünlere kolay gelmedi. NEsiller boyu süren bir çalışma, sermaye birikimi, bilgi birikiminin eseri Western Block. Bugün almanya'da 2 maaşla mercedes alabiliyorsa bir alman, bu en az 3-4 nesilin eseri. Çünkü AB'nin ve ABD'nin temelinde girişimcilik kültürü var. Üretim var.

Kısa bir tarihi özete bakalım. Mesela Henry Ford, ford'u 28000 dolara kurmuş 12 oartakla. Bugünün parasıyla 800000 dolar ediyor. Yani adam başı 60bine kurulmuş ortalama. Amerika'da bir mühendisin bir senede kazanabileceği bir miktar. Yani ahım şahım bir miktar değil.

Batıda:
1. kuşak cebindeki ufak birikimle üretim tesisi kuruyor. Girişimcilik yapıyor.
2. kuşak arabaları yurt dışına satıyor. Başka ülkenin sermayesini kendi ülkesine ekliyor.
3. Kuşakta, o gelen para kredilere, hibelere dönüşüyor. Yeni işletmeler açılıyor. Daha önce kurulan ve büyüyen şirketler eğitime yatırım yapıyor.
4. Kuşak daha eğitimli, daha paralı geliyor. 2 maaşla araba alıyor.


Türkiye'de.
1. Kuşak cebindeki sermayeyi toprağa, konuta bağladı. Bu dönemde türkiye'de sermaye sahipleri genelde toprak ağalarıydı.
2. Kuşak alman'ın, amerikalının ürettiği arabayı alabilmek için tarlasını, evini sattı. Yani aslında sermayesini dışarıya vermiş oldu.
3. Kuşak elinde satacak bir şeyi kalmayınca, almanın ürettiği arabayı alabilmek için, almanın verdiği krediyi kullandı. Yani aslında bir kuşak önce kendi verdiği sermayeyi, şimdi kredi olarak alıyor.
4. Kuşak borçlu doğdu. Ne sermayesi var, ne satabilecek bir şeyi. Krediyle kredi ödüyor. Üstelik akıllanmıyor. Dedesi gibi hala üretim yerine taşa toprağa yatırım yapıyor.

Bugün hangi vatandaşa 2 milyon verseniz alacağı ilk şey ev / arsa olur. Sonra da araba! İş kurmak, üretmek çoğunun aklına bile gelmez.

Hadi risk almak istemiyor. Ya da ekonomiye güvenmiyor iş kurmuyor ama bak almanya'da kazanan adam da kazandığıyla almanya'da ya da türkiye'de bir yatırım yapayım demiyor. Gidiyor yine ev arsa kovalıyor. Yani mevzu zihniyet aslında.

Abd'de bugün de cebinde 60bin doları olan biri iş kurmayı, yeni kurulan bir işe ortak olmayı düşünebilir. Türkiye'de ise daha azdır bu sayı. Gider hemen araba alır onla:D İlla kendi iş kurmasına da gerek yok, yatırım fonlarında değerlendir başkasına sermaye olsun sen de kazan ama o da yok.

Mevcut sistemde serbest teşebbüsten bu kadar korkan bir ekonominin zaten büyümesi mucize.

Biz bazı gerçekleri kabul etmek zorundayız. Türkiye ekonomisi güçsüz bir ülke değil. Birçok kişi de yazmış yukarda, en bitik halimiz bile birçok ülkeden iyi diye. Ama ekonomisi çok güçlü bir ülke de değil. Olabilir mi? Olabilir ama çok çalışılması gerek.

Bizim son yıllarda yaşadığımız refah ve büyüme sürdürülebilir değildi zaten. Bugünlerin geleceği çok belliydi. KRedilerle, bize ait olmayan paralarla büyüdük sandık ama şiştik sadece. Ülkede bir "sıcak para" bolluğu yaşandı. Ama o para kalıcı bir yatırıma dönüşmedi. Sadece tüketildi. Haliyle para yıllar içinde kendi kaynağına geri dönünce bizim hacmimiz yine küçüldü.

Biz g20 ülkeleri içinde gelişen ülkeler sınıfındayız. Ama kendimizi gelişmiş olanlarla kıyaslıyoruz. Oysa g20 içinde bizim muadillerimiz Arjantin, Rusya, Endonezya, Hindistan, Çin, Meksika, Brezilya vb. Bu ülkelerin sorunları birbirine benzer. Kimisinin ekonomisi güçlü, sanayisi güçlü, insani yaşam endeksi zayıf. Kiminin sanayisi orta, ekonomisi güçlü, insai yaşam endeksi sıfır. Kiminin her şeyi ortalama. Biz her şeyi ortalama olan bir ülke gibiyiz bunlarla kıyaslayınca.

Tabii eğer kendimize hedef olarak Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık falan koyuyor ve o yüzden kıyaslıyorsak, aramızda öyle 10 yıl falan yok. Bu 300-400 yıllık bir hikaye.
0
anten
(06.12.21)
bi geyik var ya "make turkey eh iste again" diye bence turkiye ancak eh iste olur orta vadede. ama uzun vadede sinifin kafasi calisip haylazlik yapan ogrencisi gibi, resmen varlik icinde yokluk cekiyoruz. uzun vadede cok daha iyi hale gelebiliriz belki ama ben gorebilecegimi zannetmiyorum. turkiye bir cok konuda cok ustun ve cok potansiyelli bir ulke ama yillarca sacma sapan konulara enerjisini harcadi malesef. yani en basit ornegi ben cocukken 90'larin ilk yarisinda hatirliyorum surekli alevi-sunni konusu tartisilirdi saatlerce gunlerce aylarca. sonra baska seyler, ondan sonra yine baska seyler...

orta vadede ise boktan trendin sonunda oldugumuza adim gibi eminim, orta vadede tekrar eh iste durumuna gelecegiz hicbir suphem yok ve butun plan/programim bu yonde. tabi ki yanilabilirim.

bir de hala dipte degiliz diyen arkadaslara; icinde yasayinca insan anlamiyor, tarihi okuyunca yillarca suren seyleri sanki aksamdan sabaha olmus gibi dusunuyoruz ama icinde olunca o is oyle olmuyor malesef. biz de su anki boktan surecin icinde oldugumuz icin bize cok uzun geliyor ama tarihsel olarak olmasi gereken sureleri yasiyoruz; o yuzden olaylara cok daha genis cerceveden bakmak lazim diye dusunuyorum.
0
bay b
(06.12.21)
(13)

Batik biri ne yapmali?

goklerdengelenkarar
Konu gercekten bir arkadas. 4 bin civari maasi var. Kisisel gideri (eglence, gezme, viyim vb) sifir. Ailesiyle yasiyor. Anne baba kardes. Aile cahil bir aile. Elektrik, su faturasi odemeyip icralik olan tiplerden. Arkadasim bunlari kurtarmak icin once ufak ufak basladi sonra birc sarmalina girdi. Ai
Konu gercekten bir arkadas. 4 bin civari maasi var. Kisisel gideri (eglence, gezme, viyim vb) sifir. Ailesiyle yasiyor. Anne baba kardes. Aile cahil bir aile.

Elektrik, su faturasi odemeyip icralik olan tiplerden. Arkadasim bunlari kurtarmak icin once ufak ufak basladi sonra birc sarmalina girdi. Aile batirdi cocugu. Icki, sigara, kumar, eglencd vb yuzunden borçlanma durumu hic olmadı.

Su an onlara destegi sifir. Ama batik durumda. Oyle boyle degil. Benim de durumum parlak sayilmaz. Zaten esinin dostunun ufak destegi ile kurtulacak gibi degil.

Borcu borcla kapama çabasından borcu 200 bini gordu ya da geçti.

Alteenatif gelir olusturacak, ticarete atilacak bir secenegi yok. Ozel bir egitim kurumunda ogretmen.

Yani su an durum ya piyango cikacak, ya miras kalacak ya da bir hayursevertum borcunu kapatacak da kurtulsun. E bunlar da olmayacagina gore.

Nasil cikaririz bu adami batakliktan? Haketmiyor yasadiklarini. Intihar esiginde resmen.
0
goklerdengelenkarar
(05.12.21)
fatura ödemekiçin 200 bin borç mu yaptı? arkadaşın seni kekliyor olmasın?
0
ayseee
(05.12.21)
ek iş yapacak sisteme ek para enjekte edecek
hayal kurmayı acilen bırakacak
miras, hayırsever gibi.
gerçekle yüzleşmedikçe, çözüme gidemez.

bu saatten sonra 1 lira bile bu batık sisteme harcamayacak.
200bin nasıl borç yaptı, karşılığında ne aldı? onu anlamak lazım.

bu kadar hesapsız nasıl oluyor insanlar şaşırıyorum
0
Corc
(05.12.21)
elektrik de su da 3-5 ay ödenmeyince kapanıyor. max 1000'er lira elektrikleri her ay ödemese max 200 suları ödemese zaten 4-5bin lira borç anca yapar.

başka bir şey vardır. muhtemelen kriptodan batmıştır ya da başka bişey. 200 imkansız.

ya eksik anlatıyorsunuz ya da kandırılmışsınız
0
avatar is back
(05.12.21)
tüm borcunu kredi kartlarına yığsın (arkadaş, tefeci vs borçları olmasın) sonra da yapılandırma talebinde bulunsun. maaşının en fazla %25'ini haczedebilirler. o da bir seçenek. iflas etmesi lazım normalde.

www.youtube.com
0
gabe h coud
(05.12.21)
Valla @ayse nin dedigi gibi elektrik, su faturasi gibi seylerle 200 bin borc batagina dusmek de pek mantikli degil. Isin icinde bence baska bir seyler var. Yine de su durumda ilk adim kangren olan parcayi kesmek. Yani madem ailesi onu borc batagina suruklemis o yuzden ailesiyle iletisimi koparacak. Aile ile iletisimi koparmayip, onlarla yasadigi muddetce durum iyilesmez.

Sonra da borclari krediyle vs kapatmaya calisacak. Yani zor bir surec ancak yapacak bir sey yok. Tabii aileyi borcu ustune almasi icin de zorlayabilir. Yani o borc nereden cikti, aile neden odemiyor, baska kim var odeyecek, niye arkadasin direkt o borclari yuklendi vs vs. Bu tip sorularin cevaplarini bilmek de onemli.
0
j r r tolkien hayrani
(05.12.21)
Yok arkadaslar tum surecine sahidim. Elektrik su isin en basit ornekleri. Ailesi araba aldi kredi cektirdi odemedi, kasko sigorta odemedi kaza yapip perte cikardilar. Bunu duzeltmek icin kredi cekti. Yagina suyuna bakmayip motor yediler. Yaptirup arabayi duzeltip satmak icin kredi cekti arabayi babasinin baska borclarina kurban ettiler.

Ne bileyim bunun gibi bir suru seyden icralar sunlar bunlar. Her seyi cozmek tek yere borcu naglamak icin bir kredi daha. Sonra issiz kaldj odeyemedj. Odemek icin el borcu. Onu odemek icin kredi. Su bu derken nasil acilsigini biz de anlayamadik.

Evet ailesini hatalariyla basbasa birakmaliydi. Yapamadi. Insan o sarmal surecini icindeyken anlamiyor. Anlasa devam etmezdi.

Durum cok enteresan ama boyle. Ben ozetledigim icin (mobilde cok yazmasini beceremiyorum) mantiksiz geliyor ama bir senede ipin ucu kacti. Fark etmesi 3-4 sene gecti. Simdi icinden daha da cikilmaz halde.

Ben surec icinde uyarsam da ailesinin pisligini temizleyip kendi isine gucu e odaklanma gudusuyle devam etti hep bu surece.

Simdi istese de yapamiyor. Ne kredi cikiyor ne bor sey zaten. Arrik istese de borclanamuyor. Ama temizlenemiyor da.

Mantiksiz mi evet. Ama cocuk masum mu evet. Aptallik mi etti. Kocaman evet. Ama iyi niyetle ciktigi yolda fark etmeden batti.
0
🌸goklerdengelenkarar
(05.12.21)
Evleri kendilerininse evi satsınlar. 200 bin lira öyle azar azar bitmez. Bitse de 10 yıl sürer.
0
dissendium
(05.12.21)
Yok evleri de kira zaten. Kira da odemiyordu babasi. Odedik diyorlardi. 4-5 ay hatta 1 seneye yakin birikiyormus. Ev sahibi yurtdisinda, umursamuyor grcikmeyi. Birikince bizimkini aruyor. O da borc harc bulyp odeyip o borcu ödemeye calisiyor. O borcu oderken krediler aksiyor. Kredi aksayinca tekrar borc aruyorvs.

Ya sacmaliyor cocuk ama icinde olmadikca anlasilamayacak seyler bunlar.
0
🌸goklerdengelenkarar
(05.12.21)
mevzu karışık anlamadım resmen,

adama ailesi araba alıyor kendide kredi çekiyor ödemiyor
aracın giderlerini de ödemiyor
elektrik su vs giderlerini de ödemiyor
araç ile kaza yapıyor masraflara kredi çekiyor ödemiyor
aracı tamir ettirip sonra perte çıkartıyor ödemiyor
perte çıkan araçda pederin borçlarına sayılıyor zaten başta destek atmıştı ona sayıyorlar.

genel olarak arkadaşın ödemiyor yani ödemesi gereken giderleri diye anlıyorum.

yani ödemediği parayı bir yerde harcaması lazım ki öyle olur bu arkadaş bu ödemediği paraları nerelerde harcadı onu biliyor musun?

ben valla onu sorarım yani çünkü hepimiz belli bir borç-kazanç döngüsü içerisindeyiz bu borçlar öyle havadan gelmez.
0
bebekbebesi
(05.12.21)
Yuzeye cikmak icin once bataklikla iliskisini kesecek. Sonra da aslinda bana salabilir gibi geliyor. Neden olmasin?
0
dunal
(05.12.21)
ne yapacak konkordato ilan edecek. piyango-hayırsever bir yerde büyük para gelecek bunlar boş işler. borcun kime olduğu önemli. bankalar, devlet gibi resmi kurumlarsa ödemeyecek. maaşının %25'ine haciz gelecek kalanı ile yaşamaya devam edecek.

borç kişilere, tefeciye falansa durum karışık o zaman topuğuna sıkarlar. gerçi tefeci teminat almadan kimseye borç vermez. bence arkadaşının sana anlatmadığı detaylar var.

kredi çekti araç aldı, kazada pert oldu diyorsun. banka kaskosuz kredi vermez. aracın borcu devam ettiği sürece de zorunlu kasko devam eder.
0
orpheus
(06.12.21)
orpheus'a ve diğer arkadaşlara katılıyorum. bu kadar saflık olmaz bence de, farklı bir şeyler olduğu kesin.
0
roket adam
(06.12.21)
arkadaşın borc arsızı olmus. bu olaylardan uzak tut kendini. hayat baskalarinin hatalarıni dert etmek icin çok kısa.
0
buenosdias
(06.12.21)
(24)

gardırobun kapağı açıkken uyur musunuz?

Bruce
yataktasınız, uykunuz var(ama uykusuzluktan ölüyorum gibi değil, normal bir gün normal uyku saati), uzanıp ışığı kapatıp uykuya dalacaksınız. fark ettiniz ki gardırobun kapağı(ya da kapısı mı denir?) açık. kalkıp kapatır mısınız yoksa dikkate almayıp uyumaya mı başlarsınız?
yataktasınız, uykunuz var(ama uykusuzluktan ölüyorum gibi değil, normal bir gün normal uyku saati), uzanıp ışığı kapatıp uykuya dalacaksınız. fark ettiniz ki gardırobun kapağı(ya da kapısı mı denir?) açık. kalkıp kapatır mısınız yoksa dikkate almayıp uyumaya mı başlarsınız?
0
Bruce
(05.12.21)
Umrumda olmaz, dewamke.. ama normalde de dağınık bir insanim
0
abuzer
(05.12.21)
Hiç dikkate almam. Hatta hep açık bırakıyorum kıyafetler hava alsın, dolap kokusu olmasın diye.
0
zimbirik
(05.12.21)
Kapatıp uyurum.
0
Amaranta ursula
(05.12.21)
hayır. hatta bir şeyleri açıp kapatamama hastalığım olduğu için evde bir çok dolabın kapakları hep açıktır..:D
0
theseachange
(05.12.21)
aşırı iyi soru. geçen açık kalmış bu ne lan diye bi uyuz oldum kalkıp kapatma refleksi oluştu ama sonra düşündüm "niye ki?" diye ve yattım uyudum. ama o kadar kolay olmadı kısa bi kafaya taktım. batıl inançlı biri bence daha fazla takardı.
0
floydian
(05.12.21)
kapağı açıkken ışığı yanıyor, zifiri karanlıkta uyuduğum için kapatırım.
0
gabe h coud
(05.12.21)
@gabe h coud, benimki de cereyan yapıyor Narnia'dan, o yüzden ben de mecbur kapatıyorum; bizim durumlar sayılmıyor.
0
🌸Bruce
(05.12.21)
aldığımdan beri kapaklardan birisini hiç kapatmadım daha.
0
reactionic
(05.12.21)
Yıllar önce bir şirketin çözmemi istediği, içinde bu sorunun da olduğu 50 tane yine bunun gibi sorular olan online test yapmıştım.

Eğer gece takılma ihtimalim varsa kapatırım yoksa kapatmam şeklinde düşünmüştüm. Ama o zamanlar kedim yoktu şimdi kedim olduğu için içine girmesin diye kapatırım.

Peki, bu bir soruya verilen cevap neyi gösterirmiş, bir bilgi var mı? Sempatik, sevimli olup olmadığımızı mı gösteriyor acaba?
0
sevilen progressive türkücü
(05.12.21)
Başak burcu olarak kapatırdım.
0
olaylar olaylar
(05.12.21)
@sevilen progressive türkücü aynen öyle, mülakatlarda adaylara uygulanan kişilik envanter testi sorularından bir tanesi bu.
cevap kendi başına pek bir anlam ifade etmez ama benzer soruların cevaplarına beraber bakınca genel bir fikir veriyor.
bu soru özelinde, bence asıl fikir verici cevap kapatıp kapatmamak değil neden kapatıp kapatmadığını temellendirme şekli. gördüğün gibi kimi bunu burcuyla ilişkilendiriyor, kimi anlam veremiyor, kimi de takıntısından dem vuruyor.
0
🌸Bruce
(05.12.21)
Valla birak isigi, gardirobu ciddi ciddi dis kapinin acik oldugunu gormeme ragmen kapatmaya usenip yatttigim oldu. O yuzden gardirobun acik olmasina hic aldirmam.
0
j r r tolkien hayrani
(05.12.21)
Hiç açıkken uyumadım sanırım.
0
megalomaniac
(05.12.21)
Kapatmadan önce içinde canavar olup olmadığını kontrol eder, sonra kapatır, sonra uyurum. Açık olması huzursuz edici.
0
dissendium
(05.12.21)
Önceden hiç açık bırakmaz, hep kapalı tutardım. Ama artık kapalıysa kedi gidip tırmalıyor, bazen içinde uyumak istiyor uyumasa bile açık görmek istiyor (:)) bundan sebeple bir kapak açık, bir kapak kapalı takılıyoruz :D
0
kucukne
(05.12.21)
tabi ki uyumam. ama zaten açık hatta aralık ya da tam kapanmamış (araya bişey sıkışmış mesela) bir kapak gördüğüm zaman kapatmadan rahat edemediğim için yatmadan evvel mutlaka açık olduğunu fark eder ve kapatırdım. ha ola ki fark etmedim ve yatınca gördüm belki kalkıp kapatmam ama kafaya taktığım için de sabaha kadar uyumam.

ayrıca elim ve ayağım yatak dışına taşarsa da uyuyamam.
0
halanne
(05.12.21)
yatmadan once kapatmis olurum muhtemelen o yuzden uyku moduna girerken fark etme durumum olmaz pek. ha ben yattiktan sonra biri gelip acti sonra da birakip gitti diyelim, kalkip kapatmam, isim olmaz. uyurum :)
0
in vino veritas
(05.12.21)
umrumda olmaz farketmem bile, ama esim uyuyamaz oyle.
0
robokot
(05.12.21)
Kapatırım hatta sürgülü kapak, bazen azıcık açık kalıyor kalkıp kapatıyorum. Eşim de ne gerek var sal diyor ama novv
Sadece, bebek yanımda yatarken deprem olur da gardrop üstümüze devrilirse diye kafamda kurar, rafların hizasını hesaplar, devrilirse de tam raf arasına gelsin diye bebeği oraya yerleştirirdim bir dönem :( öf nerden geldi aklıma
0
somethinginthewayshemoves
(06.12.21)
herhangi bir gardrobtan bahsediyorsak kalkıp kaparım, fark ettiğim anomalileri düzeltmeden rahat edemiyorum. bu eve ilk taşındığımızda zemindeki bir problem sebebiyle on santim kadar aralanıyordu gardrop kapısı, uykumun arasında kalkıp kapıyordum. bir süre öyle devam etti. sonra bizim gardrobun normali o oldu, artık kalkıp kapamıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(06.12.21)
Kapatırım. Çünkü evde iki kedi var ve gardırop kapağı açık ise kesin olarak içine giriyorlar. Kıyafetler tüy oluyor. Onlar olmasa umurumda olmaz.
0
himmet dayi
(06.12.21)
Zannedersem ben aslında himmet dayı'yım. Evde iki kedi var, hem de biri özellikle yün giysileri kemirmeye bayılıyor, kapak açıkken bırakıp tuvalete bile gidemiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(07.12.21)
kapatırım. açık kapak fobim var, açık olan her kapağı kapatırım.
0
erenderk
(10.12.21)
kedi girip her şeyi tüylüyor mecbur kapanacak o
0
argent dawn
(10.12.21)
(9)

Estetik yaptıranlar

dissendium
Estetik yaptıranların canı hiç acımıyor mu? Ben yanlışlıkla burnumu bir yere çarpsam bir saat kendime gelemem. Burun estetiği yaptıran bir sürü insan var. Çok basit bir şeymiş gibi paylaşıyorlar.
Estetik yaptıranların canı hiç acımıyor mu? Ben yanlışlıkla burnumu bir yere çarpsam bir saat kendime gelemem. Burun estetiği yaptıran bir sürü insan var. Çok basit bir şeymiş gibi paylaşıyorlar.
0
dissendium
(05.12.21)
Canlarının acıyıp acımamasıyla bunu rahat bir şekilde paylaşmalarının arasında ortak bir nokta yok.
0
Zaman Tamircisi
(05.12.21)
benim de çevremden burun estetiği yaptıranlardan kadın erkek gözlemlediğim operasyonu takip eden bir hafta resmen "ben bunu kendime neden yaptım bu işe neden girdim" haftası, bu haftayı atlattıktan sonra ise oh be iyi ki yaptırmışım çok memnunum yaptırdığıma diyorlar
0
freebird5406_2
(05.12.21)
2 gün acır 1 hafta insan içine çıkamaz
15.gün instagrama story atar
0
bir soru sorcam
(05.12.21)
acımaz olur mu. aylarca ağrıyor. ağrı dışında başka etkileri de oluyor. arkadaşım burnunu yaptırdı, burnunu temizleyemedi bile bir süre
0
dafuq
(05.12.21)
çarşamba günü septoplasti ameliyatı oldum. sanırım bunu estetik amacıyla olanlar da var. kesinlikle acıyor burun. ameliyattan sonra iyileşme süreci de uzun. ama kadınlar hiç dert etmiyorlar bunu sanırım:)
0
nothing in my way
(05.12.21)
maksimum 6 ay sıkıntı yaşıyorsun ama senelerce gaga burun yerine Iskandinav burnunla yaşıyorsun. marjinal faydası yüksek bence.
0
marla is in my head
(05.12.21)
eski kız arkadaşımın çenesi kesilip, dişlerin üst kısmından paralel bir parça alınıp yerine vidalarla tutturuldu, 2 kere saçının ense tarafından uzun bir parça kesilerek ön tarafa saç telleri tek tek dikildi. üstüne bir de diş teli taktı. hepsi 2 sene içinde.

inanılmaz canı yandı. haftalarca sıvı tüketti, ilaçlar kullandı. yüzü inanılmaz şişti. ona karşı çok şefkat duygum arttı bu dönemde.

geniş bir alnı vardı, gummy smile vardı, sonunda bunlardan kurtuldu. daha küçük bir kafası oldu. memnun kaldı sanırım. tam yüzü yerine oturduğunda benden ayrıldı :)

benim de dişlerim çeneme fazlaydı. dişlerim hacimce büyüktü. 5 diş çektirip, diş teli taktım uzun süre. boşluklar hep kapandı. şimdi çok doğal, güzel, estetik bir gülüşüm var. çektiğim acıya değdi diyorum. eğer yaptırmasaydım yaşlılığımda diş eti çekilmesi yaşayacaktım.

burnumda da içinde eğrilik var. dışarıdan belli olmuyor ama nefes alışımı zorluyor. 2022'de ameliyat olmayı planlıyorum. 2-3 hafta çekilir acısı. sonra gelecek rahatlığı düşünüyorum.
0
gabe h coud
(05.12.21)
nefes kanallarım doğuştan dar ve burun kemiğim eğri olduğundan burun ameliyatı oldum. tabi arkadaşlarla her konuşmamda konusu açılınca bir de baktım ki çevremde bir sürü arkadaşım burun estetiği olmuş zamanında ve hatta biri 5 defa burun ameliyatı olmuş.konu açılınca söyledi.çok sıradan birşey gibi bahsetti.
ben de 2 ay önce ameliyat olmuş biri olarak yazıyorum.hiç acı hissetmedim.yüzümde bir alçı ile uyandım pipetle su içtim 2-3 gün biraz uyudum biraz evde gezindim sonra tamponlar çıktı ve yılların nefes problemi 1 haftada tamamen bitmiş oldu.
0
devilone
(05.12.21)
Burun estetiginde burun hareketli bir organ olmadigi icin (?) can acimasi neredeyse sifir. Bakin, sikintisi yok demiyorum, can acimasi yok. Basagrisi oluyor falan ama dayanilmayacak seyler degil. Benim bir genetik problemim oldugu icin kanama durmadi ve hastaneye defalarca gitmem gerekti, ama o surecte bile canim acimadi. Keske on sene once yaptirsaymisim.

Oynayan, hareketli, yumusak bolgeler vs daha cok can acitiyor diyorlar. O alanlarda tecrubem yok. Bir tanidigim gogus implanti yaptirmisti. Ilk uc gun "aklima edeyim, bu aci cekilir mi cok salagim dedim, sonra unuttum' dedi.
0
sopiro
(06.12.21)
(4)

bu fırın kaç dereceyi gosteriyor?

egokalp
https://www.hizliresim.com/4fql87p
0
egokalp
(03.12.21)
160
0
gabe h coud
(03.12.21)
100 ün sonundaki çizgi 100 civarı
150 nin sonundaki çizgi 150 civarı
0
freebird5406_2
(03.12.21)
185
0
Amaranta ursula
(03.12.21)
150
0
knazım
(03.12.21)
(11)

yemeksepeti size yükleme yapmış mı

bugungityaringel
sözlükteki başlıkta hesabına 750tl, 500tl falan yüklenenler var. 10 senelik üyeyim bir halt yüklememişler. sizde durum nedir?
sözlükteki başlıkta hesabına 750tl, 500tl falan yüklenenler var. 10 senelik üyeyim bir halt yüklememişler. sizde durum nedir?
0
bugungityaringel
(03.12.21)
Bende sadece 20TL'lik kupon var.

edit : 10+ sene.
0
kimlanbu
(03.12.21)
Banabide 10tl, yemeksepeti cüzdand 200tl, online ödemede geçerli cüzdan haricinde de 20tl yüklemişler bana. neye göre yükledikleri hakkında en ufak bir fikrim yok. ben de 10 yıllık zümrüt üyeyim.
0
solitude ov the lonliest star
(03.12.21)
Zumrut mu elmas mi daha buyuk bilmiyorum ama elmas uyeymisim. 10+ sene, 38 bin puana ragmen bir sey yuklememisler.
0
hlot
(03.12.21)
yok ya bir kuruş gelmedi. zümrüt, platinyum, altın üyelik vs. ona hiç dikkat etmedim ama 8-10 yıldır çok sık kullanırım, bayağı para kazandırmışımdır.
0
der meister
(03.12.21)
Baktım şimdi:
0 TL
Zümrüt Üye
5+ senedir Yemeksepeti üyesi

Uygulamayı kaldırıp hesabımı da sil(dir)meyi düşünüyordum. Giderken bir pizzalarını yiyeydik iyiydi.
0
ganbatte
(03.12.21)
ben demek ki benim verilerim çalınanlar arasında değil o yüzden yükleme yok diye seviniyorum :).
0
Phoebe
(03.12.21)
kimlanbu +1

20 tl kupon
0
gabe h coud
(03.12.21)
elmas üyeyim (10+ yıl) 143,766 puanım var zırnık koklatmamışlar.
0
amour fou
(03.12.21)
Ben de neredeyse 10 yıllık üyeyim. Ara ara kullanırım. 20TL yüklemişler. Neye göre anlamadım. Harcamalarımıza göre mi yoksa çalınan bilgilerimizin boyutuna göre bir özür mü?
0
ananiyimioguz
(03.12.21)
Bir 20TL, bir 25TL yüklemişler. Daha önce de bir süre kullanmayınca 20TL falan yüklüyorlardı.
0
inheritance
(03.12.21)
Yapmadılar /(
0
zimbirik
(03.12.21)
(19)

cüzdanı kaç yıl kullanıyorsunuz?

dafuq
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünür
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?

siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.

yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünürsünüz :)
0
dafuq
(02.12.21)
6 yıldır kullanıyorum. Kullanılmayacak duruma gelene kadar kullanmaya devam edeceğim. Yıllarca aynı cüzdanı kullanan birinin eşyalarını düzgün ve temiz kullandığını düşünürüm. Ne düşünelim ki başka.
0
her seye atarlanan adam
(02.12.21)
Lise 2'de kazandığım bursluluk sınavından aldığım burs parasıyla Adidas cüzdan almıştım. 10 yıla yakın kullandım. En son kız arkadaşım cüzdan hediye etti de kullanmayı bıraktım. Hâlâ saklıyorum o cüzdanı. Hem kaliteli, hem de inanılmaz ucuzdu bugüne göre. Tam hatırlamıyorum ama 50, 60 lira düzeyindeydi. Şimdi aynı cüzdanın fiyatı uçmuştur. Lisede daha kaliteli hayat yaşıyormuşum asadad. Ben yıpranma olmadıysa bayağı kullanıyorum. Deri cüzdan sevmem. Spor cüzdan kullanıyorum. Erkeğim.
0
dissendium
(02.12.21)
para verip almam. sevgili kişisi hediye ederse kullanırım ama cebimde taşımam, laptop çantası, arabanın gözünde durur. genelde 2-3 kartla işim oluyor, onlar da ceketimin iç cebindedir. pantolonda kumaş dışında bir şey olması rahatsız ediyor. kıç cebinde düşünmek bile istemiyorum :)

kaç sene kullanırım, kaybolana kadar, deriyse parçalanana kadar kullanırım. aktif kullanmadığım için eskimez zaten yeni gibidir.

yıllarca aynı cüzdanı aktif bir şekilde kullanan kişide biraz düzen takıntısı vardır, kolay kolay rahatlayamaz diye düşünüyorum. bunlar tabii çok genel düşünceler.
0
gabe h coud
(02.12.21)
18-20 arası bir yıl,

c:erkek.
0
liberal
(02.12.21)
Lise 1de almıştım 14 yaşımda fln. Nike. 30 yaşıma geldim. Aynı cuzdanla dewamke xd

Not kadin
0
abuzer
(02.12.21)
Sevdiğim şeyleri, eskimediği, çalınmadığı, başına bir şey gelmediği sürece kullanırım, şu an kullandığım cüzdan benim için çok yeni ama düşününce sanırım 6-7 yıl olmuş alalı, mesela saatimi 17 yıldır kullanıyorum, genel olarak tüketimden hoşlanmıyorum, yıllarca aynı cüzdanı kullanan birini 'ne güzel değer biliyor' diye takdir ederim, , ha belki bu kişi de benim gibi sıkıcıymış diyebilirim:) Erkek değilim ama cevap verdim.
0
(02.12.21)
12 senedir aynı cüzdanı kullanıyorum, herhangi bir yıpranma belirtisi yok, neden değiştireyim.
0
bana kedicik derdi
(02.12.21)
elimde olsa ömür boyu kullanırım. keşke hiç eskimese. ben de en az bi 10-15 yıl kullanırım diye düşünüyorum. Şu andaki 4 yıldır bende imiş.
0
jelly bear
(02.12.21)
elvis cüzdan 10 sene kullanılır mi ya tergan dan aldığım bu cüzdan vardı bir iki sene kullandım sıkılıyor insan sonra vakkodan aldım o da 2 3 sene oluyor ona devam şimdilik
0
all girls dream
(02.12.21)
herhangi bir urunu hosafi cikana kadar kullanirim, cuzdan da bu kuraldan muaf degildir. en son ali expressten cakma deri bi cuzdan almistim 5-6 sene gitti heralde sonra arkadasin kullanmayip kenara attigi cuzdani aldim dusun baskasinin eskisi ama kac yildir mis gibi kullaniyorum :)
0
bay b
(02.12.21)
lise birdeki cüzdanımı hala kullanıyorum ve hala sıfır gibi. çünkü kart kimlik, az miktar nakit taşıyıp cüzdan taşımıyorum. sanırım öldüğümde hala yepyeni kalmaya devam edecek.
0
killerbee
(02.12.21)
Valla 11 yıllık cüzdanı kullanıyorum. Deri ve kondisyonu oldukça iyi. Yıllanmış eşyaları kullanmak çok güzel bence.Hatta yeni şeyler çiğ geliyor.
Neyse soruya cevap verirsem eğer yıllarca aynı şeyi kullanan insanın samimi olduğunu düşünürüm.
Kadın.
0
Amaranta ursula
(02.12.21)
deri cuzdan alirim, 3-4 senede bir sikilip degistiriyorum yoksa 10 sene rahat gider.
0
cooperr
(02.12.21)
pert olana kadar.
0
tabudeviren
(02.12.21)
Çatlayıp patlayıp yırtılana kadar kullanırım. Bi eşyayı uzun zaman kullanan, imza objeleri ya da belli rutinleri olan insanları da ilginç bulurum, öyle pinti minti sıkıcı demem.

F
0
kulaktan dolma biber
(02.12.21)
Senegal spor cüzdanları, 1 sene.
0
dre mithatoğlu
(02.12.21)
Kendi yaptığım tyvek cüzdanı 5 yıldır kullanıyorum, ondan önce hazır aldığım tyvek cüzdan kullanıyodum onu da 6-7 yıl kullandım, kendim farklı bişey yapmak istediğim için değiştirdim, hala iyi durumdaydı öbürü yoksa.
0
mirafiori
(02.12.21)
+15 yıl oldu sanırım belki 20 yıl oldu Matraş kullanıyorum. cidden yıprandı artık değiştirme zamanı geldi. ancak istediğim gibi bulamıyorum.
0
surprise
(03.12.21)
+10 sene. sıfır kullanmadığım cüzdanım var ama alışıp geçemedim.
0
false pretension
(03.12.21)
(4)

Güncel durum hakkında

pudra
Ne düşünüyorsunuz? Son üç günlük ekşi başlıkları, zamlar vs. bende noluyo yaw tepkisi oluşturdu. Değişik bir şaşkınlık var üzerimde ama aylardır da stok yaparım, plan programı şu anki duruma göre ayarladım. Bekliyordum yani ama bebekler olsun, şiddet olayları olsun, ekonomi olsun anlamlandıramıyorum
Ne düşünüyorsunuz? Son üç günlük ekşi başlıkları, zamlar vs. bende noluyo yaw tepkisi oluşturdu. Değişik bir şaşkınlık var üzerimde ama aylardır da stok yaparım, plan programı şu anki duruma göre ayarladım. Bekliyordum yani ama bebekler olsun, şiddet olayları olsun, ekonomi olsun anlamlandıramıyorum. Kendimi bildim bileli haber izlerim, haberleri takip ederim ama farklı bir durum yok mu? Bende mi bir hassasiyet var sizce?
0
pudra
(02.12.21)
Hassasiyet yok. Durum kötü. Hukuk yıllar içinde yok edildi. Kurumlar işlevini, bağımsızlığını, kalitesini kaybetti. Bunların aslında birçoğunun sebebi, kaynağı belli. Bunları düzeltmek mümkün ama akla önem verilmiyor bu topraklarda.
0
dissendium
(02.12.21)
şunu düşünüyorum:

"Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için Cesaret, Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için Sabır, İkisi arasındaki farkı bilmek için Akıl ver."

tanrıya inanmasam da elinden geleni yap, gerisini koyuver yaşam felsefem. burada da geçerli.
0
gabe h coud
(02.12.21)
Yurtdışından bakan birisi olarak hiçbir fark yok. Olması gereken şeyler oluyor. Senelerce halı altına süpürülen ekonomik/sosyolojik sorunlar artık daha belirgin ve saklanamaz hale gelmiş durumda. Böyle de devam edecek uzun bir süre.
0
bana kedicik derdi
(02.12.21)
Bi başıboşluk var sanki. hem yönetimde hem insanlarda. duyarlı vatandaş geçim kaygısı içerisinde kara kara düşünmekte ne olacak diye. orta direk sınıfı zaten kalmadı. fakirler ve zenginler var artık. fakir parayı nasıl bulurum derdinde, zengin daha çok daha çok diye kasmakta. herkes ekonomist oldu. kimisi coin peşinde, kimisi döviz. kimisi paramı nasıl korurum, kimisi nasıl çoğaltırım derdinde. bu da hayatı yaşatmıyor aslında. herkes her şeyi erteliyor. küçücük ekranlara boynumuzu kıvırıp bakıyoruz her daim. balkonda, tuvalette, her yerde.. iki gündür şeridinde gidemeyip götün götün önüme kıran araçlarla karşılaşıyorum, bi bakıyorum elinde telefon.

haberlere bakıyosun, delisi akıllısı saçma sapan hareketler peşinde. adam tüfeği çekmiş ateş ediyor sağa sola, resmen vurmak için ateş ediyor ya. birisi gitmiş bebeğini sobada yakıyor, birisi el kadar bebeği yumrukluyor. yani normal bi haber yok hep böyle. çünkü kimse yaşamıyor bence. pandemisi, maskesi, aşısı, mültecisi derken düzgün insanda bile kaygı bozukluğu oluştu çoğunlukla.

Kızımı düşünüyorum nasıl yapacağız ne edeceğiz diye. ölümden hiç bu kadar korkmamıştım. onu babasız bırakırım diye çok korkuyorum. velhasılı kelam sindik içimize. höst diyene eyvallah diyeceğim yakında ki hiç yakıştıramam kendime. adam çekip vurabilir ne bileyim döner bıçağı, kılıç falan çekebilir. millet kafayı yemiş gibi. hapishanelerde yer yok, geleni geçeni salıyorlar. bu da suç oranını artırıyor. koruyun kendinizi dalaşmayın ite köpeğe.
0
Improbable
(02.12.21)
(6)

burun estetiğinde estetik cerrahi konka ameliyatı da yapabilir mi?

ilgeru
merhaba, nefes alıp vermede kendimi bildim bileli sorun yaşıyorum. 2 sene önce gittiğim kbb profesörü konka ameliyatı olmam gerektiğini söyledi hem burun etlerim sıkıntı hem de kemik eğriliği var. doktora estetik de olmak istediğimi söyledim (burnum yüzüme göre büyük biraz) o da eğer olacaksan aynı
merhaba, nefes alıp vermede kendimi bildim bileli sorun yaşıyorum. 2 sene önce gittiğim kbb profesörü konka ameliyatı olmam gerektiğini söyledi hem burun etlerim sıkıntı hem de kemik eğriliği var. doktora estetik de olmak istediğimi söyledim (burnum yüzüme göre büyük biraz) o da eğer olacaksan aynı ameliyatta olman daha mantıklı dedi. ben konka ve kemik eğriliği ameliyatını yaparım estetik için de hastanemizdeki estetisyenle görüşebilirsin dedi.

sorum şu; bu işlerin tamamını bir doktor halledemiyor mu? mesela estetiysen hem kemik eğrili ve konkayı yapıp estetik olarak da halledemiyor mu? daha önce olan var mı acaba?
0
ilgeru
(02.12.21)
Estetik ameliyat da yapan KBB cerrahları var ama ameliyatın tek amacı estetikse genellikle plastik cerrah tercih ediliyor çünkü uzmanlıkları o. Aynı ameliyata bir KBB bir plastik cerrah girmesi en ideal seçenek olur. Ama o işlerin tamamını halleden kbb cerrahları da var evet.
0
kobuzchu kiz
(02.12.21)
Bildiğim kadarıyla burun estetiği işini kbb cerrahına yaptırmak en en kaçınılan şey. İnsanlar asla der hep.
0
whoosie
(02.12.21)
@kobuzchu - aslında tek amaç estetik değil, öncelikle sağlıklı nefes alabilmek ama madem ameliyata giriyorum o zaman daha güzel bir burun olsun da istedim.

@whoosie - araştırıyorum, estetik olacaksan kbb'ye olma diyorlar, burun eti olacaksan estetisyene olma diyorlar. anlaşılan ikisini de iyi yapan doktor yok
0
🌸ilgeru
(02.12.21)
prof. dr. burak erdamar vardı, ben ona yaptıracaktım görüştük vs. ertesi hafta motosiklet kazasında vefat etti. estetik doktora da gittim, yapmak istemedi. sonra da tekrar araştırmadım. çok başarılı bir kbb'ciye git derim.
0
gabe h coud
(02.12.21)
istanbul'daysaniz Dr Elad Azizli'yi tavsiye ederim, kbenim burnumu da o yapti ve cok basarili biridir. Burada bol bol kendisini ovuyorum.
0
sopiro
(02.12.21)
2 arkadaşım ve benim ameliyat olduğum doktorumuz Rahmi Özcelep " önceliğimiz doğru nefes " der her zaman. benim uzun araştırmalarım sonucu güvendiğim tek doktordur.
arkadaşlarımdan biri 2014 yılında hem estetik hem de nefes sorunu için ameliyat olmuştu ben de gece boyunca yanında refakatçi olarak kalmıştım.en ufak bir ağrısı , kanaması ya da şikayeti olmadı burnu da estetik olarak çok güzel oldu. hala görüştüğümüzde çok iyi nefes aldığını anlatır.
ben de 2 ay önce ameliyat oldum.son yıllarda hiç nefes alamaz haldeydim hem kemik eğriliği vardı hem de nefes kanallarım dardı ve konkalar vardı.
doktorum kbb uzmanı olduğundan hepsini halletti ve estetik olarak da çok doğal güzel bir burun yaptı bana.
instagram sayfasından yaptığı işleri ve iletişim bilgilerini görebilirsiniz

instagram.com
0
devilone
(04.12.21)
(13)

hangisi?

nadirendeolsa
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişkievet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmed
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişki

evet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmeden,kendi ilişkilerinizden ve karakterinizden yola cıkarak hangisini seçersiniz.

özetle ne olursa olsun tutkudan yana mısınız huzurdan yana mı.

edit: yıkıcı derken bir dargın bir barışık, gelgitli ama kopulamayan ilişki demek istedim. şiddet hakaret vs gibi insanlık dışı şeyler degil.
0
nadirendeolsa
(01.12.21)
Kendi karakterimden yola çıkarak şimdiye dek (30 yaşıma); sakin huzurlu iliskiyi secerdim

Simdiki aklimla; ikisini de secmem, yalnız kalmayı secerim
0
abuzer
(01.12.21)
kesinlikle 1. ikincisi yerine yalnizlik tercih ederdim
0
gunes123
(01.12.21)
tartismasiz 1
2 benim midemi bulandiriyo hic bulasmam yalnizligi tercih ederim. huzur diye de adlandirmam
0
ala09
(01.12.21)
İkisine de ihtiyaç duyulan yaşlar dönemler var. 1i çok yaşayan huzuru 2de buluyor, 2yi yaşayan 1in heyecanını yaşayınca onu arayabiliyor.

Yıkıcı etkiyi hiç sevmem, onunla mücadele de edemem. 1in olumlu yönlerini özlediğim oluyor ama sürdüremem yani onu biliyorum. 2 oldu genelde ilişkilerim.
0
Bruce
(01.12.21)
ikisi bir arada. tutkuyla başlasın, sevgiye ve huzura evrilsin. arada tutku da yeniler kendini belki
0
gabe h coud
(01.12.21)
Yıkıcı derken? Dayak yemeyeceğimi varsayarak 1 diyorum.
0
ganbatte
(01.12.21)
düzgün bir ilişkinin yıkıcı getirileri olmaz. hem heyecanlı hem aşk tutku gibi duyguların yoğun yaşandığı hem de stabil olabilecek ilişkiler var ve yaşanıyor. o yüzden kendinizi öyle ıvır zıvır ilişkilere sokmanıza gerek yok derim.
0
roket adam
(01.12.21)
2.seçenekte karşılıklı beğeni varsa 1.yi geçer 1senede
0
bir soru sorcam
(01.12.21)
yıkıcı ilişkide karşılıklı sevgi veya saygı yoktur ondan yıkıcıdır. o yüzden bunlar varsa 2 diyorum.
0
curious mind
(02.12.21)
1den başlayıp savaşıp, didinip, sürüklenip 2ye çevirmek :(
0
lüzumsuz adam
(02.12.21)
2 seçiyorum. Ayrılıp barışmalı ilişkiler bana göre değil. Benden ayrılan insana ömür boyu tekrar güvenemem çünkü.
Sakin sakin sevelim sevilelim.
0
Gradient_tabanlı_mor
(02.12.21)
ikisi de olmaz, ya hep ya hiç
0
lcha
(02.12.21)
ilki obv.
0
emresh
(03.12.21)
(11)

İş arkadaşlarınız kazandığı parayı hak ediyor mu?

asaf
İş arkadaşlarınız işinin hakkını veriyor mu?Genel olarak Türk iş hayatındaki kanıyı bilirsiniz. Evde kahvaltı yapmayıp iş yerinde çay/poğaça/simit yapanlar, iş zamanında sosyal medyada sörf yapanlar, geç gelip erken çıkanlar vb. şeylerden şikayet hep vardır. Sizin kendi iş arkadaşlarınız için gözlem
İş arkadaşlarınız işinin hakkını veriyor mu?

Genel olarak Türk iş hayatındaki kanıyı bilirsiniz. Evde kahvaltı yapmayıp iş yerinde çay/poğaça/simit yapanlar, iş zamanında sosyal medyada sörf yapanlar, geç gelip erken çıkanlar vb. şeylerden şikayet hep vardır.

Sizin kendi iş arkadaşlarınız için gözlemleriniz neler? Sektörü de paylaşıp 10 üzerinden kaç verirsiniz iş yerindeki verimlerine?
0
asaf
(01.12.21)
çok karışık. 10k brüt verdiğimiz çocuk tek başına ordu gibi çalışıyor. 20-30 versek yadırgamam. 11k brüt verdiğimiz birine en ufak ek iş ver istifayı basıyor, göndermek de sıkıntı, onun için yıllar önceki iş yüküyle aynen devam ediyor.

bir tane şef ve altında başka biri var, bunlar hep arazi olma peşindeler ama çok yükleniyorum, çünkü yavaşlar ama istediğimi alıyorum. onlar %90 hak ediyorlar gibi.

başka biri var alt kademe de değil mesela, aldığı parayla kendisinden 2 gömlek daha kalifiye 2 kişi alırdık.

şöyle genelleyeyim; personelin 3'te 1'i emeğinin karşılığını alamıyor. 3'te 1'i tam karşılığına yakın çalışıyor. Kalanı da çok kötü perform ediyor.

Sektördeki diğer şirketlere kıyaslarsan şirketin tamamı %120 çalışıyor, orası ayrı :))
0
gabe h coud
(01.12.21)
genel olarak, 8 saat lik is gununun max 3-4 saati calisilabiliyor, bunye fazlasina izin vermiyor. ama bence calisanlarin kimi cografyalarda belki daha yogun olarak maksatli bicimde ne kadar kaytaririz, ustumuzdeki is yukunu nasil olur da baska birine paslariz mucadelesi veriliyor. Bu bir tur is olmus durumda. Ben de maalesef zamanla adapte oldum, onlar 5/10 sa ben 6/10 dur.
0
gunes123
(01.12.21)
türkiye, uzun çalışma saatlerine rağmen iş verimliliği çok düşük bir ülke maalesef.

bunu kendi iş arkadaşlarım arasında da çok gözlemliyorum. adam X lira maaş istiyor, X*1,5 teklif ediliyor. Sevinerek kabul ediyor, işe başlıyor. Bir süre sonra bakıyorsun kaytarıyor, yarı zamanlı personel kadar iş ancak çıkarıyor. Soruyorsun, niye böyle? Cevap: E işte aldığım paranın karşılığı bu. Daha fazla çalışmam için daha çok vermeleri lazım!

Yau iyi de zaten senin istediğinin birbuçuk katını vermediler mi? Cevap: O başka.

Özet: İş ahlakı yerlerde, verimlilik yerlerde. Yok yere uzun saatler kendi kendimizi iş yerine mahkum ediyoruz.
0
kaptankedi
(01.12.21)
insanlar calışma saatinde ful dikkat calışamaz. öyle gözüken biri bunu uzun süre sürdüremez. bir gün daha rahat calışırsınız, belki elinizdeki işi evire çevire, yetiştirmeye calışmadan. aralarda sosyalleşerek. bazen pür dikkat 8 saat yemek arası hariç kalkmadan iş yetiştirirsiniz. haliyle kişinin tavrı önemli o gün naaptıgı degil. sabah pogacayla gelip yarım saat kahvaltısını yapar bu rutin ona iyi gelir ama cok iyi çalışabilir. kimi 9da gelir direkt oturur ciddi gözükür ama boş boş ekrana akar iş bitiremez.

böyle yargılarla çalışma arkadaşlarınıa bakmayın bence.
0
nadirendeolsa
(01.12.21)
Sirkette herkes it gibi calisiyor.
Patron bilse herkese x3 zam yapar.
Ozelde yatan adam pek kalmadi.
0
divit
(01.12.21)
Is arkadaslarim hakkinin yarisini bile kazanmiyor. ben onlardan da az kazaniyorum (yabanci olduklari icin extralari odemeler aliyorlar)
0
ala09
(01.12.21)
Kendi departmanım için konuşursam fazlasını hak ediyorlar, ediyoruz. Herkesin amele gibi çalıştığı bir ekipteyim. Bazen bu kadar çalışmamalıyız diyorum aramızda konuşurken. Tabii aslında ben ve diğer yöneticiler böyle çalıştığımız için onlar da çalışıyor. Kendini besleyen bir döngü ama herkes yaptığı işten zevk alabildiği için böyle oluyor.
0
Bruce
(01.12.21)
Bruce +1
nadirendeolsa +1
divit +1

Burada bahsedilen iş hayatı özel sektör değil herhalde.
0
dreamnesiac
(01.12.21)
insanları iş yapma süresine göre değil iş yapma kalitesine ve genel iş yapış şekline göre değerlendiririm. adama 10 dakikalık iş verildiyse bunu 3 dkda bitirip kalan 7 dakikada sosyal medyada sörf yapması problem değil, öncelikle onu belirteyim.

devamına gelirsek iş arkadaşlarım harbiden hayvan gibi çalışıyor maalesef.
0
roket adam
(01.12.21)
hayir hak etmiyorlar.
hepsinin de aldigi parayi biliyorum. cogu hak etmiyor hem de.

ozel sektorde yatan adam pek kalmadi denmis... iste o ufak kisimla ayni yerde calisiyorum. yata yata aliyorlar paralarini hem de.
sektor belirtmek istemiyorum ama bilindik bir yer. cogu kisinin hayali bir yer hatta. yatan adam seviliyor.
ben buraya girmeden kesin beni begenmezler demistim. oyle bir yanilsama disariya verdigi izlenim. bir baktim ipini koparan girip goz boyayip yatabilirmis patronla arani iyi tut yagla balla yetermis.

roket adamin dedigi dogru ama ben ondan bahsetmiyorum. tam bir yatis var burada.
0
Kittie
(01.12.21)
eksisözlük hit sayısından beyaz yakanın çalışma yüzdesi orantılı olarak hesaplanabilir

iş oldu mu çaışıyoruz olmadığı zaman sektörle ilgili kendini geliştirme motivasyonu yok

en yüksek oran proje bazlı çalışılan işler için boşluk daha azdır
it genelde en yoğun
0
bir soru sorcam
(01.12.21)
(20)

Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız

dissendium
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
0
dissendium
(01.12.21)
En güzel zamanlarım üniversitedeki zamanlarım.
En kötüleri ise lisenin ilk yılı, ortaokul falan
0
zimbirik
(01.12.21)
31 yaşındayım, genel olarak her senem bir öncekinden daha iyi oluyor gibi hissediyorum o yüzden çok geçmiş özlemi çekmiyorum.

ama 2016 (26-27 yaşlarındayım) tam young wild and free olduğum zamanlardı, o sene baya güzeldi. 4-5 kere tatile gitmiştim, çok geziyordum, tam bir single'dım, paso macera idi yani.

en kötü günüm de kız kardeşim bilinmeyen bir enfeksiyondan hastaneye düşmüştü 2017'de, onun yanında refakatçiydim. o geceki kadar kötü hissettiğim bir gün daha olmamıştı, hastalık işi çok zor (sonra iyileşti neyse ki) dönemsel olarak bakarsak lise son zamanlar - üni ilk zamanlar olabilir herhalde.
0
roket adam
(01.12.21)
En kotu: Ailemle senelerdir kus kaldik + calistigim sirket batti, tazminatsiz issiz kaldim + Depresyon + Siddete meyilli bir sosyopat/manipulatorden ayrildim, kendisi mail ve sosyal medya hesaplarima sizip arkadaslarimin %50si ile arami bozdu, toparlamak yillar aldi + 1 sene boyunca kesintisiz her gece kabus gordum, fibromiyalji ile aylarca bogustum.

En iyi: Yuksek prestijli projelerde comez bir muhendis olarak all-star takimi gibi bir muhendis ekibi ile calistim + Muhtesem eglenceli iliskilerim oldu, kendimi ve hayattan ne istedigimi kesfettim + maasim yuzunden arkadas ortamimda fabrikator olarak anildim. Iyi kazandim, basarili yatirim yaptim, kendi evimi kendim aldim.
0
cleric
(01.12.21)
en guzel zamanlarim mezun olduktan sonraki calismadigim donemdi. vaktim coktu kendimle ugrasiyordum ve cok uzun seyahatler yapabiliyordum. is hayatina girince yaslandim gibi hissediyorum
0
ala09
(01.12.21)
En iyisi:üniversitede Erasmus dönemi ve mezun olduktan sonraki 2 3 seneydi. Çok kazanmıyordum ama çok da yorulmamıştım. Sabahlara kadar içip sabah işe gidebiliyordum. Çok eğlendim, gezdim, takıldım.

En kötüsü: yok heralde ya, en kötüsünde bile şükür seviyesindeyim şuan geri dönüp baktığımda.
0
kismisolungac
(01.12.21)
Üniversite 3. sınıf (2016) ile geçtiğimiz yıl arası çok kötüydü. Ailevi çok büyük sıkıntılarım oldu ve toksik ortamdan kurtulacak ekonomik ve psikolojik gücüm yoktu. Uzun süreler ilaç tedavisi görmek zorunda kaldım. 2020 yılında da o zor zamanlara dayanmamı sağlayan yegane canlı vefat etti. Ardından haftalarca yemek yemedim ve tekrar ilaç kullanmaya başladım. 8 ay toparlayamadım. Geçtiğimiz ocaktan beridir bir miktar daha iyi gidiyor her şey en azından altından kalkamayacağım zorluklarla karşı karşıya kalmıyorum diyebilirim.

En güzel zamanlar da lise 3-4'tü sanırım o zamanlar farkında değildim ama.. Güzel olmasının sebebi de dümdüz normal bir lise hayaatı olması dsngjsd klasik okula gidiyodum arada arkadaşlarla okey oynamaya falan giderdik, bu.
0
eatpraylaw
(01.12.21)
en kötü zamanım son 1,5 sene, 2020 haziran'dan itibaren devam ediyor.
en güzel zamanlarım 13-16 arasıydı. bol bol geziyordum, konfor alanımdan çıkmıştım, daha önce yapmadığım şeyleri denemiştim.
0
Bruce
(01.12.21)
En güzel zamanım hazırlığı bitirdiğim seneki yaz tatili idi. Sıfır stres, Londra’da yaşam, gezmeler, yemeler hey gidiii.
En kötü zamanlarım da 15 ay süre evliliğimin ikinci yarısı. Esir hayatı, hakaret, küfür… Allah belalarını versin eşim ve ailesi hayatımı mahvettiler.
0
cilekli pasta
(01.12.21)
En güzel; üniversite zamanları ve tatil zamanlarım.
En kötü; şu zamanlarım.
0
mutekebbir
(01.12.21)
en kötü zamanım; 1991-2000 yılları arası 9 yıl. dünya üzerinde cehennemi yaşadım. bilen vardır belki, babam boşanıyor, bize anneniz öldü diyor, üvey anne geliyor ve o 9 yılın büyük kısmı fiziksel ve psikolojik işkence. ondan sonraki en kötü zamanım da geçen sene eski kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonraki aylar.

en güzel zamanlarım, 2000-2007 arası. lisenin bir kısmında özgürlüğün tadını ilk kez çıkaran bir genç, sonra da üniversite yılları. ve aralıksız devrimler, hehe. şimdi aklıma geldi, üniversitede sürekli yanımda oturan bir kız vardı, her yer boş da olsa yanıma gelirdi. inanılmaz güzel bir kız, yani nasıl anlatılır böyle bir güzellik ve benden hoşlanıyor. alala. ben buna inanamıyorum. benden neden hoşlansın diyorum. arkadaşlar araya giriyor, kafama kafama vuruyor da anca farkına varıyorum. keşke şimdiki aklım o zamanlar olsaydı. o kız zengin, ilişkiyi sürdüremem, istediği yerlere gidemem diye uzaklaşmıştım. ah be!

neyse devam edeyim. üniversiteyi burslu okudum, yurt olarak bize denize sıfır apart villa kiraladılar. 4 kişiye 1 villa. ben de şehirde yaşayan 3 burslu eleman bulup benim villaya kaydını yaptırdım ve tek başıma yaşadım orada. her odada birer gün yatardım. haftada 2 kere temizlik gelirdi hepsini değiştirirdi :)) villaların arasındaki boşluğa gece masaları çıkarıp lan'dan cs atardık max kişiyle 16 mi 32 mi neydi. subwoofer almıştım paraya kıyıp, 6'nın 1'i awp miydi, sniper, çaaaat diye yankılanırdı gecenin 3'ünde adamın kaşının ortasında açtığım delikte. o zaman da nickim douchebag'di cs'de. sonra ben arkadaş ağırlamayı çok severim, villamda tabii 4 kişilik mutfak var, balkona büyükçe masa kurar haftasonları arkadaşları kahvaltıya davet ederdim. mal bulmuş mağribi gibi gelirlerdi. e bu para nerden geliyor? onu da yine onların üzerinden kazanırdım :) limitsiz 100 mbit internetimiz var, film download edip cdlere yazardım ve arkadaşlara kiralardım. cd kiralama 500 bin tl, satın alırsan 1,5 milyondu hatırladığım kadarıyla. herkes satın alırdı, arşivciler, sonra birbirine verirdi, bana kazık attığını zannediyor :) olsun bana maliyeti 100 bin tl. (paradan sıfırlar atılmadığı zamanlar, tey tey) zaten cd 2 kere el değiştirse 3. kişide çiziklerden çalışmaz.

villa kat kaloriferiyle çalışıyor. her villaya aylık 250 lt motorin veriyorlar deposuna. kış aylarında 4 kişilikler yakıtı bitirip bana gelirdi. hortumla çekip taksim ederdim :) beni çok sevdiler, ben de onları çok sevdim, canım arkadaşlarım. çoğuyla hala görüşürüz. burası yalan. birazıyla hala görüşürüz :)
0
gabe h coud
(01.12.21)
üni iyidir
sonra kötü genelde
0
duyurukullanıcısı
(01.12.21)
en güzel zaman: bu yıl diğerlerinden farklı olarak müthişti diyebileceğim bir yıl yok.
en kötü: 2015(lise3) istemediğim bir sınıfta sevmediğim insanlarla beraber okumak zorundaydım ve o sene bitsin diye günleri saydım. Daha sonra, üniversitenin ikinci senesi olan 2018'in ilk yarısı. Çok sevdiğim bir ilişki bitmişti, sevdiğim bir şehirde yalnız başıma keyifsiz bir yaşam sürdüm.
0
biravekahve
(01.12.21)
2019'un son 3 ayı.

Hem planlı programlı hem spontane gelişen bir süreç geçmişti. Epey keyif aldığım bir dönem olmuştu.

En kötü zamanım sanırım ne kadar mal biriyim dediğim lise yılları.
0
put it in your appropriate place
(01.12.21)
En guzel yillar aslinda cok zor gecen ama umutlarimin oldugu yillar. Universitede son yilim.

En kotu işte o umutlarin bittigi, hayatin o kadar da guzel olmadigini anladigim 25 30 arasi. Yeni is, yeni ortam, evlilik.

Simdilerde yeni hayaller bulmaya calisiyorum.

Pekcoklarina gore ozenilecek bi hayatim var ama Hayat genel anlamda zor.
0
halk
(01.12.21)
en guzel zamanlarim lisenin son iki yili ve universiteye "gercekten" basladigim ilk iki sene, 2010-2012 ve 2017-2019 araliklari diyebilirim.

en kotu ikincisi 2013-14. major depresyon, fiziksel sakatlik, saglik sorunlari vs. tamamen bas asagi gittigim ve az kalsin kendimi oldurdugum bir donemdi.

su an yasadigim en kotu donemde oldugumu dusunuyorum. kendimi oldurmek niyetim yok bu sefer, nasil desem daha olgun ve yetiskin acisi hissediyorum, biraz daha fazla basa cikabiliyorum ama icten ice daha yikici bu. soyle soyleyeyim o zaman 100 uzerinden 10'dum ama o yasta bunu tolere edebiliyordum. o zaman bu kabul edilebilirdi. simdi 100 uzerinden 15'im ama 30 altindaki adamin ne esi, ne isi, ne dostu, ne duzgun yasantisi olabilir iste oyle dusun. "her sey kotu gidiyor oyleyse gebereyim" dedirtmeyen ama yasama sevincini alan, direncini kiran turden.
0
der meister
(01.12.21)
en güzel: orta son, lise 1, işe başlangıç ilk 3 sene

en kötü: ünv., işsizlik dönemi - iş başlangıç arası

güzel zamanlarda umut vardı, enerji vardı, planlar vardı. kötü zamanlarda tam tersi.
0
ya ben lan neyse
(01.12.21)
sanırım en guzel yıllarım ilkokul ve orta ikiye kadarki süre. sonra hayatım hiç güzel olmadı. geçen yıl babamı kaybettiğimden beri yokuş aşağı gidiyorum. ilaçlar kullanıyorum ama onu dusunmediğim bir an bile yok. ölmeyi o kadar istiyorum ki anlatmam mumkun değil. o an gelene kadar ölü gibi yasayacagım sanırım.
0
suyin
(02.12.21)
en kötü yıllarım üniversite
en güzel yıllarım son 3 senem
0
hopp
(02.12.21)
Son 2 sene sanırım hem en kötü hem de en güzel zamanımdı. Daha kötü günler yaşadım ama bu kadar ağır depresyonda olmadım hiç. En güzel aynı zamanda çünkü bana anne diyen biri oldu hayatımda ve o büyüyor, görüyorum. Her ne kadar kötü bir anne olsam da...
0
curukturpkokusu
(02.12.21)
Bir dönem çok disiplinli, zihinsel ve bedensel en üst seviyede güçlü olduğum bir dönemdi. Sabah koşu, sonra kütüphane sonra akşam yüzme. Müthişti müthiş. Temizlik, yemek, para işleri, insanlar, hiçbiri ile ilgilenmem gerekmiyordu. Eşyalarım da en iyisinden ve birkaç taneydi. Bilgisayar örneğin, ya da kış için koşu montu. Her şeyin az ve öz olduğu fakat kendim de dahil her şeyden üst düzey verimlilik aldığım bir dönemdi. Çok özlüyorum. Sonraki zamanlarım hep vasati.
0
velvetmorning
(02.12.21)
(7)

Siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız?

Kronikkötümser
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza. Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin t
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza.

Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin tiyatro sanatçısı oldugunu öğrendim, bu hafta oyunu varmış, ben izlemeye gelmek isterim dedim ve oyununa bilet aldım, kendiside bana çok sevinirim hatta çıkışta bişeyler içeriz dedi.

Şimdi bu arkadaş nezaket olsun diye mi bana '' çıkışta bişeyler içeriz'' demiştir yoksa iletişimi devam ettirmek için mi ?

Bu arada bugün bizi tanıştıran arkadaşımla telefonda konuşmuşlar kadın yine zor zamanlar geçiriyorum onu üzmek istemem demiş.


Ben bu hafta oyununu izlemeye gideceğim, ne instagramdan ekledim ne de telefonunu aldım, oyunu izledikten sonra tebrik etmeye gideyim mi yoksa zaten kadın istemiyor rahatsız etmemek için çekip gideyim mi evime oyundan sonra?
0
Kronikkötümser
(30.11.21)
Ayıp olmasın diye birini dışarı davet etmezdim ben. Bence yanına uğrayıp tebrik et. Ama o gece çıkmayı teklif etmezse ben teklif etmezdim.
0
zimbirik
(01.12.21)
Friendzone'lamış :( Önce bir mesafe koymuş, sonra görüşünce ölçüp tartarak kendisine iyi geleceğinizi düşününce devam ettirecek...
0
silverleaf
(01.12.21)
bırak peşini ya, boşver. kaçanı kovalama. seni beğenseydi, potansiyel görseydi, hiç "zor zamanlardan geçiyorum, üzmek istemem" demezdi, emin ol. tersini düşün. beğendiğin dibinin düştüğü bir january jones ile tanışmış olsan, zor zamanlardan geçiyorum diye sallar mıydın?

iki taraf da aynı enerjiyle ve aynı istekle yaklaşmıyorsa ölü doğum gibi bir şey oluyor.
0
gabe h coud
(01.12.21)
Friendzone +1

"zor zamanlar geçiriyorum, kimseyi üzmek istemem" kısmının çok doğru olduğuna inanmıyorum. o da etkilenmiş olsa bu şekilde yaklaşmazdı. etkilenmemiş/beğenmemiş diyebiliriz. Oyun sonrası bir şeyler içme baş başa olur ise bir umut vardır diyebiliriz. oyundan diğer arkadaşlar da gelir ise direkt FZ.
0
himmet dayi
(01.12.21)
Sen beğendiysen git görüş ama bir iş çıkmasını bekleme.
0
lcha
(01.12.21)
Oyuna git, bitince nazikçe tebrik et. Varsa oyunla ilgili beğendiğin yerleri çok kısaca söyle. Sonra da herhangi bir beklentiye girmeden, ondan bir hareket bekliyormuş gibi görünmeden veda et ve evine dön. Eğer sana karşı bir ilgisi varsa ya da oluşursa, sana arkadaşı üzerinden haberi ulaşır. Yoğun ilgi böyle durumlarda karşı tarafı daha da itmekten başka bir işe yaramaz. Sen hayatına devam et bence, dışarıda birbirinizden etkileneceğiniz bir sürü insan var. Bunu unutuyoruz çoğu zaman.
0
thracia
(01.12.21)
Nezaket. belki çay kahveye davet eder ama sakın ilişkisel bir şey bekleme, yara bandı vazifesi göreceksin.
0
KaraSakall
(01.12.21)
(10)

sizce en iyi oyuncu ve gosterdigi en iyi performans?

buenosdias
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim. https://www.youtube.com/watch?v=yf3TVS-yEuobi de su var.https://www.youtube.com/watch?v=wM6exo00T5Isizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim.

www.youtube.com

bi de su var.
www.youtube.com

sizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
0
buenosdias
(30.11.21)
çok var ama aklıma ilk gelen
martin freeman'ın sherlock'ta; sherlock'un ölmediğini kanlı canlı yanında görünce verdiği ilk andaki tepki.. ayrıca basit gibi görünse de çok iyi yazılmış bi sahne.

bi de iyi performansı ekranda anlamak çok zor, sahnede canlı görmek lazım.
yakın zamanda oedipus'ta iokasteyi oynayan Marieke Heebniki gördüm mesela, vay dedim bu ne.
0
rewlack
(30.11.21)
şu videonun altındaki yorumdan çok etkilenmiştim:

www.youtube.com

''This is a classic. Actors could learn from that cat. That’s the perfect combination of skittishness, indecisiveness and disbelief, followed by disappointment and dejection in less than a minute.''

ama benim için şov limonata'daki bu sahnedir:

www.youtube.com
0
onemoremile
(30.11.21)
tom hanks - cast away, forrest gump, saving private ryan

bunlardan birini veya sahnesini seçmek diğerlerine haksızlık. %100 o rolde adam, inanılır şey değil.

başka oyuncular genelde hep kendini oynar, film ona göre şekillenir. mesela Kristen Stewart, Lady Diana'yı bile nevrotik, elini nereye koyacağını bilmeyen biri olarak, yani kendini oynayarak sunmuş. spencer filmi bittiğinde, bu neydi şimdi dedik arkadaşımla. mesela ryan reynolds. hep aynı karakteri oynar, filmler ve setler değişir adamın çevresinde, tom hanks gibi karaktere bürünen ve sırıtmayan çok nadir oyuncu var. mesela kevin spacey, yazık ettiler adama :( , joaquin phoenix, viggo mortensen, adrien brody, sean bean, mads mikkelsen, cillian murphy, rami malek gibi.
0
gabe h coud
(30.11.21)
Yüzlerce var.

Mesela; www.youtube.com
0
alfred
(30.11.21)
Once upon a time in Hollywood filminde leonardi Dicaprio'nun sahnesini çok severim ama en iyi aktör ve performans çok fazla var;
youtu.be
0
logisticsmanager
(30.11.21)
duyurukullanıcısı
(30.11.21)
en iyi diyemem oyle bir iddiam yok, pek film kulturum yok ama mar adentro'da javier bardem abim oyle oynamis ki cocuk gibi aglamistim.
0
der meister
(30.11.21)
Son zamanlarda aklımda kalan The Danish Girl filminde Eddie Redmayne'nin cıbıldak iken cinsel organını saklamaya çalıştığı sahne büyük oyunculuk örneği bana kalırsa.

Edward Norton'un komple Fight Club'daki oyunculuğu keza. Özellikle kendini dövdüğü sahne. Hatta aynı filmde Brad Pitt'in tiradları.

Inglorious Basterds'da Hans Landa'yı canlandıran Christoph Waltz mesela harika bir oyunculuk her sahnesinde.

Ama performans dersek sadece bunları düşünemeyiz. Bazı oyunculuklar fiziksel performans da gerektiriyor. Mesela The Matrix'te Keanu Reeves'in öyle muhteşem bir tiradı rol kesmesi vs yok ancak martial arts konusunda bir Hollywood yıldızının gelebileceği son noktaydı kendisi aynı şekilde Laurance Fishburne'nin Morpheus performansı.
0
bana kedicik derdi
(30.11.21)
ilk aklıma gelen Samuel L. Jackson hamburger sahnesi
0
bahçedekisandal
(30.11.21)
şu analizi izlemeni tavsiye ederim:

Westworld: What Makes Anthony Hopkins Great
www.youtube.com
0
orpheus
(30.11.21)
(3)

İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?

put it in your appropriate place
İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?Reddit'de, bir üye balon fiyatlarını sordu bu dönemde. Cevap yazdım, belki soruna cevap değil ama en azından bilgin olsun diye eylülün sonunda bu kadar verdim diye. Cevap olarak, deneyim nasıldı diye sordu.İyi ki de yaptım diyemem demek istiyorum ama
İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?

Reddit'de, bir üye balon fiyatlarını sordu bu dönemde. Cevap yazdım, belki soruna cevap değil ama en azından bilgin olsun diye eylülün sonunda bu kadar verdim diye. Cevap olarak, deneyim nasıldı diye sordu.

İyi ki de yaptım diyemem demek istiyorum ama diyemiyorum. Vereceğim cevabı yazayım;

The experience was average. If I didn't, I would regret it but I couldn't say....
0
put it in your appropriate place
(29.11.21)
I can't say it was worth it (its price).
0
gabe h coud
(29.11.21)
Wasnt the money's worth but can't complain.

Wasn't a lifetime experience but maybe one should try once

Olay para temelliyse 1, paradan bagimsizsa 2.
0
floydian
(29.11.21)
...but I can't say "I'm glad that I did"
0
038576
(30.11.21)
(10)

keriz gibi az maaş istedim, kabul ettiler

abelardo
8 yıldır çalıştığım işyerinden ayrılmak için görüştüğüm yabancı firmadan 10bin lira istedim şak diye kabul ettiler. öğrendim ki daha iyi ücret veriyormuş. 1000 euro yani 14,5 veriyormuş.biraz artış istedim 10,500 teklif ettiler.ne yapılır ki bu saatten sonra?iyi taraf şu: her halükarda 8 yıl çalıstı
8 yıldır çalıştığım işyerinden ayrılmak için görüştüğüm yabancı firmadan 10bin lira istedim şak diye kabul ettiler. öğrendim ki daha iyi ücret veriyormuş. 1000 euro yani 14,5 veriyormuş.
biraz artış istedim 10,500 teklif ettiler.
ne yapılır ki bu saatten sonra?

iyi taraf şu:
her halükarda 8 yıl çalıstıgım firmadan daha iyi maaş veriyor.
böyle iyi firmalar beni almak istemezdi 8 yıl işten uzak kaldıgım için. bunlar beni şak diye kabul ettiler, az istediğim için belki.
ve daha ilginç olan, görüşüp anlaştıktan sonra işyerimden ayrılmak istediğimi söyleyeceğim gün işyerim beni tazminatlı işten çıkardı sdasdasd
0
abelardo
(29.11.21)
olan olmus artik bence, bi sene falan calismaya devam edip yeniden artis isteyebilirsiniz.

öbür taraftan alcaginiz hesapta olmayan tazminati kar sayip devam..

hayirli olsun
0
vhs kaseti
(29.11.21)
bu tarz durumlarda üzülecek bir şey yok. kabul ediceksin içeride yılbaşı zamlarında ekstra fazla alıp şirket içi dengeye gelecek maaşın zamanla.
0
ayin yazari
(29.11.21)
Valla isteseniz bu kadar denk gelmezdi, hayirlisi olsun. Sevindim sizin adiniza
0
Pufpuf
(29.11.21)
başla, 3 ay sonra ya da performansını gösterince ve artış için görüşebilirsin
0
lupelius
(29.11.21)
valla bana da oldu. %50 zamlı diye kabul ettim. daha yüksekmiş aslında. söyleyince 500 tl artırdılar, o sene vazgeçilmez adam olunca, ertesi sene ilk baştaki ücretin üstüne zam almış gibi maaşı düzelttiler.

yani, seneye zam zamanı aslında 14.5 almalıydım demelisin.
0
gabe h coud
(29.11.21)
hayırlı olsun
diğer taraftan tazminat almanız efsane olmuş
kurumsal bir yerse düzeltme isterseniz, önce kendinizi kanıtlayın derim
0
superb
(29.11.21)
kerizim demişsin ama bayağı dört ayak üstüne düşen şanslı birisin. işten çıkmadan işini de ayarlayarak bir dolu Türk gencinden zeki olduğunu da kanıtlamışsın. bence kendine haksızlık ediyorsun.
seneye düzelttirirsin en kötü, bu piyasa şartlarında her şey iyi bence.
0
adivar
(29.11.21)
Tazminat kısmı az isteme olumsuzluğunu silerek dengelemiş. Hayırlı olsun :)
0
eksi sozlugun tatli insani
(29.11.21)
cok istesen olumsuz olacakti belki. bunu asla bilemezsin. istedigini soylemissin kabul etmisler. 14000 soylesen yine kabul etseler yine kerizim diyecektin :D


tazminati aliyorsun iste oh mis. soyle 1 sene sigorta yapmasinlar issizlik maasi alirsin sdjfhdsjhfdsk :D

isi sev de zam alirsin sonra, ne de olsa istedigin maasi -hemi de eskisinden cok- aliyorsun.

hayirli olsun
0
yoggi
(29.11.21)
tamamen firmanın ve ik'nın iyi niyetine bağlı bu durum. ik'cı o işin bütçesi atıyorum 12 olsa bile 10 teklif edip, sene sonunda bak böyle anlaşma yapıp bütçenin altında kaldım deyip prim bile alacak muhtemelen. yani senin alamadığın para başkasına artı olarak yazmıştır :)

sene ortasında bir şansını dene ekonomi zaten beter. bir düzeltme iste.
0
delidir yakalayin
(30.11.21)
(3)

kitap tavsiyesi

tuborg yesili
ing kitap tavsiyeniz var mi?intermediate ile upper arasi saplanip kalmis biri icin.tesekkurler
ing kitap tavsiyeniz var mi?

intermediate ile upper arasi saplanip kalmis biri icin.

tesekkurler
0
tuborg yesili
(29.11.21)
alanınla ilgili dergi okumanı tavsiye ederim.

finans ise, the economist, wsj gibi.

illa kitap diyorsan

www.goodreads.com
0
gabe h coud
(29.11.21)
Benzer durumdayım. Sıkılmadan rahat okuduğum kitaplardan önereyim:

Politika ile ilgili iseniz Noam Chomsky kitaplarında dil akıcı. How the world works olabilir.

Jose Saramago-Blindness (uyarı:uzun cümleler)
Gündüz Vassaf-Prisoners of Ourselves
0
zihua
(29.11.21)
O seviyede okuyacagin kitap biyografi kitabi olsun diger kitaplarda surekli olarak sozluge bakip pes edebilirsin.
0
Slynmaster
(05.12.21)
(6)

en uzun uçuşunuz + jetlag konusu

roket adam
eskiden sık uçan biriydim ama max 9-9.5 saat gitmişliğim var. şimdi 18-19 saatlik bir meksika uçuşu planlıyorum. arada acayip da saat farkı var. meksika'da minimum vakit ve enerji kaybı için nasıl bir planlama yapardınız? uçuş öncesi birkaç gün oranın saat dilimine göre yaşasak işimizi görür mü sizc
eskiden sık uçan biriydim ama max 9-9.5 saat gitmişliğim var. şimdi 18-19 saatlik bir meksika uçuşu planlıyorum. arada acayip da saat farkı var. meksika'da minimum vakit ve enerji kaybı için nasıl bir planlama yapardınız? uçuş öncesi birkaç gün oranın saat dilimine göre yaşasak işimizi görür mü sizce?
0
roket adam
(28.11.21)
direkt uçuşu 14-15 saat. buranın saatiyle akşam 18.00 gibi çıkışla meksika saatiyle gece 23.00-24.00'te orada oluyorsun. sabaha kadar uyumaya zorlarsın kendini, bir şeyin kalmaz diye düşündüm.
0
gabe h coud
(28.11.21)
imkan varsa oranın zaman dilimine üç gün önceden kendinizi alıştırın.

En uzak Los Angeles’a gittim. Bir şey olmadı zaten indim öğleden sonraydı, yol boyu uyumuştum gittim normal günüme devam ettim.
0
zoghurt
(28.11.21)
daha geride ki bir zamana gittigin icin sorun olmayacaktır. tersi yönde insani sarsiyor o ayri. :)
0
helenart
(28.11.21)
en uzun uçuşum 14 saat ve doğudan batıya. (dönüşü de tabii)

giderken çok sorun olmuyor. iniş saatinizde, vardığınız noktada eğer gündüz ise uyumayın. güneşin batmasını bekleyin. hatta olabildiğince geç yatın.

uçuş sırasında, oraya saat kaçta varacağınıza göre bir parça dinlenin/uyuyun. eğer oraya ikindi saatlerinde varacaksanız, az. sabah saatlerinde varacaksanız çok uyuyun, dinlenmiş olun ki orada uykunuz gelmesin ve gün içinde uyuyakalmayın.

oraya gün batımından sonra varacaksanız, buna göre planlayın. uçuş sırasında mümkün olduğunca uyanık kalın ki inince uyuyabilin.

özetle bu ve benzeri şekilde planlayabilirsiniz gidişi.

tek yön bilet değilse, ve dönecekseniz onu henüz çözemedim^^
0
kaptankedi
(28.11.21)
1 gün işe yaramıyor. batıya gittiğin için daha zor alışmak. akşam 6-7 gibi uykun geliyor ve uykusuzluktan bayılıyorsun artık. en azından 4-5 gün geçince kendine geliyorsun. doğuya gidine ya da meksika'dan dönünce alışmak daha kolay. sabah 5'e kadar uyuyamıyorsun. o gün hiç uyumayıp ertesi akşam normal saatte uyuyunca kendine geliyorusn.
0
himmet dayi
(28.11.21)
Maalesef yilda en az 7-8 kez 10+ saat, genelde se ist-lax arasi 13-14 saat uyuyorum. Eskiden cilginlar gibi icki icerdim, biraktim. Genelde ucustan once bitirebildigim kadar is bitirdigim icin birkac gece uyumamis oluyorum. Ucakta uyku saatimi varis ulkesi saatine gore ayarliyorum. Bol bol su, mineralli su iciyorum. Ucaga biner binmez su coraplardan giyerim: www.healthline.com
Birkac saatte bir cildimi ve dudaklarimi nemlendiririm. Bunun icin sprey ya da maske tarzi elimi yuzume cok degdirmemi gerektirmeyen urunler kullaniyorum. Bir de ucustan iki saat once baslayip ucus boyunca iki saatte bir ve ucus sonrasi aldigim homeopatik haplar var: www.amazon.com
Ben bu sekilde inisten hemen önce üstümü degistirip, makyaj yapip yemege gidebiliyorum. Sabahinda da hicbir sey olmamis gibi konferansa, toplantiya gidip sunum yapiyorum. Jetlagmis, sis ayaklar ve bacaklarmis vs olayi benim icin uzun sure once bitti.
0
feliss
(29.11.21)
(2)

hisse satarken gelir vergisi odenir mi?

la mort heureuse
selamlar, sirketim tarafindan senede bir kez aldigim hisse var yurtdisindan. bu hisseleri satmak istedigimde tl olarak hesabima yattiginda gelir vergisi odemekle yukumluyum sanirim, bu konuda net bir bilgisi olan var mi acaba?
selamlar, sirketim tarafindan senede bir kez aldigim hisse var yurtdisindan. bu hisseleri satmak istedigimde tl olarak hesabima yattiginda gelir vergisi odemekle yukumluyum sanirim, bu konuda net bir bilgisi olan var mi acaba?
0
la mort heureuse
(27.11.21)
ÜFE %10’un altında olduğu dönemlerde alım satım değeri farkı, ÜFE %10 üstünde olduğu durumda satış bedeli eksi endekslenmiş alım bedeli sonucunu beyan ediyorsun. İstisna yok, tüm kazanç yıllık gelir vergisi beyanına dahil edilir.

450 TL danışmanlık bedeli ateşle kardeşim :)
0
gabe h coud
(27.11.21)
Evet.

Detay için: getmidas.zendesk.com
0
zoghurt
(27.11.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.